İçeriğe geç
Fatma Nur ÇakmakDoç. Dr.Çocuk Sağlığı
Tüm yazılar
Bölüm 060 · Sağlıklı Bebekler İçin El Ele

Çocukların aşılanması-03

22 dk dinlemeDoç. Dr. Fatma Nur Çakmak
BÖLÜM 060

Çocukların aşılanması-03

0:0021:32

Çocukların aşılanması-03

Bu bölümde dokuzuncu aydan iki yaşına kadar tamamlanan aşı takvimini, ergenlik döneminde yapılması gereken HPV ve meningokok aşılarını, erişkinlikte de aşı takibinin neden bitmediğini anlatıyorum.

Bölümde neler konuşuldu

Bir Yaşına Kadar Tamamlanan Aşı Takvimi

Dokuzuncu ayda bebeğinize kızamık aşısı yapılıyor. Bu, bir yaşında yapılacak kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısından ayrı, tek başına bir doz; ülkemizin çok fazla göç alması ve göçle gelen ailelerin aşı geçmişini bilemememiz nedeniyle ek bir güvenlik önlemi olarak uygulanıyor.

Bir yaşında kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı, yani üçlü karma, su çiçeği aşısı ve zatürre aşısı yapılıyor. Bu üçlü karma aşı ilkokul öncesinde, altı-yedi yaş civarında bir kez daha tekrarlanıyor; çünkü eskiden ömür boyu koruduğu düşünülen bu aşının, zamanla koruyuculuğunun azaldığı öğrenildi.

Bir buçuk yaşında difteri-boğmaca-tetanoz-çocuk felci-menenjit karma aşısı tekrarlanıyor, beraberinde hepatit A aşısının ilk dozu yapılıyor. İki yaşında hepatit A aşısının ikinci dozuyla Sağlık Bakanlığımızın ücretsiz uyguladığı aşı programı büyük ölçüde tamamlanmış oluyor.

Henüz Ulusal Programda Olmayan Ama Önerdiğim Bir Aşı

Meningokok dediğimiz bir mikroba karşı geliştirilen menenjit aşısı şu anda ulusal aşı programımızda yer almıyor ama yaptırılmasını önerdiğim bir aşı. Bu hastalık özellikle hac mevsiminde daha sık görülüyor; hacı adaylarımız hastalığı geçirmeseler bile mikrobu boğazlarında taşıyarak geri getirebiliyor ve aşısız çocuklara bulaştırabiliyorlar. Bu aşı dokuzuncu aydan sonra iki doz, aralarında yaklaşık üç ay olacak şekilde yaptırılabiliyor.

Ergenlik Döneminde Yapılması Gereken Aşılar

On-on iki yaş grubundaki kız ve erkek çocuklarınıza rahim ağzı kanserine karşı koruyan HPV aşısını öneriyorum. Bu, insan papilloma virüsüne karşı geliştirilen bir aşı; ilk dozdan bir ay ve altı ay sonra olmak üzere toplam üç doz halinde uygulanıyor. Erkeklerin de bu virüsü taşıyabilmesi nedeniyle bu aşı artık erkek çocuklara da uygulanıyor.

Aynı yaş grubunda, bebeklikte yapılan meningokok aşısının bir dozunun daha tekrarlanmasını öneriyorum; çünkü ergenlik döneminde vücudun bağışıklık sistemi hormonal değişikliklerle birlikte farklılaşıyor.

Erişkinlikte Aşı Takibi Bitmiyor

Her on yılda bir difteri-boğmaca-tetanoz-çocuk felci aşısının tekrarlanmasını herkese, yaşı ne olursa olsun öneriyorum. Altmış-altmış beş yaş üzerindeki kişilerde zatürreye yatkınlık arttığı için zatürre aşısını, Sağlık Bakanlığımız bu yaş grubuna ücretsiz uyguluyor. Böbrek, kalp, şeker hastalığı ya da kronik akciğer hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerin de hem hepatit A ve B aşılarını hem de zatürre aşısını yaptırmalarını öneriyorum, çünkü bu kişilerin koruma sistemleri daha zayıf.

