Yeni doğanın beslenmesi
Yeni doğanın beslenmesi
Yeni doğanın beslenmesi
Yeni doğan bebeğin beyni açlığa ve oksijensizliğe tahammül edemez; anne sütü bu yüzden vazgeçilmezdir. Bebeğin yeterince beslenip beslenmediğini nasıl takip edeceğinizi ve anne sütünü neyin desteklediğini anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Yeni doğan bir bebeğin beyninin tahammül edemeyeceği iki şey açlık ve oksijensizliktir. Bu yüzden bebeğin iyi beslenmesi hayati önemde ve en kıymetli gıda da annesinin sütü. Mamalar dünyanın her yerinde standart üretilir; prematüre için, yeni doğan için, biraz daha büyümüş bebekler için ayrı ayrı mamalar var. Ama en iyi mama bile anne sütünün yerini tutamaz, çünkü anne sütü bebek emdikçe kendi içinde değişir: emme süresi ilerledikçe yağ miktarı artar, protein miktarı azalır. Bu değişim sayesinde bebek beyin gelişimi için gerekli yağları daha fazla alır, daha uzun tok kalır ve daha huzurlu uyur. Her bebeğin sütü kendine özeldir; prematüre bir bebeğin annesinin sütü ile zamanında doğan bir bebeğin annesinin sütü farklıdır, hatta aynı annenin sütü dakikalar içinde bile değişebilir.
Annenin Beslenmesi Sütü Doğrudan Etkiliyor
Anne sadece su içse bile sütü olur, ama o zaman süt kendi bedeninden karşılanır ve bebeği doyurma gücü azalır. Bu yüzden annenin üç ana öğün, üç ara öğün alması ve her ana öğünde bir protein kaynağı bulundurması öneriyorum. En kolay ulaşılabilir kaynak yumurta; et, tavuk, balığa ulaşabiliyorsa onları da eklesin. Araştırmalar iyi beslenen annelerin sütünün daha besleyici ve doyurucu olduğunu, bu bebeklerin daha uzun süre huzurlu uyuduğunu gösteriyor. Doğum sonrası hemen kilo verme telaşına giren, diyete başlayan annelerin bebeklerinin ise sürekli aç kaldığını, huzursuz uyuduğunu ve çabuk uyandığını gözlemliyorum; bu dönemde annenin beslenmesi kilo kaygısından önce gelmeli.
Annenin ruh sağlığı da beden sağlığı kadar önemli, çünkü süt oluşumu beynimiz tarafından kontrol ediliyor ve annenin duygusal durumu sütü doğrudan etkiliyor. Bebeğini kendine yük olarak görmemesi, sütünün yetmeyeceği korkusuyla kendini baskı altına almaması gerekiyor. Bu noktada babaların, büyükannelerin ve yakın çevrenin desteği çok değerli; anneyi huzurlu ve mutlu tutmak, bebeğin sağlıklı beslenmesine doğrudan katkı sağlar.
Bebeğin Yeterince Beslendiğini Nasıl Anlarız
Sütünün yettiğinden emin olamayan anneler için en basit takip yolu bebeğin bezi: bezi sık sık ağırlaşıyor, çişini ve kakasını düzenli yapıyorsa endişeye gerek yok. Bebeğin uyuması da önemli bir gösterge ama özellikle ilk hafta dikkatli olunması gereken bir konu, çünkü bazen bebekler yeterince emmedikleri ya da anne-bebek uyumu henüz oturmadığı için aç kalıp kan şekerleri düşüyor. Kan şekeri düşen bebek halsizleşir ve uyuklamaya başlar; bu durum "ne sakin bebek, uyuyor" diye yanlış yorumlanabilir. Oysa iki saati geçen her uyku aralığında bebek kendiliğinden uyanıp emmiyorsa mutlaka uyandırıp emzirmeli, olmuyorsa sütü sağıp vermeli, bu da başarılı olmuyorsa en yakın sağlık kuruluşuna gitmeli. Çünkü açlık-uyku kısır döngüsü derinleşir: bebek acıkır, uyuklamaya başlar, uyukladıkça emmesi zayıflar, emmesi zayıfladıkça kan şekeri daha çok düşer ve daha derin uyur. Her açlık bebeğin beyninde bir miktar hücre kaybına yol açabildiği için bu döngüyü erken kesmek gerekiyor; bazı durumlarda damardan tedavi bile gerekebiliyor.
