İçeriğe geç
Fatma Nur ÇakmakDoç. Dr.Çocuk Sağlığı
Tüm yazılar
Bölüm 059 · Sağlıklı Bebekler İçin El Ele

Çocukların aşılanması-02

20 dk dinlemeDoç. Dr. Fatma Nur Çakmak
BÖLÜM 059

Çocukların aşılanması-02

0:0020:26

Çocukların aşılanması-02

Bu bölümde bebeğinizin iki, dört ve altıncı ayında yapılan karma aşıları, rotavirüs aşısının doğru zamanlamasını ve ishalde ağızdan sıvı desteğinin neden hayat kurtardığını anlatıyorum.

Bölümde neler konuşuldu

İki Aylıktan İtibaren Tekrarlanan Karma Aşı

Bebeğiniz iki aylık olduğunda, büyümenin izlenmesi için götürdüğünüz kontrolde karşınıza birkaç aşı birden çıkıyor. Bunlardan biri verem aşısı, bir diğeri difteri-boğmaca-tetanoz, çocuk felci ve menenjit-zatürre etkenlerine karşı koruyan karma aşı. Bu aşılar dört ve altıncı ayda tekrarlanıyor. Bu sayede özellikle solunum yolu hastalıklarına karşı da koruma sağlanmış oluyor; biz hekimler artık kulak iltihabı ve zatürre gibi tabloları eskisi kadar sık görmüyoruz.

Altıncı ayda ayrıca doğumda başlayan hepatit B aşısının üçüncü ve son dozu tamamlanıyor, çocuk felci aşısının ağızdan damla şeklindeki dozu da bu ayda uygulanıyor.

Rotavirüs Aşısı İçin Zamanlama Önemli

İkinci ayda önerdiğim bir aşı daha var: rotavirüs aşısı. Bu aşı yaz ishali dediğimiz, havadan ve sudan da bulaşabilen bir hastalığa karşı koruma sağlıyor. Şu an Sağlık Bakanlığımızın ücretsiz uyguladığı aşılar arasında değil ama ailelerin kendi imkânlarıyla yaptırmalarını öneriyorum.

Burada dikkat edilmesi gereken bir zamanlama var: bebeğe bu aşı daha önce hiç yapılmadıysa, 15. haftadan yani 2,5 aylıktan sonra ilk doz olarak uygulanmıyor. İlk doz en erken altıncı haftadan itibaren yapılabiliyor. Bu yüzden ailelere aşıyı zamanında gündeme getirmelerini öneriyorum.

İshalde Ağızdan Sıvı Desteği Hayat Kurtarıyor

İshal, özellikle bebeklerde ve yaşlılarda ciddi su ve tuz kaybına yol açabiliyor; bu kayıp tedavi edilmezse böbrek yetmezliğine kadar gidebiliyor. Bu yüzden ishali ya da kusması olan bir bebeği ya da çocuğu aç bırakmak yanlış bir refleks; kaybedilen suyun ağızdan geri konması gerekiyor.

Su, ayran gibi geleneksel içeceklerimiz ya da özel olarak hazırlanmış su-tuz-şeker karışımları bu amaçla ağızdan alınabiliyor. Ama kusma çok şiddetliyse ve bebek hiçbir şey içemez hale geldiyse serum takılması gerekebiliyor. Bu yüzden ishali ya da kusması olan herkesin, yaşı ne olursa olsun, en yakın sağlık kuruluşuna bir an önce başvurmasını öneriyorum.

İlk altı ayda bebeğinize uygulanan bu yoğun aşı programı, hayatının en kırılgan döneminde onu en ağır sonuçlara yol açabilecek hastalıklardan koruyor. Önümüzdeki hafta altıncı aydan sonra yapılması gereken aşılarla devam edeceğiz.

Bölümün tam dökümü

Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli anne ve babalar, siz de en kıymetli varlıklarımız, çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim. Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak edilenleri biz soruyoruz, doçent doktor Fatma Nurçakmak cevaplıyor.

Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor. Ben Emine Ertürk Karaslan, teknik basada görevli arkadaşımız Cemre Akbulut, hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız, doçent doktor Fatma Nurçakmak stüdyomuzda. Hoş geldiniz sevgili hocam.

Merhaba Emine Hanım, nasılsınız? Teşekkür ederiz, sizleri görünce daha iyi oluyoruz. Çok teşekkür ederim, benim için de aynı şey, geçerli. Ben bu arada dernekteki bütün arkadaşlarımın sevgi, selam ve saygılarını da getirdim. Hem size, ekibinize, hem de dinleyen, dinlemeyen kıymetli annelere, babalara ve büyüklere.

Teşekkür ederiz. Sevgili dinleyenlerimiz, zaten bizi takip edenler zaman zaman telefonla ulaşıyorlar, zaman zaman mesaj atıyorlar. Bazen de çok güzel, hoş anılarımız oluyor. Babalar da bizi dinlediklerini bahsediyorlar. Ah ne kadar güzel.

Büyük babalar bile dinliyorlarmış. Neler söylüyorlar? Çok güzel şeyler söylüyorlar. Diyorlar ki işte çok güzel bilgiler veriyorsunuz, o kadar güzel anlatıyorsunuz ki biz de kendimizi dinlemekten alıkoyamıyoruz, dinliyoruz diyorlar. Çok zevkli, işte hanım tek konuda başlıyorsunuz ama o kadar çok gidiyorsunuz ki yani böyle bütün hayattan örnekler veriyorsunuz.

O da çok hoş oluyor. Yani bir konudan bahsediyorsunuz. Ana konu oluyor. Onun yanında diğer konulardan da örnekleri vererek, hayatın içinden örnekleri vererek bize gerçekten yol gösteriyorsunuz diyorlar. Biz böyle şeyleri duyunca gerçekten çok mutlu oluyoruz.

Sevgili dinleyenlerimiz eğer bizi dinliyorlarsa bize ulaşsınlar. Hem dernek açısından hem de biz yayıncılık açısından hem bizi daha güzel şeyleri yapmaya teşvik ediyorlar. Hem de mutlu ediyorlar. Gerçekten yaptığımız bu işlerin birilerine dokunduğunu, birilerinin hayatlarına yön verdiğini, bilgiler verdiğimizi düşünmek bu programın ana amacının yerine gelmiş olmasını gösteriyor. Onun için lütfen bize dinleyenler bize ulaşsınlar diyorum.

Radyo mgm.gov.tr adresinden de ulaşabilirsiniz. Ayrıca telefonla da ulaşabilirsiniz bize. 0 312 alan koduyla 302 25 25'ten radyomuza ulaşıp programla ilgili her türlü görüşlerinizi, önerilerinizi de sunabilirsiniz. Ne kadar memnun oluruz. Çok teşekkür ederiz Emine Hanım.

Teşekkür ederiz. Bugün geçen hafta aşılardan bahsettik. Yeni doğmadan önce annenin aşılanması gerektiğine ve doğduktan sonra da bebeğin bazı hastalıklara karşı aşılanması gerektiğinden bahsettik. Karma aşılardan bahsettik ve bugün yine aşılara devam edeceğiz. 2 aylıktan itibaren bırakmıştık.

2 aylıktan sonra 2 aylık olan bebeklerin aşılanması ve daha sonrasında hangi tür aşılar yapılması gerekiyor. Yani gerçi anneleri takip ediyorlar. Tabii. Sağlık ocakları. Tabii.

Ana sağlık mı herkesi takip ediyor ama yine de bilinçli annelerin takip etmesi açısından, bilgilenmesi açısından biz onları bilgilendirdik. Siz programın açılışını çok hoş yaptınız. Beni çok duygulandırdı ve çok etkiledi size gelen bu telefonlar. Özellikle babalardan ve büyük babalardan geliyor olması çok daha güzel. Çünkü UNICEF'in ülkemizin de içinde olduğu bir projesi var.