1996'dan önce doğan yetişkinlerin hepatit B aşısı olup olmadığını bilmiyor olması normal; bu durumda en yakın sağlık kuruluşunda basit bir kan testiyle hepatit A ve B'yi geçirip geçirmediğinizi öğrenebilir, geçirmediyseniz aşı programınızı tamamlayabilirsiniz.

Bölümün tam dökümü

Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, siz de en kıymetli varlıklarımız, çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim. Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak edilenleri biz soruyoruz.

Doçent Doktor Fatma Nurçakmak cevaplıyor. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor. Ben Emine Ertürk Karaslan, teknik basada görevli arkadaşımız Cemre Akbulut, hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız, Doçent Doktor Fatma Nurçakmak stüdyomuzda.

Hoş geldiniz sevgili hocam. Merhaba Emine Hanım, nasılsınız? Teşekkür ederiz. Geçen haftaki ve önceki haftaki programlarımızda bebeklerimizin aşılarından bahsettik. En son geçen hafta 2 ve 6 aylık bebeklerde yapılması gereken aşılardan bahsettik.

Bu programımızda 6 aydan sonra yapılması gereken aşılardan bahsedeceğiz. Evet. Sevgili hocam, 6 aylık bebeklerden sonra yapılması gereken aşılar nelerdir? Anneler bebeklerini takip etmesi açısından, bilgili olması açısından, Gerçi Sağlık Bakanlığımızın çalışanları, özellikle aile sağlık merkezlerinin hekimleri, hemşireleri takip ediyorlar.

Doğru. Çok yakından takip ediyorlar. Çok yakından takip ediyorlar. Anneleri, bebekleri takibe almış durumdalar. Ama yine de biz annelerin ve babaların daha sağlıklı, daha bilinçli olması için,

çocuklar için kendileri takip etmesi açısından bilgi vermeye çalışıyoruz. Onun için 6. aydan sonra bebeklerimize hangi aşıları yaptırmamız gerekiyor? Ondan başlayarak bilgilendirmeye devam edelim. Buyurun. 9. ayda bebeklerimize kızamık aşısı yapılıyor.

Şu anda Sağlık Bakanlığımızın programı dahilinde. Ama bu aşının 1 yaşındayken kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısı olarak tekrar öneriliyor. Neden böyle bir uygulamaya geçildi? Yani eskiden sadece 1 yaşında kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısı yapılıyorken, ilave olarak 9 aylık yani kızamık aşısı yapılmasının temel nedeni,

ülkemizin çok fazla göç almış olması. ve göç eden ailelerin, çocuklarının ve kendilerinin kızamık hastalığına karşı aşılı olup olmadığı konusunda çeşitli bilgilerimizin olmayışı nedeniyle ve dünyanın en iyi aşı uygulanan ülkelerinde bile 4 yılda bir kızamık hastalığı görülme ihtimaline karşı 9 aylıktan itibaren bebeklerimize kızamık aşısı uygulanıyor. Neden bu 9 aylıktan itibaren uygulanıyor?

Ne kadar sürelerde uygulanıyor? 9 aylık tabii yapılıyor. Tek başına kızamık aşısı olarak yapılıyor. 1 yaşında da kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısı olarak yapılıyor. 3'lü karma.

Evet 3'lü karma olarak ve bu kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısı ilkokul öncesi veya ilkokulun ilk yılında yani 6-7 yaş grubunda bir kere daha uygulanıyor. Çünkü eskiden bu aşının ömür boyu koruyucu olduğu düşünülüyordu. Halbuki şimdi koruyucu olmadığı biliniyor. O nedenle de geçen programlarımızda da bahsetmiştik.

Bizim önerimiz mutlaka ailelerin yani genç anne baba adaylarının evlenmeden önce mümkünse kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısıyla kendi aşılarını tekrarlamaları. Çünkü muhtemelen bu anne baba adayları kızamık aşısı olmuş ancak tekrar yapılmamış. Yani ömür boyu korur diye bilinen dönemdeki aşılama grubuna dahil olan çocuklarımız. Halbuki biliyoruz ki bu aşı ömür boyu korumuyor öğrendik yıllar içinde. Çünkü bu sefer erişkin yaşlarda gençler kızamık hastalığını geçirmeye başladı veya kabakulağı geçirmeye başladı.

