Aşılar ve çocuklarımızın korunması
Aşılar ve çocuklarımızın korunması
Aşılar ve çocuklarımızın korunması
9. aydan sonra çocuklarımızı bekleyen aşıları, menenjit ve grip aşısının kimlere önerildiğini, ergenlik çağı ve okul dönemi aşılarını kendi uygulamamdan anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
9. aydan sonra hangi aşılar geliyor
Ülkemiz göç alan bir ülke olduğu için kızamık riskini hep gündemde tutuyorum; bu yüzden 9. ayda kızamık aşısını tek başına yapıyorum. 1 yaşında ise kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısını üçlü karma olarak tekrarlıyorum. Aynı dönemde su çiçeği aşısını da uyguluyorum, çünkü bu hastalık ciddi beyin iltihabına yol açabiliyor ve bunu önlemek istiyorum.
Menenjit aşısı ve hac mevsimi
Halk arasında menenjit diye bilinen meningokok aşısını 9. aydan sonra öneriyorum. Bu hastalığın özelliği çok gürültülü seyretmesi ve bütün vücudu hızla etkilemesi; en çok da hac mevsiminde görülüyor. Kişi kendisi hastalanmadan mikrobu boğazında taşıyıp çevresine bulaştırabiliyor, tıpkı hepatit B taşıyıcılığında olduğu gibi. Şu anda Türkiye'de biri çift doz, biri tek doz uygulanan iki tip aşı var; hangisinin seçileceğine aileyle birlikte karar veriyoruz. Bunun dışında sağlık çalışanlarına, okul ve kreş çalışanlarına, yaşlı bakım evinde çalışanlara ve 12-14 yaş ergenlik çağındaki çocuklara da bu aşıyı öneriyorum, çünkü mikrop özellikle havuzlardan bulaşabiliyor.
Grip aşısı kimler için gerekli
Grip aşısı tartışmalı bulunan bir aşı ama ben yapılmasını önerenlerdenim. Dünya Sağlık Örgütü 6 aydan sonra bütün çocuklara uygulanabileceğini söylüyor; özellikle kreşe giden ve okula yeni başlayan çocuklarıma öneriyorum. Sağlık Bakanlığımız 65 yaşın üzerindeki kişilere bu aşıyı ücretsiz uyguluyor, diğer kişiler için ise isteğe bağlı. Kalp hastalarında, astımı ve diğer akciğer problemleri olan çocuklarda, diyabetiklerde, bağışıklık sistemini zedeleyen ilaç kullananlarda ve kemoterapi alan hastalarda ise isteğe bağlı değil, mutlaka yapılmasını istediğim bir aşı çünkü bu grup en büyük risk altında.
Ergenlik çağı ve okul dönemi aşıları
Ergenlik çağındaki hem kız hem erkek çocuklarıma rahim ağzı kanseri aşısını öneriyorum. Sağlık Bakanlığımız bu aşıyı ulusal programa dahil etme çalışmalarını sürdürüyor, ben de ailelere isteğe bağlı olarak yaptırmalarını tavsiye ediyorum. Okullar açıldığında aile sağlığı merkezleri aracılığıyla 6 yaş civarında kızamık-kızamıkçık-kabakulak, difteri-boğmaca-tetanos-çocuk felci ve su çiçeği aşılarının tekrarı yapılıyor. Rotavirüs aşısı ise şu an isteğe bağlı; 2-4-6. aylarda ya da 2-4. aylarda uygulanabiliyor, ama daha önce hiç yapılmamışsa 14 hafta 5 günü geçtikten sonra başlanmasını önermiyorum.
Aşıları hep insan sağlığına yapılan en büyük hizmet olarak görüyorum. Kendimizin, çocuklarımızın ve büyüklerimizin aşılarını zamanında yaptırmamızın, özellikle hac mevsiminde menenjit aşısını, kış aylarında da grip aşısını akılda tutmamızın önemli olduğunu düşünüyorum.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, siz de en kıymetli varlıklarımız çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller, dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız,
gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim. Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak edilenleri biz soruyoruz. Doşent Doktor Fatma Nur Çakmak cevaplıyor. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor.
Ben Emin Ertürk Karaslan, Teknik Basada Gülçin Çağlar, hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız, Doşent Doktor Fatma Nur Çakmak stüdyomuzda.