Hamilelik sırasında şeker ya da tansiyon problemi yaşamış annelerin bebekleri, erken doğan bebekler, sarılığı olan ya da herhangi bir hastalığı olan bebekler açlığa karşı daha az dayanıklı; bu bebeklerin daha sık beslenmesi gerekiyor. Bebeğin kilosu da doyup doymadığının önemli bir göstergesi. Doğumda ve hastaneden taburcu olurken topuk kanı alınır, beşinci günde tekrar çağrılıp hem topuk kanı hem kilo kontrolü yapılır. Doğum sonrası bir miktar kilo kaybı normaldir ama bunun sağlık çalışanı tarafından değerlendirilmesi gerekir; beşinci günde yeterli kilo alınamamışsa daha sık aralarla kontrole gidilmeli, çünkü beslenmenin desteklenmesi gerekebilir. Bir aylıkken de kilo kontrolü mutlaka yapılmalı.
Annelere Bir Öneri: Günlük Tutmak
Annelerin sık yaşadığı bir başka şey, kendi yediği gıdayla bebeğin huzursuzluğu arasında bağlantı kurmaya çalışırken kafasının karışması: "şunu yersem gaz olur, bunu yemezsem olmaz" gibi. Bunun yerine bir defter tutmalarını öneriyorum; bir tarafına kendi yediklerini, karşı sayfaya bebeğin ağladığı, uyuduğu, uyandığı saatleri yazsınlar. Zamanla kendi beslenmeleriyle bebeğin düzeni arasındaki ilişkiyi kendileri fark edebilirler. Çocuk sağlığı kitaplarının ilk cümlesi bile şudur: annelerin gözlemi bizim bilgi ve deneyimimizden önde gelir. Anneler kendi kalplerini dinlesinler, çocuklarını izlesinler; genelde en doğrusunu onlar bilir.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli anne ve babalar, siz de en kıymetli varlıklarımız çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller, dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim. Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak edilenleri biz soruyoruz.
Doçen Doktor Fatma Nur Çakmak cevaplıyor. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor. Ben Emine Ertürk Karaaslan, teknik basada görevli arkadaşımız Cemre Akbulut. Hepinize sağlıklı, güzel günler diliyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı,
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız, Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak stüdyomuzda. Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Nasılsınız Emine Hanım? Teşekkür ederim. Sizler nasılsınız? Çok teşekkür ederim. Heyecanlıyız. Yeni bir yıla hazırlık yapıyoruz.
Evet, bugün de yeni yılı kutlayacağımız bir gün. Tabii ki herkes için farklı şeyler ifade ediyor. Doğru. Yeni yıl bizim için de sağlık, mutluluk, huzur getirsin diyoruz. Hep bütün ailelere ve dünyamıza, ülkemize barış getirsin inşallah.
İnşallah. Ve yeni doğan bebeklerimize de yeni yılda çok güzel şeyler yaşatalım. Çocuk, bütün çocuklarımızla beraber. İnşallah. Bugün kadar konuştuklarımızda işte anne olmaktan, sağlıklı hamilelikten, güvenli annelikten, çocuklarımızın işte güvenli, güzel faaliyetlere yönlendirmekten bahsettik.
Yılın son gününde yeni doğanın sağlıklı ve güvenli bir şekilde beslenmesi üzerinde duracağız. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Bebeğin beslenmesi güvenli yeni doğanın kapsamı arasında ve bir çocuğun beyninin tahammül edemeyeceği şeylerden bir tanesi açlık dedik, bir tanesi de havasızlık, oksijensizlik dedik. Geçen programımızda söylemiştik. O nedenle bebeğin iyi koşullarda besleniyor olması çok kıymetli.
Hiç kuşkusuz ki en kıymetli gıda bir yeni doğanın için annesinin sütü. Neden annesinin sütü çok kıymetli? Çünkü bebeğe özel bir mama anne sütü. Mamalar standart. Dünyanın her yerinde işte prematüre için yapılmış mamalar var, yeni doğan için yapılmış mamalar var, biraz daha büyüyen bebekler için yapılmış mamalar var.
Ama annesinin sütü... Yani üzeri de olsa anne sütünün yerini hiçbir şey tutmaz diyorsunuz. Tutamaz. Neden tutamaz? Çünkü bebeğin annesini emmesi sırasında anne sütünün kapsamı değişiyor. Mesela bebek emmeye başladı.