Bunun da erişkin yaşta geçirilmesi istenmediği için ve aşısı olan bir hastalığı bir çocuğun geçirmesi ve bir insanın geçirmesi arzu edilmediği için mutlaka bu aşının tekrarını istiyoruz. Hatta kabakulak hastalığının ilerleyen yaşlarda geçirilmesi özellikle erkek çocukları için çok tehlikeli. Kızlar için de çok tehlikeli, erkekler için de çok tehlikeli. Erkeklerin çok daha fazla tehlikeli olabileceğinden bahsediyorlar.

Ben bir programda dinlemiştim oradan hatırlıyorum. Yani her iki grup için de tehlikeli. Bunları daha ileriki programlarda da konuşacağız. Çünkü aşı yapıyoruz ama niye yapıyoruz? Yani madem ki bu hastalığa tekrar geçirme ihtimali var.

Tekrar tekrar geçirecek. Madem ki çocuk yaşta daha hafif geçiyor da erişkinler daha ağır geçiriyor. O zaman niye çocukken bu hastalığı geçirmesinde aşı olsun gibi ailelerin kaygıları oluyor haklı olarak. Ama bu hastalıklardan önümüzdeki programlarda bahsettiğimiz zaman ailelerde çok rahat karar verecekler ki hastalıkla geçirmek yerine aşısına olalım. Çünkü hep konuşuyoruz Dünya Sağlık Örgütü'nün temel hedefi var ve bunu ülkemizde bu hedefe kabul edenlerden.

2020 yılında aşıyla korunabilecek hastalıklar dünyadan kazınsın isteniyor. Kökü kazınsın. Bu hastalıklar görülmesin isteniyor. Ama bir taraftan da zaten başka hastalıklar içinde aşılar geliştirilmeye devam ediyor. Hem de nasıl?

Bilim çünkü ilerlemeye devam ediyor. Tabii. Umarız ki yani 2020 yılına kadar birçok hastalığın aşısı olanların kaybolması. Ama bir taraftan da aşısı olmayanların da aşılarının bulunmasını tavsiye ediyoruz. Bütün dileğimiz o tabii.

Yani dileğimiz, istediğimiz o. Tavsiyemiz değil de tabii ki duamız. Tabii. Örneğin verem aşısı var ama verem hastalığı da bir nedenle artıyor dünyada. Ama ilaçlara dirençli tipte verem hastalığı gelişiyor.

Öyle olduğu için bilim adamları acaba bu ilaçlara dirençli verem hastalığına karşı aşı geliştirebilir miyiz? İçin uğraşıyorlar sizin bahsettiğiniz gibi. Veya mesela şu anda aşısı olmayan bazı hastalıklar var. O hastalıklara karşı aşı geliştirmek için çok büyük çabalar veriliyor. Bizim çabamızda, dileğimizde bu hastalıkların en azından şu anda mevcut aşılarla çocuklarımızın hastalıklardan korunması.

Dedik ki 9 aylıkken kızamık aşısı yaptık. 1 yaşına geldiğinde de kızamık, kızamıkçık kabakulak aşısı. Beraberinde su çiçeği aşısı. Ve bir de zatürre aşısı yapılıyor. 1 yaşında yapılan aşılar bunlar.

1,5 yaşında çocuklarımızın difteri, boğmaca, tetanos, çocuk felci ve menenjit dediğimiz aşısının tekrarı var. Yani karma aşının tekrarı. Beraberinde hepatit A yani A tipi sarılık hastalığına karşı aşı yapılıyor. Gene 2 yaşında A tipi sarılık hastalığına karşı hepatit A aşısının ikinci dozu uygulanıyor. Dolayısıyla 2 yaşında hemen hemen aşı programlarını tamamlamış oluyoruz.

Sağlık Bakanlığımızın ücretsiz olarak uyguladığı aşı programlarını. Ama dedik ki hani bazı aşılar var da uygulamaya almayı planlıyor Sağlık Bakanlığımız. Bunlardan bir tanesi de menenjit aşısı dediğimiz meningokok denilen bir mikroba karşı geliştirmiş. Yani o 2, 4, 6 ve 18 aylıkken yaptığımız yani 1,5 yaşında yaptığımız karma aşı içindeki menenjit dediğimiz hastalığın mikrobundan farklı bir mikrop bu. Ona karşı da özel bir aşı var.

