Çocuklar yaz hastalıkları
Çocuklar yaz hastalıkları
Çocuklar yaz hastalıkları
Yaz kamplarının çocuğa neler kattığından ve farklı bedensel özellikleri olan çocukların topluma nasıl kazandırılacağından başlayıp, yaz ishallerinin neden ciddiye alınması gerektiğini, vücudumuzun büyük kısmının neden su olduğunu ve hangi belirtilerde hemen doktora gidilmesi gerektiğini anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Geçen hafta yarım kalan konuya devam ediyorum. Yaz tatili çocukların doğadan ve güneşten yararlandığı, kendini geliştirdiği güzel bir dönem; ama zaman zaman istenmeyen olaylarla da karşılaşabiliyoruz.
Yaz kampları çocuğu nasıl güçlendiriyor
Belediyelerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ve çeşitli kuruluşların düzenlediği kamplar bu açıdan değerli fırsatlar. Genellikle aileler çocuklarını ortaokul ve lise döneminden önce bu tür kamplara göndermeye çekiniyor, çünkü hem çocuklarına hem ortama güvenemiyorlar. Ama bir arkadaşımın iki çocuğunu on beş günlük bir kampa gönderdiğini, çocukların giderken tedirgin olsa da döndüklerinde çok mutlu ve çok şey öğrenmiş olarak geldiklerini hatırlıyorum. Bu tür kamplarda çocuklar hem büyüklerine karşı saygıyı hem küçüklerine karşı korumayı öğreniyor, toplum içinde paylaşma ve iletişim kurma becerisi kazanıyor.
Bir çocuk okula ya da kampa gönderiliyorsa, artık belli bir olgunluğa erişmiş demektir. Bu noktada aşırı korumacı davranmak -örneğin herkesin önünde "koşma yavrum" diye müdahale etmek- çocuğun onurunu kırıyor, ona ailesinin kendisine güvenmediği izlenimini veriyor. Ortopedik, işitme ya da görme sorunu olan çocuklarımız için de bu geçerli: bir gün erişkin olduklarında toplum içinde yerlerini almaları gerekiyorsa, bunu şimdiden öğrenmeleri lazım. Çocuklar bizim sandığımızdan çok daha güçlü; bir organını kullanamayan çocuk diğerini geliştirerek telafi edebiliyor. Görme engelli pek çok sanatçının, işitme kaybı yaşayan Beethoven'ın ortaya koyduğu eserler bunun en güzel örnekleri. Bizim görevimiz çocuğu olduğu gibi kabul edip topluma nasıl kazandıracağımızı düşünmek.
Yaz ishalleri neden bu kadar ciddiye alınmalı
Yaz aylarında dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri ishaller. İshal ciddi su ve tuz kaybına yol açabiliyor; genellikle beraberinde kusma ve ateş de geliyor. Bunlara "yaz ishali" ya da "seyahat ishali" deniyor, çünkü o bölgenin mikroplarına alışık olmayan kişilerde, örneğin tatilde büyükanne büyükbabayı ziyarete giden ya da kırsal alanda çalışmaya başlayan ailelerde görülüyor.
Toplumda yaygın bir yanlış inanç var: "kusan ya da ishal olan kişiye az su verelim ki kaybı artmasın." Bu tamamen yanlış. İshal ve kusma sırasında zaten ciddi miktarda su ve tuz kaybediyoruz; ateş de varsa bu kayıp daha da artıyor. Bu yüzden az ve sık aralıklarla, özellikle sulu gıdalarla beslenmek gerekiyor. Yoğurt ve ayran bu konuda çok değerli; kolay hazmediliyor, iyi bir protein kaynağı ve mide-barsak florasının yeniden düzelmesine yardımcı oluyor. Taze portakal suyu, şeftali, muz, pirinç lapası ve haşlanmış patates de önerilen gıdalar arasında. Ben kendi hayatımda kekik, nane ve limonu kaynamış suda beş dakika bekletip için, kaynatmadan, üzerine bir kaşık bal ekleyerek kullanıyorum; bu karışım mide bulantısını da hafifletiyor.
Vücudumuzun büyük kısmı su
İnsan vücudunun yarıdan fazlası sudan oluşuyor: erişkin kadında yüzde 55, erişkin erkekte yüzde 60 civarında. Yeni doğan bebeklerde bu oran yüzde 80'lere kadar çıkıyor, bir yaş civarındaki çocukta yüzde 65'e iniyor. Su vücudumuzun her yerinde -kanımızda, beynimizde, akciğerlerimizde, mide-barsak sistemimizde- görev yapıyor; beyindeki su, organları dış basınca karşı koruyor. İshal ve kusma sırasında bu su sürekli kayboluyor; biz "su verirsek ishali artar" diye düşünsek de, aslında vücuttaki su giderek çekiliyor ve böbrekler kendini korumak için savunmaya geçiyor. Bu, tedavi edilmezse böbrek yetmezliğine kadar gidebiliyor; sapasağlam bir çocuk ya da yaşlı bu yüzden diyalize muhtaç kalabilir.
Ne zaman doktora gidilmeli
Yaz aylarında dışarıda açıkta satılan yiyecekleri yememek, temizliğinden emin olmadığımız yerlerde yemek yememek, el yıkama alışkanlığını sürdürmek gıda zehirlenmesinden korunmanın temel yolları. Hasta olan kişiye on-on beş dakikada bir yemek kaşığıyla su, ayran, limonata gibi sulu gıdalar verilmeli. Ama şu durumlarda mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı: ateş varsa, kanlı ishal görülüyorsa, çocuk uyuklama haline giriyor ya da halsizleşiyorsa, göz yaşı ve tükürük azalıyorsa, ağzı kuruyorsa, idrar miktarı giderek azalıyor ya da hiç çiş yapamıyorsa, ağızdan sıvı alması giderek zorlaşıyorsa. Bu belirtiler çok ciddi bir su kaybına işaret ediyor ve tabloyu havale geçirmeye kadar götürebiliyor; bu yüzden asla göz ardı edilmemeli.
Bu ishallerin büyük kısmı viral kaynaklı, yani antibiyotik gerektirmiyor ve iyi bir bakımla evde atlatılabiliyor. Ama az önce saydığım belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna gitmek gerekiyor. Ailenin diğer fertlerini korumanın en önemli yolu da el yıkama alışkanlığı; bunu bir sonraki programda daha ayrıntılı konuşacağız.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.