Protein miktarı yani kabaca et dediğimiz şey, et başlangıçta protein miktarı yüksek ama yağ miktarı düşük bebek emmeye başladığında. Ama emme uzuyor. Bebek emmeye devam ettiği süre içinde yağ miktarı çoğalıyor ama protein miktarı azalıyor. Yani sütün... Çok büyük sütü.
Çok, çok büyük, muhteşem bir olay. Sütün kapsamı değişiyor. Sütün kapsamının değişmesiyle beraber ne oluyor? Bebeğimizin beyin gelişiminde gerekli olan yağları daha fazla almaya başlıyor. Hani yağlı yemek yediğimizde karnımız daha tok durur ya, öyle oluyor ve bebek daha uzun süre tok duruyor.
Daha uzun süre tok durunca ne oluyor? Daha uzun süre daha huzurlu uyuyabiliyor. O nedenle her bebeğin bir defa kendine özel bir sütü var. Mesela prematüre bebeğin anne sütünün kapsamı farklı. Ama zamanında yeni doğan bir bebeğin annesinin sütü farklı.
Ama kendi içinde bile, dakikalar içinde bile değişime uğrayabiliyor. O nedenle ilk tercihimiz hiç kuşkusuz ki annesinin sütü. Madem ki ilk tercihimiz annesinin sütü, o zaman anne sütünün desteklenmesi lazım. Nasıl destekleyeceğiz anne sütünü? Bir defa...
Anne'yi sağlıklı besleyerek destekleyin. Çok güzel ellerinize sağlık, en güzel o. Annelerin bebeklerini emzirmesiyle ve sadece sulu gıda almasıyla, yani sırf su içse anne, günde üç litre su içse sütü olur Eminemciğim. Ama...
Sağlıklı bir sütü olur mutlaka. Sütü olur, mutlaka sütü olur. Ama o zaman annenin vücudundan karşılıyor sanırım gerekli besinleri. Çok haklısınız. Hem anne kendi bedeninden karşılıyor, hem de bebeğin doyuruculuğu azalıyor.
Sırf suyla oluyor. Ama eğer anne üç ana, üçte ara öğün alırsa, yani sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeğini alır. Ve bu öğünlerinde, yani ana öğünlerinde de bir protein kaynağı bulundurursa çok iyi olur. Bunun arasında ne var? En kolay ulaşabileceklerden bahsedecek olursak bir defa yumurta var.
Yumurta çok güzel bir gıda. Hem anne sağlığı açısından çok gerekli, hem de sütün doyuruculuğu ve besleyiciliği açısından çok kıymetli. Dediğimiz gibi anne sadece su içti, bebeğini emzirdi sütü var. Ama doyuruculuğunun olması açısından bir protein kaynağı mutlaka olsun. Mutlaka sabah kahvaltısında yumurtasını alsın.
Et, tavuk, balık gibi gıdalara ulaşabiliyorsa ulaşsın. Ama onlara ulaşamıyorsa o öğünlerde de yumurta tüketsin. Fazlası olur diye korkmasın. Çünkü bebeğini doyuruyor olması, besliyor olması bu dönemde çok daha kıymetli. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki iyi beslenen annelerin sütleri çok daha besleyici oluyor ve çok daha doyurucu oluyor.
Çok daha faydalı oluyor çocuk için. Evet, bebek çok daha uzun süre uyuyabiliyor. Ama sadece sabah öğlen akşam beslendiği zaman sütü yeterli olmuyor. O nedenle ara öğünlerde alsın istiyoruz. Bir de sevgili hocam siz konuşurken hemen aklıma geldi.
Özellikle hanımlar kiloyu çok problem ettikleri için doğumda da eğer kilo almışsa hanım hamilelik döneminde doğum sonrasında bir komplekse girerek hemen acilen kilo verme moduna giriyor. Ve birçok yeni doğan doğusa döneminden itibaren hanımlar diyete başlıyorlar. Benim gördüğüm, izlediğim çevremdeki. Ve diyete başladıktan sonra da hep bebeklerinin işte doymadığından, ben şimdi anlıyorum ki ne demek istediklerini, yani niye olduğunu.