Şu anda onu uygulayan sayılı ülke var dünyada. Sağlık Bakanlığı yani Ulusal Sağlık Programı aşısı olarak. Bizim ülkemizde de Ulusal Sağlık Programı'na alınmak isteniyor. Çünkü bu hastalığın özelliği özellikle haç mevsiminde çok daha fazla görülüyor olması. Neden?

Çünkü hacca giden kişilere bu aşı bir şekilde uygulanıyor hacı adaylarına. Hacı adaylarımız bu hastalığı geçirmiyorlar ama bu mikrobu boğazlarında bir son muyola enfeksiyonu şeklinde taşıyarak geri getiriyorlar. Bütün hacı adayları yani bütün dünyada ve çocuklarımıza yani aşısız tehlike altındaki gruba bulaştırabiliyorlar. O nedenle bu aşının meningokok dediğimiz menenjit aşısının da yaptırılmasını öneriyoruz. Ve bu 9. aydan sonra şu anda ülkemizde bulunan aşı 9. aydan sonra yapılan bir aşı.

Bunu mutlaka yaptırma iki dozda yapılması tavsiye ediliyor. Bir tane ve ikisinin arasında 3 ay kadar süre kalması isteniyor. Yani en azından ilk dozunu 10. ay civarında 9 aylık yan kızamak aşısı oldu. 10. ay civarında bu menenjit aşısı olsun aile kendi imkanlarıyla bunu yapacak. Ama değer böyle bir aşı için o aşının yapılması önerilenler arasında.

Gene ülkemiz çok fazla göç alması nedeniyle bu hastalığa biraz daha yatkın olan çocuklarımız. Hacıya giden kişilerin de çok fazla olması sebebiyle. Bir de bu aşının uygulanması gereken bir yaş grubu daha var ergenlerimiz. Bu vesileyle ergenlerimizin aşı programlarına küçük bir bakış yapabiliriz. Şimdi çocuklarımız ilkokul çağına gelince gene Sağlık Bakanlığımız ücretsiz olarak kızamak çık kaba kulak aşısıyla karma aşı, diktir, boğmaca, tetanoz ve çocuk felci aşısını tekrarlıyor.

Çiçek aşısı yapıladı bizim çocukluğumuzda. Çiçek aşısı durduruldu. Daha önceki programlarımızda konuştuğumuz gibi dünya artık çiçek hastalığına rastlamadığı için çok sevindirici olarak. Çünkü çok güzel aşı programlarıyla çiçek hastalığının kökü kazındı. Ama su çiçeği hastalığı var.

Çiçek hastalığından ayrı bir şey bu. Su çiçeği hastalığının aşısı var. O da bir yaşında Sağlık Bakanlığımız tarafından ücretsiz olarak yapılıyor. Şu anda bazı ülkelerin sağlık grupları 6 yaşında bunu da tekrarlıyor. Biz de öneriyoruz tekrarlanmasını.

Ama Sağlık Bakanlığımızın ulusal aşı programına girme aşamasında 6 yaş grubunda. Şimdi dedik ki gençlerimizin de aşı programları var. Çünkü özellikle bu rahim ağzı kanseri diye bilinen aşı var. Bu ilk zamanlarda dünyada kız çocuklarımız da uygulanmaya başlandı. Ve...

12 yaş gibi. 12 yaş gibi. 10-12 yaş gibi uygulanıyor. Sonra erkeklerin bu hastalığı taşıyor olmaları nedeniyle erkek çocuklarımıza da başlandı. Biz gene bu aşıyı önerenlerdeniz.

Mutlaka rahim ağzı kanseri aşısı. Rahim ağzı kanseri hocam belli bir mikrop mu? Evet bir virüs. Hümun papilloma virüs diye geçiyor. HPV diye HPV virüsü diye.

Yani Hakkari Polatlı Van HPV virüsü diye bir virüsün sebep olduğu bir hastalık. Aşısı olduğuna göre önlenmesi gereken bir hastalık. Özellikle kız çocuklarımıza ve erkek çocuklarımıza ergenlik döneminde ergenlikleri başlamamış olsa bile 10-12 yaş grubundaki çocuklarımıza mutlaka yapılması gereken bir aşı. 3 doz yapılıyor.