Bu projenin temel amacı hiç kuşkusuz ki çocuklarımızın sağlıklı olarak topluma katılması ve dünyamızın güzelliklerinin dolu dolu yaşaması. Bunda neler var? Bir tanesi büyümenin izlenmesi. Biz hep konuşuyoruz. İşte bebeklerimizi aylık kontrollere götüreceğiz.

Kilo alıyor mu? Boyu uzuyor mu? Baş çevresi istenilen oranda büyüyor mu diye. Büyümenin izlenmesi. Bir diğeri ağızdan sıvı desteği.

Şimdi önümüzdeki aylar yaz ayları ve ishaller de giderek artacak. Bebeklerin sıvı ihtiyacı ve çocuklarımızın ve tabii ki bütün insanların sıvı ve tuz ihtiyacı artacak. İşte bu desteğin verilmesi amacıyla özellikle ishali dönemlerde ağızdan sıvı desteği projesi var gene. Bir diğeri anne sütü. Hep konuştuğumuz anne sütünün eşsiz bir gıda olduğu özellikle ilk altı ay yalnızca bebeklerimizin anne sütüyle beslenmesinin vurgulandığı bir dönem.

Gene Yunus Efe'nin desteklediği öbür proje ve sizinle de sık sık bu programda konuştuğumuz aşılama programları. Sağlık Bakanlığımız da bu konuda çok hoş bir karar aldı. Bütün çocukların 6 yaş altındaki bütün çocukların aşılanması gerekliliğini yasal hale dönüştürdü. Ve bu konuda ailelerde zorunluluğunu oldular. Bunu yapan birkaç ülke var.

Eğer çocuğa aşı yapılmazsa Emine Hanım'cığım aile derhal mahkemeye götürülüyor. Yani yasal sorumluluğunu yerine getirmediği için. Bu çok önemli bir uygulama ve bu nedenle aileler çok ciddi olarak bunu yakından takip ediyorlar. Sizin de bu programlarımızın temel amacı da işte ailelerin bu yapılan aşılar konusunda bilinçlendirilmesi. Yani sağlık eğitimine biz de diyoruz ki katkıda bulunalım ama aileler aşıya götürüyor ama hangi aşıyı yaptığı konusunda da bilinçlensinler.

Bebeklerini, çocuklarını ve kendilerini hangi hastalıklardan koruyorlar. İşte bu da kesinlikle bu da gene Sağlık Bakanlığımızın da içinde olduğu UNICEF'in kadın eğitimi projesinde. Siz şu anda bu programınızla, siz ve tüm ekibiniz bu programınızla aslında UNICEF'in bu projesine çok büyük bir destek veriyorsunuz. Onun için size özellikle çok teşekkür ediyoruz. Teşekkür ederim.

Siz destek verdiğiniz için özellikle. Bizim için çok büyük bir gurur. Çünkü ailelere ulaşabilmek en büyük hedefimiz ve siz bizim sesimiz nefesimiz oluyorsunuz. Çünkü hepimiz bir gün toprak olacağız. Bilgilerimiz bizimle beraber toprağa karışacağına damlaya damlaya göl olsun ve çorbada bir tuzumuz olsun.

Aileler birbirlerini anlatsınlar. Eğitimin en önemli kısmı Nasretin Hoca'nın fıkrası gibi. Bilenler bilmeyenleri anlatsın. Kesinlikle bu olduğu zaman eğitim oturmuş demek oluyor. Evet geçen tane dinleyenimiz aramıştı ve beni gerçekten hani duygulandırdı.

Şöyle dedi biz dedi gerçekten çocuklarımızı o kadar bilinçsiz yetiştirmişiz ki dedi. O kadar üç tane benim çocuğum var dedi Allah bağışlarsa dedi. Üç tane de torunum var. Şimdi ben dedi sizin programları dinledikçe biz tesadüfen çocuklarımızı sağlıklı büyütmüşüz diyorum dedi. Biraz da dedi yani Allah'ın yardımıyla herhalde dedi biz dedi büyütmüşüz.