Hoş geldiniz sevgili hocam. Merhaba Emine Hanım, nasılsınız? Teşekkür ederiz, sizleri gördük, daha iyi olduk. Çok teşekkürler aynı şekilde. Geçen hafta sizinle sağlıklı bebekler için çocuklarımızın aşılanması ve
sağlığının korunması konusunda anne babaların görevlerinden bahsettik. Ve çocuklarımızı, sağlığını korumak için yapılması gereken aşılardan, hangi aylarda ne tür aşılar yapmamız gerektiğinden bahsediyorduk. Ama program süremiz yetişmedi. Onun için bu hafta tekrar aynı konudan devam edelim istiyorum.
Sevgili hocam, geçen hafta en son hatırladığım kadarıyla 9. ayda yapılan bir aşıdan bahsettiniz. Üçlü karma aşıdan. 9. ay tek kızamık aşısı olarak yapılıyor. 1 yaşında kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısı olarak tekrar uygulanıyor.
Şimdi daha önceden de söylediğimiz gibi ülkemizin çok göç alıyor olması nedeniyle kızamık hastalığı açısından biraz daha ihtimalin yüksek olduğu bir ülkedeyiz. Onun için 9. ayda mutlaka kızamık aşısı tek başına yapasın. 1 yaşında da kızamık kızamıkçık kaba kulakla birlikte olarak uygulansın diye öneriliyor. Sağlık Bakanlığımız da böyle bir uygulama getirdi.
Beraberinde 1 yaşında çocuklarımıza su çiçeği aşısı da uygulanıyor. Su çiçeği aşısını uygulamamızın nedenlerinden biri gene bu hastalığın yan etkilerinden korktuğumuz için ciddi beyin iltihabı yapabiliyor. Onun için mutlaka bunun da olması isteniyor. Bu arada 9 aile 1 yaş arasında bir aşı daha uygulanabilir.
Özellikle önümüzdeki günlerde kurban bayramını yaşayacak olmamız ve haç mevsimi olması dolayısıyla bu aşının önemini biraz daha açmakta yarar var. Halk arasında menajit diye bilinen bir aşı ama daha önceki programımızda konuşmuştuk. 2. ay, 4. ay, 6. ay ve 1-18 aylık yani 1,5 yaşında çocuğumuza 5'li karma aşısının içinde menajit aşısı diye bir aşı daha uygulanıyor.
Yalnız bu ikisinin tipi farklı yani farklı mikroplara karşı. Bu 2, 4, 6 ve 18 aylık uygulanan aşı hemofilisi influenza tip B denilen. O da menajit yapıyor ama daha çok sorunlu yolu enfeksiyonu, kulak iltihabı gibi hastalıklar ve onların sonunda menajit hastalığı yapıyor. Bu meningokok denilen hastalığın özelliği çok gürültülü bir hastalıktır.
Bütün vücuda etkiler ve çok hızlı seyreder. Bu hastalık en çok ne zaman görülüyor? Haç mevsiminde görülüyor. Bu ayında bu haftanın önümüzdeki haftaların haç ve kurban bayramı zamanı olması nedeniyle önemi daha da artıyor.
- aydan sonra bu aşının yapılması öneriliyor. Böyle bizim gibi hem göçün yüksek olduğu hem de haçın çok yüksek oranlarda gidildiği hacca gidilen ülkelerde mutlaka yapılmasında yarar var. 9. aydan sonra yapılıyor ama 9. ayda kızamık aşısı yapıldığı için arzu eden aileler hani 9 ay, 10 ay o civarlarda yaptırabilirler.
Bu tabii ki takip eden doktor arkadaşlarımızın ailelerle birlikte vereceği bir karar ve onun uygulaması olacak. Hiç kuşkusuz ki çocuklarımızın sağlığı konusunda ve hastalarımızın sağlığı konusunda karar verecek kişiler sadece aileleridir. Çocuklarımız için anneleri babaları diğer aile fertleri için de ailenin diğer fertleri.
Eş olabilir çocuklar olabilir tekrar anneleri babaları olabilir gibi. Hacca gidecek yaşlılarımızın da olması gereken aşılar. Bunlar zaten hacca giden kişilere mutlaka uygulanıyor. Yani hacca hazırlık sırasında bu aşılar uygulanıyor. Ama bu kişiler aşılı oldukları için hastalığı geçirmiyorlar.