İlk dozdan 1 ay sonra ve 6 ay sonra tıpkı hepatit B aşısı gibi uygulanması öneriliyor. Gene ergenlerimize yani genç kızlık ve delikanlık çağınlık çocuklarımıza menajt aşısı bahsettiğimiz bebeklerimize 9. aydan sonra yapılan meningokok mikrobuna karşı olan aşının da yapılması öneriliyor 10-12 yaş grubunda. Çünkü ergenler yani genç kızlık delikanlık çağına yani buluğu çağına girmiş çocuklarımız yazın çok ciddi hormonal değişiklikleri oluyor.

Hormon değişiklikleriyle beraber vücutlarının bağışıklık sistemi yani hastalıklara dirençleri değişebiliyor ve bazı hastalıklara biraz daha yatkınlıkları olabiliyor. Ve bu rahim ağzı kanseri HPV virüsüne karşı da cinsel yaşam başlama durumu olabileceği için mutlaka yapılması öneriliyor. Bu vesileyle çocuklarımızın 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nda kutluyorum. Bugün gene onlar için çok özel ve güzel bir gün.

Dolu dolu yaşasınlar ve nice 19 Mayıs'lara diyorum. Teşekkür ederiz. Çocuklarımızın aşıları üzerine sohbet ediyoruz sevgili dinleyenler. Sağlıklı bebekler için LL programını dinliyorsunuz. Meteorolojinin Ses Radyosu'nda uzman konuğumuz doçent doktor Fatma Nur Çakmak.

Çocuklarımızın aşılanması üzerine sohbet ediyoruz dedik. Ergenlik döneminde de çocuklarımızın rahim ağzı kanserine karşı aşılanmasından bahsettik. Başka ne tür aşılarımız var? 10 yılda bir mutlaka herkesin çocuk yaşlı ergen demeden herkesin 10 yılda bir bu dipteri boğmaca tetanos çocuk felce hastalığına karşı aşılanması öneriliyor. Gene yaşlılarımız var mesela zatürre aşısına karşı.

Sağlık Bakanlığımız onu ücretsiz olarak yapıyor. Pneumokok dediğimiz bir mikroba karşı. Çünkü belli bir yani 60 yaşına 65 yaşına gelmiş kişilerin zatürreye yatkınlığı daha fazla oluyor. Hele hele bizim yaş grubumuzun aşı imkanlarının ne kadar kısıtlı. Sadece karma aşı dediğimiz dipteri boğmaca tetanos ve çocuk felce aşısı vardı bizim çocukluğumuzda.

Bu kadar kısıtlı aşı programı uygulanan kişilerin bazı hastalıklara yatkınlığı çok daha fazla oluyor. Özellikle kalp hastalıkları, damar hastalıkları, şeker hastalıkları bu yaş grubunda daha fazla görüldüğü için ve akciğer problemleri daha fazla görüldüğü için ve gene böbrek hastalarında mesela diyalize giden hastalarda mutlaka bu kişilerin hepatit B aşısıyla, hepatit A aşısıyla karma aşılarla aşılanması öneriliyor. Çünkü bunların kendilerini koruma sistemleri çok daha zayıflamış oluyor.

Savunma sistemleri gene zatürre aşısını dediğimiz zatürre aşısına karşı aşılanmaları öneriliyor. Ki öbür hastalıklara karşı kendi bedenlerini koruyabilsinler. Ve sadece böbrek hastalığı, şeker hastalığı, kalp hastalığı, astım, bronşit gibi kronik obstrüktif akciğer yani koah denilen hastalık nedeniyle tedavilerini alsınlar. Ama ilave mikroplara karşı da kendilerini bu aşılarla korusunlar istiyoruz. Onun için bu aşıların mutlaka olmalarını öneriyoruz.

Belli bir yaştaki kişilerin ve bu tür hastalığı olan kişilerin. Şimdi biz eski nesil olarak diyeyim ben, orta yaş grubunu temsilen çocuklarımıza uygulanan aşıların birçoğunu biz olmadık. Onun için olmayan kişiler olarak da bu hangi yaş döneminde olursa olsun, olma şansları olursa, herhangi bir faydaları olur mu? Kesinlikle. Var olan bir aşıyı herkesin olması lazım.