Çok küçük yaşlarda dedi ikimiz de eşim ve ben. Çok küçük yaşlarda evlendik ve çok küçük yaşlarda dedi anne baba olduk. Ben 18 yaşındaydım eşim de 15 yaşındaydı dedi. Anne baba olduğumuzda çok bilinçsizce biz çocuklarımızı büyütmüşüz. Şimdi torunlarımız var dedi.

Ben sizin programları hem kendim dinliyorum hem de gelinlerime tavsiye ediyorum dedi. Dinleyin yani onlar gerçi çok bilinçliler ama bize göre dedi. Yine de hani unuttukları atladıkları bir şey olabilir belki bir faydası olur diye dedi. Ben de can kulağıyla dinliyorum dedi sizin programları. Öğrendiğim şeyleri gelinlerime aktarıyorum dedi.

İzliyorum dedi. Ne muhteşem bir hizmet. Büyük baba bunu söyleyen. Evet. Ben de çok mutlu oldum tabii ki.

Programın başında da vurguladığınız gibi. Şimdi de vurguladığınız bu büyük babaların ve babaların bizi dinliyor olması harikulade bir şey. Yani bu UNICEF'in projesinden daha ileride bir şey. Çünkü UNICEF diyor ki kadınlara eğitin. Halbuki temel amaç hem kadının hem erkeğin eğitilmesi.

Tabii ki kadın eğitimli olacak ama erkek de kocası olarak hayat arkadaşı olarak açıkçası ve çocuklarının babası olarak eşinin yanında durduğu zaman anneler kendilerini çok daha güvende ve güçlü hissediyorlar. Yaptıkları. Aa sütün ne kadar. Evet evet onu söylemiştim hocam aklıma gelmişti. Siz babaların da annelere güvenmesi gerektiğini ve kadının sütünü artırdığını söylediğinizde ben dudaklarım uçuklamıştı öyle nasıl olur diye.

Gerçekten de hani annelerin en büyük korkusu doğumdan sonra acaba sütüm yeterli olur mu? Acaba çocuğumu iyi besleyebilir miyim? Sağlıklı olabilir mi? Korkusundan. Tabii.

Yani eşinin ve büyüklerinin yanında olması ve onun sütünü çok daha fazla artırdığını ve çok daha sağlıklı olduğunu. Çünkü anne ne kadar sağlıklı olursa ve sağlıklı süt üretimi oluştuğunun. Yani öyle bir şey söylemiştiniz ki hatırlıyorum. Anne hiçbir şey yemese bile kendi vücudundaki bulunan depolardan kullanarak süt üretiliyor. Mutlaka.

Mutlaka üretiyor ama tabii ki kendinden veriyor. Biz öyle olsun istemiyoruz. Diyoruz ki kendin de sağlıklı ol bebeğin de sağlıklı olsun. O zaman sen de güzel beslen. Sen de güneşlen.

Bebeğine de daha çok D vitamini oluşturursun. Kendi hamileliğin sırasında kaybettiğin kemik dokununu da bu şekilde onarmış olursun. Kendin iyi beslendiğin zaman bebeğini daha çok doyurursun. Aynı zamanda doyurursun ama besleyici de olur sütün. O nedenle bunlar çok kıymetli bilgiler Emine amcim.

Ve bunların tekrar tekrar konuştuğumuz zaman ailelere ulaştığı zaman biz de dediğiniz gibi bundan haz duyuyoruz. Ve yaptığımız hizmetin yerine ulaştığının farkına varmak gerçekten de yani emeğinin karşılığını görmek anlamına geliyor. O da mutluluk verici. Tabii. Zaten bu program gönüllülük esası olduğu için yani yaptığımız hizmetin tek amacı var.