Fakat orada karşılaştırılan bir mikrop olup gelirken boğazlarına bunu getiriyorlar. Ve dolayısıyla etrafa dağıtıyorlar bu mikrobi. Kendisi hasta olmuyor. Tıpkı hepatit B'deki taşıyıcılık gibi kendisi sağlıklı görünüp etrafa hastalık bulaştıran kişiler haline geliyor biliyorlar. O nedenle de mutlaka bu meningokok hastalığına karşı çocuklarımızın 9. aydan sonra aşılanması öneriliyor.
Bunun da şu anda ülkemizde iki tipi var. Dünyada da öyle ama dünyada yeni bir uygulama var. Gene diğer aşılarla beraber 2-4-6. aylarda da uygulanan bir aşı henüz. Ülkemizde bu aşı uygulamaya geçmedi. Bizim uyguladığımız iki tip var.
Bir tanesi çift doz uygulanıyor. Bir diğeri tek doz uygulanıyor. Arkadaşlarımızla beraber ailelerin karar vereceği bir konu bu. Mutlaka yaptırmalarını öneriyoruz ama çocuklarımızı korumak açısından. Gene grip aşısı seçmeli gibi görünen bir aşı.
Aynı zamanda bu bir önceki konuya dönecek olursak meningokok aşısına gene çok toplu yerlerde çalışan mesela sağlık çalışanları. Çünkü bu mikropla çok sık karşılaşıyor. Ve çok bulaşıcı, çok gürültülü bir hastalık olması nedeniyle sağlık çalışanları risk altında. Onlara mutlaka aşılanması lazım. Gene okullarda çalışanlar.
Kalabalık ortamda çalışanlar. Evet, yaşlı bakım evlerinde veya kreşlerde çalışan kişilerinde olması lazım. Ayrıca ergenlik çağındaki yani 12, 13, 14 yaşlarındaki çocuklarımızla mutlaka bu aşıyla aşılanmaları öneriliyor. Çünkü özellikle havuzlardan geçen bir mikrop olması nedeniyle de mutlaka tavsiye edilenler arasında. Gene grip aşımız var.
Çok tartışmalı bir aşı o da. Grip aşısının içinde şu anda en uygun sezon. Çünkü zaman çok önemli grip aşısına değil mi Sevgili Hocam? Evet, yani mümkün olduğu kadar en kısa zamanda grip hastalığı başlamadan bu hastalığı karşı korunmakta yarar var. Sağlık Bakanlığımız 65 yaşın üzerindeki kişilere mutlaka bunu yapıyor.
Ücretsiz olarak. Fakat diğer kişiler seçmeli oluyor. Yani bir aile arzu ediyorsa çocuklarına grip aşısı yaptırabilir. Biz yapılmasını önerenlerdeniz. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü de 6 aydan sonra bütün çocuklarımızın aşılanabileceğini söylüyor.
Özellikle kreşlere giden, okula yeni başlayan çocuklarımızın grip aşısıyla aşılanmasını istiyoruz. Bunun dışında mutlaka grip aşısı olması gereken yani isteğe bağlı olmaksızın kimler var? Kalp hastaları. Evet. Çocuklarımız.
Hem erişkinler hem çocuklarımız açısından. Astımı olan çocuklarımız veya akciğer problemleri olan çocuklarımız, alerjik solunum yolları, hastalıkları geçiren çocuklarımızın mutlaka grip aşısıyla aşılanmasını istiyoruz. Bunlara mutlaka grip aşısı yapılacak. Gene diabetikler.
Mutlaka bunların aşı olması lazım. Çünkü bağışıklık sistemleri nedeniyle. Çok daha çabuk etkileniyorlar. Gene bağışıklık sistemini zedeleyen, ilaç kullanan veyahut da bağışıklık sistemini zedeleyen hastalığı olan, şeker hastalığı gibi.
Kemoterapi alan hastalarımız. Evet, evet. Onlar en büyük risk altında olan grup. Mutlaka bu kişilerin de aşılanması, grip aşısıyla aşılanması önerilenler arasında. Gene ergenlik çağındaki çocuklarımızın, hem kızlarımızın, hem oğullarımızın aşı olması gerekenlerden bir tanesi de
rahim ağız kanseri aşısı. Henüz Sağlık Bakanlığımız bunu aşı programına dahil etme çalışmalarını sürdürüyor. Ama bu aşı isteğe bağlı olarak ailelere önerdiklerimiz arasında. Bunu da mutlaka yaptırmalarını istiyoruz. Çünkü hep diyoruz ya, 2020 yılı Dünya Sağlık Örgütü'nün aşıyla korunabilen hastalıklardan çocuklarımızı korumak için sınır çizdiği bir yıl.