Mesela hepatit B. Hep konuştuğumuz gibi 1996 yılında aşı programı. 1996 yılında ulusal aşı programını alındı. 1996'dan önce doğan çocuklarımız, şu andaki anne babalar veya anne baba adayları bu aşıyı olmuş olabilirler. Hani takip ettikleri, doktorları önermiştir ve uygulanmıştır.

Veyahut olmamışlardır. Mutlaka gidip küçük bir kan testi yapılıyor. Ben hepatit B, hepatit A yani A tipi veya B tipi sarılık geçirmiş miyim? diye aile sağlığı merkezi veya en yakın sağlık kuruluşuna veya güvendikleri bir sağlık kuruluşuna gidip soracaklar. Ve bu kan testini yaptıracaklar.

Hepatit A ve B'yi geçirmiş mi diye. Ve geçirmedilerse mutlaka bir an önce aşı programını alınacaklar. Çünkü özellikle hepatit A hastalığı çok gürültülü seyreden yani hayatı tehlikeye sokacak kadar ciddi. Yani çocukluk çağında bazı hastalıklar çok hafif geçiyor. Onlardan bir tanesi de gene bu hepatit A.

Ama denmesin ki hepatit A hafif geçiriyormuş. Ama ne olacak çocukluğunu da geçirsin de iyileşsin. Çünkü hangi hastalığın kimde nasıl seyredeceğini kimse bilemez. Çocukta da erişkinde de farklı seyredebilir. Çok gürültülü seyredebilir.

Temel amacımız ne? Aşısı olan bir hastalığı geçirmeyelim. Aşılanalım. O hastalığa karşı kendimizi koruyalım. Çünkü hastalıkla birlikte zaten önce sağlığımızı tehlikeye atıyoruz.

Onunla birlikte de vücudumuzda farklı kalıntılar da bırakmış olabilir hastalık. Ne kadar küçük olursa olsun. Yani hani çabuk geçirsin, kurtulsun şeklinde düşünülen aileler için söylüyorum. Yani bir hastalığın geçirmiş olması demek sağlıklı bir şekilde hayatına devam etmesi anlamına gelmiyor tabii ki. Mutlaka bir yan etkileri kalmış olabilir.

Mutlaka oluyor. Bir hastalık olduğu zaman önce hasta kişi zarar görüyor bundan. Ne oluyor? Dediğiniz gibi hasta oluyor bir defa. Hasta olduğu için eğer bu çocuksa oyun oynayamıyor.

Yemek yiyemiyor. Bir çocuğun oyun oynamaması bizim tanımımızda iş gücü kaybı. Çocuk iş gücünü kaybediyor. Çünkü canı yataktan çıkmak istemiyor. Oyun oynayacak bile gücü kalmamış oluyor.

Düşünün yani bebeği çocuğu bağlasanız. Bence çocuğu mutsuz ediyorsunuz sonra anne babayı mutsuz ediyorsunuz. Çevresindeki insanlar mutsuz oluyor. Mutsuz oluyor. Bir de düşünün ki çalışan anne baba.

Çocuk hasta oldu. Ne yapacak? Çocuğu doktora götürmesi lazım. Evinde bakacak. Önce doktora gitmesi lazım.

Bir sağlık kuruluşuna. Sağlık kuruluşuna gitmesi için iş yerinden izin alması lazım. İş gücü kaybı. İş gücü kaybı. Bu sadece kendi iş gücü kaybı olduğu gibi ülke için düşündüğünüzde ülke için de iş gücü kaybı.

Öbür taraftan bazı yerler var ki belli sürede işe gitmediği zaman maaşından kesiliyor. Veya mesai ücreti düşüyor. Dolayısıyla ailenin bütçesinden de bir kısıtlama oluyor. Ve çocuğun birincisi hasta oldu. Annenin babanın hüznü çok fazla.

İkincisi doktora gitti. Doktora ulaşım için harcadığı masraf var. Öbür taraftan işine gidemediği için kendi maaşından kaybı var. Üçüncüsü ülke için. Bu kişinin iş gücü kaybı olduğu için kaybı var.