Ailelere kendi bilgi ve deneyimlerimizi aktarıyor olmak ve bunu da sizin aracılığınızla yaptığımız için çok mutluyuz. Ve onlara yol göstermek, bilgiler indirmek. Tabii. Demin ki büyük baba üzülmesin. Size o biz çocuğumuzu tesadüfen büyütmüşüz diyen.

Bizim milletimizin çok yüce bir yüreği var. Hep kitaplar der ki iyi çocuk sağlığı kitapları anneleri babaları çok iyi dinleyin. Çünkü onların kalbi doğruyu söyler. Onların sezileri bizim bilgi ve deneyimimizin ötesindedir. Gerçekten de biz ailelerden ve çocuklarımızdan çok şey öğreniyoruz.

Benim çocuğum şunları şunları şunları yapmıyor diyor. Bizim bilgilerimizle bazen örtüşüyor bazen örtüşmüyor. Örtüşmediği zaman araştırıyoruz. Acaba ne var da burada ailenin rahatsız olduğu bir şey var. Yani biz bebeği günde en fazla bir saat görüyorsak aileler günde 24 saat 60 dakika ve 60 saniye olacak şekilde.

Yani her an be an gözlüyorlar. Hiçbirimiz onlar kadar bebeklerine ve çocuklarına yakın olamayız. Onun için onların bilgi ve deneyimlerini bize aktarıyor olması daima eğitimimizi pekiştiren şeyler. Sizin programlarınıza katkı veriyor olmaları da bizi çok pekiştiriyor. Onun için hızlandırıyor.

Programlarımızın kalitesini artırmasını diliyoruz. Onun için lütfen üzülmesinler. Şimdi çocuk felci aşısı benim doğduğum yıl bulunmuş. Ve ben çocuk felci aşısı olduğumda ilkokuldaydım. Eğer çocuk felci hastalığını geçinmemişsen gerçekten de Allah bizi korumuş.

Ama hani diyor ya atalarımız atını sağlam kazığa bağla sonra Allah'a emanet et. Biz aşılarla çocuklarımızı sağlam zeminlerde büyütmeyi hedefliyoruz. Sağlam temellerle oturtuyoruz onların küçücük bedenlerini. Ondan sonra hayata hazırlıyoruz ki bir sonraki hayatlarında büyüdükleri zaman kendilerini daha güçlü bir ortamda bulsunlar. Şimdi çocuk felci olmuş birinin hayat mücadelesiyle çocuk felci aşısı olmuş ama hiçbir sağlık sorunu olmayan birinin hayattaki mücadelesi asla aynı değil.

Aynı kefelere konulamaz. Size daha önceki de konuştuğumuz gibi bir arkadaşım yazık yerlerde sürünürken ben yürümeye utanırdım. Çocuk felci hastalığının izlerini taşıdığı için o arkadaşım. O çocuğumuzun hayatta başarısı ancak hayatta kalma konusunda destek çıkılabilir. Veya oturduğu yerden bir şeyler üretmesi konusunda destek olunabilir.

Halbuki bir damla aşıyla bu hastalığın kökü kazındı. Ve şu anda çocuk felci hastalığı geçiren dünyada birkaç ülke var maalesef. Diliyoruz ki o ülkelerde de kökü kazınacak. Çünkü bu konuda uluslararası çalışmalar sürüyor. Ve ülkemizde de çok kaliteli çalışmalar sürüyor.

Onun için lütfen sevgili anneler, babalar, büyükanneler, büyükbabalar. Hem kendiniz hem çocuklarınız aşı olmaktan korkmayın. Aşılar insanları seven, insanlara sayan, insanlara değer veren, akıllı, çalışkan ve iyi yürekli, çok çalışkan insanların ürettiği çok büyük insanlık hizmeti. Onlar gerçekten isimleri bilinsin bilinmesin tarihin altın harflerle yazılmış isimleri. Bu kişiler düşünün savaş yıllarında, 1. Dünya Savaşı'nda, 2. Dünya Savaşı'nda dünya ülkeleri verem hastalığından kırılıyordu.