Yani istiyor ki 2020 yılında aşıyla korunabilen hiçbir hastalık çocuklarımızda görülmesin. Biz de bunun için, inşallah evet. Biz de bunun için çalışıyoruz ve uğraşıyoruz. Ve çok şükür ki dünyada çok iyi, çok çalışkan, çok akıllı insan var. Bilim ve teknolojiyi hep insanlığın yararına çeviriyorlar.
Ve bu güzel aşıları çocuklarımızın ve ailelerinin sağlığına sunuyorlar. Evet, ve bunları uygulayan, gönüllü olarak uygulayan da çok kıymetli insanlar var. Ama aşı konusu olsun, sağlığın korunması konusu olsun. Sadece sağlık çalışanlarının ve bu konuda uğraşan kişilerin değil, sizin gibi gönüllülerinde çok büyük emeği olan şey. Çünkü siz sağlık çalışanlarının sesi nefesi oluyorsunuz değerli basın yayın mensupları olarak.
Onun yanı sıra politikacılara tabii ki çok büyük iş düşüyor. Tabii ki. Bu konunun desteklenmesi için. Ve bu konuda eğitim verilmesi açısından, eğitim çalışanlarının, sevgili öğretmenlerimizin çok büyük katkıları oluyor. Kabullenilmesi, toplumun bilinçlendirilmesi açısından.
Çünkü bir toplumun sağlığının en iyi göstergesi, bulaşıcı hastalıkların az görülmesi. Ne kadar az bulaşıcı hastalık görülüyorsa, demek ki o toplum çok iyi gelişmiş. Öyle olduğu için de ne kadar bulaşıcı hastalığa karşı çocuklarımızı ve ailelerini koruyorsak, biz toplum olarak o kadar gelişmişiz anlamına geliyor. Gerçekten öyle baktığımız zaman, hasta çocuk ya da büyük olsun, yetişkin olsun, hasta olduğu zaman her türlü verimden düşüyor.
Tabii. Ve hayatı normal süreçlerde devam ettirmediği için çevresindeki insanların hayatını da etkiliyor. Çocuğumuzsa eğer, bizim hayatım kalitemizi düşürüyor. Çünkü sürekli onunla ilgilenmek durumunda kalıyoruz. Yaşlı ise yine aynı şekilde.
Eğer yetişkin ise, çevresindeki insanlar yine rahatsız ediyor. Hasta insan, karşı tarafı da yani mutsuzlaştırıyor, öyle değil. Bu açıdan baktığımızda, toplum sağlığı açısından gerçekten, yani hem bulaşıcı bir hastalık bile olmasa, biz çevremizde yaşayan insanları psikolojik olarak etkiliyoruz. Hem psikolojik olarak hem de? Ekonomik olarak toplumu etkiliyoruz.
Aile bütçesini etkiliyoruz. Doğru. Ülke bütçesini etkiliyoruz. Doğru. O açıdan, yani yapacağımız en güzel şey, sağlığımızı korumak.
Sağlığımızı korumak için de, çocuklarımız doğar doğmaz. Önce çocuklarımız doğmadan kendimizi aşılaymak. Çocuklarımız doğar doğmaz da, çocuklarımızı aşılatmak. Belli bir yerlere giderken, işte hac olsun, diğer dış ülkelere ziyarete giderken, iş için giderken, mutlaka belli hastalıklara karşı yine aşılama programlarını yapıp ondan sonra gitmemiz gerekiyor. Geldiğimiz zaman da mutlaka bir sağlık kontrolünden geçip topluma devam edelim ki sağlıklı toplumumuz devam etsin.
Şimdi yurt dışına gittik, yani gezmek için ya da iş için gittik diyelim. Hani biraz önce bahsetmiştiniz, onlar beraberinde getiriyorlar, mikrobu boğazlarında getiriyorlar. Kendiler geçirmiş oluyor aşılığı oldukları için ama insanlara bulaştırıyorlar, hepatit gibi dediniz. Biz de eğer gidersek ya da giden yakınlarımız varsa yurt dışına dönüşte mutlaka bir sağlık kontrolünden geçirin. Tip ondan sonra hayatlarına devam etmelerini sağlayalım ki önce kendimizin, sonra ailemizin, sonra toplumun sağlığını koruyalım.