İşte bebeklerimiz doymuyor, hep aç oluyor, sürekli huzursuz uyuyor, çok çabuk uyanıyor. Demek ki anne rejim yaptığı için yeterli beslelemiyor ve sütleri kaliteli olmadığı için de bebekler uykularında huzursuz oluyor ve aç oldukları için de sürekli ağlıyorlar. Ben böyle yorum yaptım şimdi siz anlatınca. Kesinlikle çok haklısınız. Bu konuyu gündeme getirin için özellikle teşekkür ederim.
Çünkü annenin beslenmesi hep konuştuğumuz gibi çok kıymetli ama annenin ruh sağlığı da çok önemli. Yani beden sağlığı kadar ruh sağlığı da önemli. Yani bebeğini kendisine yük olarak görmemeli anne. Eğer öyle görüyorsa da bir şekilde bunu değiştirmeli bu duygu ve düşüncesini. Eğer gerçekten bebeğin bir defa şuna emin olmalı ki anneler bedeni çok büyük bir değişim geçirerek hamilelik yaşadı.
Gene çok büyük bir değişiklik geçirerek luhusalık dönemini yaşıyor. Ama sonunda hiç endişe etmesinler ki o gencecik pırıl pırıl bedenlerine tekrar kavuşacaklar. Eğer bu konuda anneler kendilerini rahat hissediyorlarsa bebeklerine yaklaşımları çok daha rahat oluyor. Annelerin yaşadığı en büyük kaygılardan bir tanesi gördüklerimiz arasında sütünün yeterli olmaması ve bebeğini besleyemekten korkuyor. Annelerin en başta gelen kaygıları o.
Çok da haklılar. Çünkü hayatlarında belki de ilk defa anne olmuş. Belki ikinci defa olmuş ama veya üçüncü defa olmuş ama her bebeği ayrı bir bire. Kesinlikle farklı şeyler yaşamış yaşamaya devam ediyor. O nedenle ya bebeğime sütüm yetmezse ya bebeğimi doyuramazsam ya bebeğime bakamazsam anne babalarda ilk yaşadığımız kaygılar bunlar.
Ve insanı bu çok mutlu ediyor. O kadar bilinçli ve duygulu ve duyarlı olmaları. Çok haklısınız. Hem de eşitlendiriyor ve üzüyor da doğrusu. Çünkü bütün bebekler sonuçta büyüyor.
Şu veya bu şekilde. Ama biz istiyoruz ki ailelerde biz sağlık çalışanları da anne baba içinde en kolay ve en sağlıklı olanı olsun ki bebeklerine çok daha güvenli yaklaşabilsinler. O nedenle eğer anne sütünün yetmediğini düşünüyorsa yapabileceği şeylerden en basitlerinden bir tanesi. İdrarını takip edecek bebeğinin. Bebek çişini yapıyorsa.
Yani çişini yaptığını görmeyebilir bezli olduğu için. Ama bezinin belli bir ağırlığı oluyor. Eğer bezinin de yeterince idrar buluyorsa. Yeterincenin de tabii çok değişen bir kavram. Ama bebeğin bezinin ağırlaştığını fark ediyorsa.
Ve sık sık bez değişimine ihtiyaç olduğunu düşünüyorsa. Bebek çişini yapıyorsa. Bebek kakasını yapıyorsa. O zaman çok endişe etmeye gerek yok. Bebek uyuyorsa da çok önemli bir şey.
Çünkü hani tok olunca uyuyabiliyor. Ama bu birazcık özellikle ilk günlerde ilk hafta içinde çok dikkatli olunması gereken bir konu. Çünkü bazen bebekler yeterince ememedikleri için. Bazen de daha anne ve bebek uyum döneminde olduğu için. Doymadığı için.
Bebek kan şekeri düşüyor. Yani aç kalıyor bebek. Ve kan şekeri düşüyor. Kan şekeri düşünce ne oluyor? Hepimiz acıkınca ne olur?
Halsizleşiriz. Uyukmuş geliriz. Elimiz ayağımız titrer. Ve hasta moduna geçeriz. Aynı şeyler bebek oluyor.
Ve uyuklamaya başlıyor bebek. Aman ne güzel sakin bebek uyuyor yaşasın diye çok rahat etmemek lazım bu süreçte. Özellikle ilk hafta içinde. Çünkü eğer bebek uyuyorsa biraz dikkatli olmamız gerekiyor. İki saati geçmemek lazım bebeğin iki beslenme arasında.