Ama şu anda verem hastalığı çok nadiren görülüyor. Tamam görülüyor. Giderek eskiye göre daha artan sıklıkta görülüyor. Çünkü ne yazık ki bazı ülkelerde verem aşısı kaldırıldı. Halbuki bizim ülkemizde verem aşısı 2. ayda yapılıyor.

Lütfen yapılmaya devam edilsin. Gene difteri hastalığı, yani kuşbalazı hastalığı, Ömer Seyfettin'in hikayesinden biliriz hepimiz. Kardeşinin kuşbalazından kaybettiğini anlatır. Ve kuşbalazı hastalığı görülmeyeli, yani difteri hastalığı görülmeyeli ülkemizde yıllar oldu. Dediğim gibi genç meslektaşlarımız şu anda kuşbalazı diye bir hastalığı ancak kitaplarda okuyarak öğreniyorlar.

Onun dışında tetanoz, yeni doğan tetanozu kökü kazandı. Neden? Çok güzel aşı programları sayesinde. Bunun içinde neler yapılıyor? İşte 2. ayda çocuğumuza difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci, menenjit ve zatürre aşısı yapılıyor.

  1. ayda bu aşılar tekrarlanıyor. 6. ayda tekrarlanıyor. 2. ayda demin de bahsettiğimiz gibi rotavirüs diye bir aşımız var. İshale karşı koruyan. Bu Sağlık Bakanlığımızın şu anda programında yok.

Çok yakında programa alınacak. Ama aileler kendi istekleriyle mutlaka yaptırmalara önerilen bir aşı bu da. Özellikle ayaklı dediğimiz işte 1 yaşından, 1,5 yaşından sonra birlikte sokağa çıkıp gezip dolaştığımız çocuklar için aşılanması konusunda mı söylüyorsunuz hocam? Çünkü bahar geliyor, yaz geliyor. Yaz gelmesiyle birlikte çok fazla işte dondurma tarzında dışarıdan...

Rotavirüs aşısı mı? Hı hı rotavirüs aşısı. Rotavirüs aşısı. Ne zaman yapılabiliyor? Dondurmalar yani rotavirüs aşısı bebeğe eğer daha önceden hiç yapılmadıysa...

Yapılmadıysa işte onu bahsediyoruz. 2,5 aydan sonra yapılmayacak bir aş. Yani 2,5 aydan 15 haftalıktan sonra yapılmayan bir aş. Rotavirüs aşısı eğer bebeğe yapıldıysa 6. haftadan sonra yapılabiliyor ilk olarak. Eğer daha önceden yapılmadıysa 15. haftadan sonra yapılmıyor.

Yapılmıyor. Bu yaz ishali denilen ama kış aylarına da görülebilen bulaşıcı bir hastalık. Havadan sudan geçebilen bir hastalık. Çünkü çocukları da en büyük tehlikeyi oluşturan ishal. Kesinlikle.

Kesinlikle. Onun için... Çocuk kayıplarından. Evet, evet. Çok önemli.

Çünkü bebeklerin, susu ve yaşlıların... Gene yaşlıların da burada mutlaka hatırlatmakta yarar var bizi dinliyorlarsa. Mutlaka yaz aylarında su tüketimlerini artırsınlar. Mutlaka daha fazla su ve sulu gıda alsınlar. Eğer dilerim olmaz ama ishal gibi, kusma gibi bir hastalığa yakalanırlarsa da...

Kesinlikle en yakın sağlık kuruluşuna hem bebeklerimiz hem yaşlılarımız açısından bir an önce sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor. Çünkü onların su kayıpları yani bebeklerin ve çocukların ve yaşlıların su kayıpları ciddi böbrek yetmezliğine yol açabiliyor. Ciddi susuz bıraktığı için. Çünkü şöyle bir de yanlış inanç var. İshali kusması olan beslenmiyor.