Demin çok hoş bir şeye gündeme getiriniz Emine Hanım'cığım. Bir kişinin sağlığının bozulması bütün aileyi etkiliyor diye. Şimdi çalışan bir anne baba, çocuğu hasta oldu. Bütün çocuklar hasta olabilir. Ama ne oluyor?
Çocuk hasta olunca bir defa doktora gitmek gerekiyor. Doktora gitmek için ne yapması gerekiyor? İş yerinden izin alması gerekiyor. Tesindikle. İş yerinden izin alınca ne oluyor?
Bir defa kendi iş hayatını aksatıyor. Arkadaşlarının iş gücünü etkiliyor. Dediğiniz çok güzel bir şey söylediniz. Ülke ekonomisi etkileniyor. Hayatta her şey para değil ama sonuç olarak eğer bu ülke ve bu dünya bizimse her şeyi düşünmemiz gerekiyor.
Ve yaşamak için de bizim paraya ihtiyacımız varsa. Onun için önemli diye düşünüyorum. Üstelik de bu ülke ve bu dünya bize çocuklarımıza. Torunlarımızdan bize emanetse. Evet emanetse.
Ve biz onlara çok kalitesini artırarak onlara bu emaneti teslim etmek durumundaysak. Öncelikle kendi sağlığımıza ve onların sağlığını koruyacağız. Ve paralarını da koruyacağız. Yani işte ne denir? Lüzumsuz ise söndür.
Elektriği lüzumsuz kullanmayacağız. Çünkü elektrik depolanamayan bir enerji. Su? Ben sizin radyonuzdan bir sürü güzel şey öğreniyorum. Ülkemizin su tüketiminin çok fazla olduğunu. Ama su kaynaklarımızın giderek azaldığını öğreniyorum sizin radyo programlarınızdan.
Gene çok hoş bir ormanla ilgili kamu eğitim programınız var. Ara ara veriyorsunuz. Ormanlarımızın dünyada olması gerekenden çok daha az olduğunu. Eğer biz çocuklarımıza temiz su vermek istiyorsak suyu dikkatli kullanacağız. Temiz hava, temiz oksijen vermek istiyorsak ormanlarımızı koruyacağız.
Koruyacağız. Artı yenilerini yapacağız. Yapacağız. Çünkü ben sizin programlarınızdan öğrendim ki dünyada %30 olması yani en alt sınırı %30 iken bizde %28'lerdeymiş. Eğer bizde %28 değilse demek ki %30'un üzerine çıkarmak için de daha fazla ağaçlandırmamız gerekiyor ülkemizi ki çocuklarımız temiz hava alabilsin.
Temiz hava alamazsa, temiz su bulamazsa bu çocuklarımız neyle yaşayacak? Biz çocuklarımızın, torunlarımızın yüzüne nasıl bakacağız? Biz sizin kaynaklarınızı har vurup parmağın savurduk. Kusura bakmayın. Size hiçbir şey bırakmadık.
Diyemeyiz. Biz sizin için şu kadar ağaç diktik, şu kadar dikkatli su kullandık, elektriği, enerjiyi böyle dikkatli kullandık. Hatta bunların üzerine şunları şunları ekledik. Çünkü bize atalarımız çok büyük bir miras bıraktılar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bıraktılar.
Çok yakında 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutladık. Bu bizim için ne kadar onurlu bir kazanç. O zaman bizim de çocuklarımıza böyle onurlu bir yaşam, ahlaklı bir yaşam bırakmak için çok daha fazla çalışmamız gerekiyor. Ve çocuklarımız çok daha güzel günler görebilsinler. Mesela Türkiye Cumhuriyeti tarihinde aşılamalar çok güzel başlamış.
Hatta bir dönem aşı üretimi olmuş. Ama şu anda da aşı üretimi devam etmesinin yanı sıra aşı programlarının yaygınlaştırılmasında dünya standartlarında en iyi iki ülkeden bir tanesiyiz biz. İkinci ülkeyiz. Ama çok üzücü olarak hep konuşuyoruz ya okuma konusunda iyi değiliz. Şimdi önümüzdeki haftada okuma bayramı.