Ve hasta çocuğumuza verilen sağlık hizmeti sırasında kayıp var. Bunları sadece para olarak konuşmuyoruz. Çünkü hiçbir insanın sağlığı parayla ölçülemez. Herkes en iyi sağlık hizmetine layıktır. Yaşı, cinsi, sosyal, kültürel, ekonomik durumu ne olursa olsun, dini, cinsi, ırkı ne olursa olsun, bütün insanlar sağlık hizmetlerine eşittir ve en iyiye layıktır.

Doğumdan ölüme yani beşikten mezara kadar bu böyledir. Ama ne oluyor? İnsana var olan bir hizmet verilmediği için yani aşısı uygulanmadığı için bütün hayat altüst oluyor. Ailenin hayatı, toplumun hayatı, çocuğumuzun hayatı veya erişkinse erişkinin hayatı. Aşıla korunamadığı için ve belki sakat kalıyor, belki hayatını kaybediyor bu aşıyla önlenebilecek hastalıktan.

Halbuki bir tek doz veya en fazla üç doz aşıyla ve çok daha ucuza mal olan bir şekilde hep diyoruz ya, sağlığı korumak. Ama hastalıkların tedavisinden hem daha kolay hem daha ucuz. Evet, evet. Hüzün yok bir defa. Bir tane aşı yapıyorsunuz, o aşıya bağlı birazcık ateş yükselebiliyor, birazcık ağrı olabiliyor. Biraz daha fazla sevgi ve şefkat gösteriyoruz çocuğumuza, yavrumuza.

Çabucak atlatıyoruz. Ama ertesi gün hiçbir şey kalmamış oluyor. Sapasağlam bir insan olarak topluma hazırlamış, dimdik ayakta duracak şekilde hazırlamış oluyoruz. Öbür türlü işitme, görme, problemlere, zeka problemlere, okul başarısındaki kayıplar, yürüme bozukluklara gibi çok ciddi ileriki programlarımızla konuşacağımız çok ciddi sakatlıklar ve kalıcı bozukluklarla çocuklarımızı ve ailelerini mağdur etmiş oluyoruz.

Sevgili hocam çok teşekkür ederiz bu konuda biz aydınlattınız. Programımızın bugün de sonuna geldik. Aşılar konusunda eklemek istedikleriniz varsa onları da alalım, programımızı kapatalım. Her insanın en iyi sağlık hizmetine layık olduğunu düşünerek ve bu inançla öncelikle çocuklarımızın kalplerine sevgiyi, saygıyı, dostluğu ekerek ve onları aşılayarak, başkalarına ve kendilerine saygıyı öğreterek, kendi aşılarını da annelerin, babaların ihmal etmemelerini rica ederek sözlerimi tamamlayayım.

Çünkü her annenin, babanın birden fazla çocuğu olabilir ama her çocuğun sadece ve sadece bir annesi ve bir babası var ve bu ömür boyu olacak. Onun için önce anneler, babalar sağlıklı olacak, sonra çocuklarını sağlıklı bir şekilde korumaya alacaklar. Teşekkür ederiz. Sevgili dinleyenlerimiz, Sağlıklı Bebekler İçin El Ede programımızın bugün de sonuna geldik. Bugünkü konumuz çocuklarımızın 6. aydan sonra aşılarının yapılması ve sağlıklı bir hayatın sürdürmesi için aşılarının öneminden bahsettik.

Sağlıklı Bebekler İçin El Ede Derneği Başkanı Doçent Doktor Fatma Nurçakmak bize bu konuda bilgilerini paylaştı ve deneyimlerinden bahsetti. Kendisine çok teşekkür ederiz. Ben size çok teşekkür ederim ve bütün ailelere sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Teşekkür ediyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ede programımızın bugün de sonuna geldik.

Ben Emin Ertürk Karaaslan, teknik basada görevli arkadaşlığımız Cemre Akbulut, uzman konuğumuz Doçent Doktor Fatma Nurçakmak. Sağlıklı günler diliyoruz. Hoşçakalın. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K.

Altyazı M.K. Altyazı M.K.

Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.

Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.