Çünkü su kaybını artırmasından kaygı duyuluyor. Halbuki kaybettiği suyu mutlaka ağızdan geri koymak istiyoruz. Ki su ve tuz ihtiyacı ailenin, hastamızın, bebek de olabilir, çocuk da olabilir, yaşlı da olabilir veya erişkin de olabilir, sağlıklı bir erişkin de. Herkesin su ve tuz kaybı olduğu anda en doğal yol olan ağızdan su ve sulu gıda alması. Ne olursa bizim geleneksel içeceklerimizden ayran olsun.

En başta su tabii ki. Su özel hazırlanmış içinde su, tuz ve şeker karışımı olan. Serum. Evet. Ağızdan alınabiliyor gene bunlar.

Ağızdan alınan karışımlardan. Mutlaka içmeleri ve kussa bile içmeleri öneriliyor. Ama kusma çok şiddetli olup da artık hiçbir şey içemez hale gelince de mutlaka serum takılması gerekebiliyor. O nedenle kusması ve ishali olan herkesin bir an önce en yakın sağlık kuruluşuna başvurması ya da götürülmesi lazım. Hastaların götürülmesi lazım.

Sevgili hocam programımızın yavaş yavaş sonuna yaklaşıyoruz. Onun için aşılar konusunda daha devam edeceğiz herhalde. Evet. 2-4-6. aylarımızda karma aşılarımızı, zatürre aşımızı, menajit aşımızı ve çocuk felci aşısımızı tekrarladık. Daha önceki programlarımızda konuştuğumuz gibi ülkemizin çok fazla göç alan bir ülke olması. Gene bazı ülkelerde çocuk felci hastalığının görülüyor olması ve bir tek kişinin bile çocuk felci olmasıyla etrafa saçma ihtimalinin yüksek olması nedeniyle ülkemizde...

Ulaşıcı bir hastalık değil mi hocam? Çok ulaşıcı bir. Tedavisi olmayan ama çok güzel korunulabilen bir hastalık. Yani en güzel tarafı korunabilen bir hastalık. Bir tek doz o damla şeklindeki aşıyla veyahut da karma aşıların içindeki iğne şeklinde aşıyla çocuklarımıza veriliyor.

Eskiden sadece damla olarak yapılıyordu ülkemizde ama Türkiye'de çok güzel aşı programları sonucunda çocuk felci görülmemesi nedeniyle şu anda sadece 6. ayda ağızdan damla şeklinde veriliyor. O nedenle 6. ayda damla şeklinde çocuk felci aşısı yapılması hala öneriliyor. Sağlık Bakanlığımız tarafından bunu yaptırmalarını istiyoruz. 6. ayda daha önceden de bahsetmiştik. 1. ve 2. aylarda uygulanan yani doğumda ve 1 ay sonra uygulanan hepatit B aşısının son dozu 6. ayda yapılıyor.

O 3. dozu yani. O da akılda tutulması gerekenlerden. Yani çocuklarımız ilk 6 ay oldukça yoğun bir aşı programına girseler bile çok sakat bırakan, çok ciddi sakatlıklara yol açabilen veya hayatını ciddi olarak tehlikeye sokan hastalıklardan çok güzel oranda korunmuş oluyorlar. Teşekkür ederiz sevgili hocam. Bugün de bizi aydınlattınız dinleyenlerimizi.

Çocuklarımıza 2 ve 6 aya kadar olan yapılması gereken aşılardan bahsettik bugün. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ede Derneği Başkanı Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak bizimle birlikteydi. Bizi bu konularda aydınlattı. Kendisine çok teşekkür ederiz. Ben de size çok teşekkür ederim.

Önümüzdeki hafta yine aşılardan bahsedeceğiz. 6. aydan sonra yapılması gereken aşılardan söz edeceğiz. Tekrar buluşuncaya dek ben Emine Ertürk Karahasan, Teknik Pasada görevli arkadaşımız Cemre Akbulut ve doktorumuz Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak. Hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Hoşçakalın.

Sağlıklı bebekler için el ele. Altyazı M.K.

Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.

Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.