Dünya okuma bayramı kutlanıyor. Ve okullarımız da açılacak. Onun için çocuklarımıza aşılamalar gibi çocuklarımıza kitap zevkini de aşılamamız gerekiyor. Tıpkı aş kollarına, ağızlarına aşı yaptığımız gibi. O aşılara da dikkat etmemiz gerekiyor.
Ve gene okullar açıldığında Sağlık Bakanlığımız aile sağlığı merkezleri aracılığıyla okullarımıza aşı uygulamaları başlayacak. Bunlar arasında neler var? Kızamık kızamıkçık kabakulak ve ditleri boğmazca tetanos çocuk felci aşısının tekrarı var. 6 yaş gibi. Çocuklarımıza bu aşılar yapılıyor.
Şu anda Dünya Sağlık Örgütü'nün ve Dünya Sağlık Hizmeti'nde çalışan kişilerin önerdiği bir diğer aşı suç içi aşısının tekrarı. Hani ne demiştik 1 yaşında çocuklarımıza suç içi aşısı yapılıyor. Bu şeyde de tekrarlanıyor artık. 6 yaşında. 6 yaşında.
6 yaş gibi de tekrarlanıyor. O da gene akılda olması gerekenlerden. Gene çocuklarımızın olması gereken bir diğer aşı rotavirüs aşısı. O da Sağlık Bakanlığımızın aşı programını almaya çalıştığı aşılardan. Tıpkı meningokok ve rahim ağız kanseri aşısı gibi sanıyoruz ki önümüzdeki dönemde o da başlayacak.
Ama şu anda isteğe bağlı olarak yapılan bir aşı 2-4-6. aylarda veya 2-4. aylarda yapılıyor bu aşıda. 3,5 ayı geçirmişse de yapılması önerilmiyor bu aşının. Sakıncalı mı oluyor? 14,5 hafta gibi bir şey rakam belirlenmiş. Onun için eğer daha önceden aşılamışsa bir doz daha yapılabiliyor ama hiç aşı olmamışsa 14 hafta 5 günden sonra yapılması öneriliyor.
Evet sevgili hocam yavaş yavaş programımızın da sonuna yaklaşıyoruz. Aşılar konusunda anne babalara ve bizi dinleyenlere söylemek istedikleriniz varsa onları da alalım. Aşılar insan sağlığına yapılan en büyük hizmet. Mutlaka aşılamaları hem kendimizin hem çocuklarımızın hem de büyüklerimizin yaptırması konusunda duyarlı olmamız gerekiyor. Gene bu arada haç mevsimi olması nedeniyle meningokok yani menajd aşısının akılda tutulması ve önümüzdeki ayların kış ayları olması nedeniyle grip hastalığının,
çünkü kapalı ortamlarda bulunmanın, okulların açılmasının sonucunda çok fazla çocuğumuzun bir arada olması nedeniyle de grip hastalığına daha fazla yakalanabileceğimiz açısından grip aşısının da akılda olmasına yarar var. Çok teşekkür ederim. Biz de size çok teşekkür ederiz. Tabii sizler sayesinde biz de halkımızı, dinleyenlerimizi bilgilendirmeye çalışıyoruz. Sağlık çalışanları olarak emekli olmanıza rağmen hala bu hizmeti devam ettiriyorsunuz.
Ayrıca size çok teşekkür ederim. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği yöneticilerine de buradan sevgiye selamlarımı gönderiyorum. Bize sizi gönderdikleri için. Biz de size çok teşekkür ederiz. Hepinize çok sevgilerimizi, saygılarımızı sunuyoruz.
Teşekkür ediyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programımızın bugün de sonuna geldik. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız Doçent Doktor Fatma Durçakmak'la bugün aşılar ve çocuklarımızın sağlığının korunması konusunda yapılması gerekenlerden bahsettik. Sizleri aydınlatmaya çalıştık.
Önümüzdeki hafta Sağlıklı Bebekler İçin yine aşılardan ve okuma bayramı dolayısıyla da çocuklarımızın okuma konusunda aşılanması, kitap okuma alışkanlığının kazandırılması konusunda yapılması gerekenler, anne babaya, öğretmenlere düşen görevlerden bahsedeceğiz. Ben Emine Ertürk Karaaslan, Teknik Basada Gülçin Çağlar, uzmanımız Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak. Sağlıklı günler diliyoruz. Hoşçakalın.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.