Eğer hani saat başı uyanıyorsa emiyorsa emzirmeye devam edelim. Ama iki saat uyanmamışsa bebek mutlaka emzirmeye, en azından zorla beslemeye, sütümüzü sağarak vermeye özen gösterelim. Ama bunda da başarılı olamıyorsak en yakın sağlık kuruluşuna hemen gidelim. Çünkü bu çok ciddi bir kısır döngü. Çocuk acıkıyor, uyuklamaya başlıyor.
İlk zaman ağlayabiliyor. Veyahut da diyelim ki mesela prematüre bebek ağlayamıyor güçsüz olduğu için. Veya bebek daha yeni doğmuş, anestezi almış. O nedenle birazcık sıkıntılı olmuş. Veya başka bir hastalığı var.
Yeterince ağlayamıyor, ememiyor. Ve uyuklamaya başlıyor. Anestezi ile doğum yaptığı zaman bebeğe geçiyor mu sevgili hocam? Geç yani bir miktar geçse bile onu doğum doktora arkadaşlarımız ve anestezi uzmanı arkadaşlarımız çok özel bir yöntem kullanarak çok hızlı bir doğum yaptı. Yani anneyi de gizmeyecek, bebeği de etkilenmeyecek şekilde en az etkileneceği şekilde doğum oluyor.
Ama ne olursa olsun anne sütünün oluşumuna kadar geçen sürede bebekler aç kalma ihtimalleri varsa ki bazı bebekler biraz daha yatkın olabiliyorlar. Hangi bebekler biraz daha yatkın aç kalmaya? Mesela hamilelik sırasında annenin şeker problemleri olmuşsa, annenin hamilelik sırasında tansiyon problemleri olmuşsa, bebek erken doğmuşsa veya herhangi bir nedenle bebek hastalanmışsa veya bebek sarılık geçiriyorsa bu bebeklerin açlığa tahammülsüzlüğü daha fazla.
Yani bu bebekler daha sık beslenmeli. O nedenle bebek eğer emmiyorsa bu çok ciddi bir alarm. Eğer iki saat içinde tekrar emmiyorsa mutlaka beslenme denenmeli. Eğer beslenemiyorsa da ev içinde besleyemiyorsak en yakın sağlık kuruluşuna en kısa zamanda başvurmalıyız. Neden?
Çünkü her açlık bebeğin beyninde belli bir hücre kaybına yol açıyor. Her açlığın sonunda da belli bir beyin hücresini kaybettiği için giderek tekrarlayan olaylar haline dönüyor. Şimdi bebek aç kaldı, biraz ağladı ama o sırada aman gazı mı gelmişti, o mu olmuştu, bu olmuştu. Bebeği besleyemedik ve bebek uyuklamaya başladı. Uyuklamaya başlayınca gene beslemekte zorlanıyoruz.
Bu sefer bebek daha... Çünkü gitsiz olduğu için ememiyor. Çok güzel. Bebek daha derin uyuklamaya başlıyor. O zaman kan şekeri daha çok düşüyor, daha derin uyuyor.
Yani o nedenle eğer bebeğin kan şekeri giderek düşüyorsa uyuklaması daha uzun süre oluyor. Ve uyukladıkça kan şekeri daha çok düştüğü için daha derin uykuya dalıyor. Mutlaka damardan tedavi gerekebiliyor, başka tedaviler gerekebiliyor. Onun için aman ne olur bebeği sık sık besleyelim. Özellikle ilk günlerde, ilk hafta içinde.
Tabii ki o ilk 40 günde çok kıymetli. Bunun için de annenin beslenmesine çok özen gösterelim. Annenin sütünü oluşturan en önemli nedenlerden bir tanesi de huzuru. Çünkü süt oluşumu beynimiz tarafından kontrol ediliyor. Beyin kontrolü olduğu için de annenin duygusal dalgalanmaları çok önemli.
Anneye daima destek olmamız gerekiyor. Annenin beslenmesini de desteklemeli. Bu senin yavrun. Tüm bebekler gibi annelerinin sütü, senin sütün yarayacak çocuğuna diye anneyi yüreklendirmemiz lazım. Dediğim gibi anne sütünün konusunda kaygı duyuyorsa bir bezini kontrol edecek.
Çişini rahat yapıyor mu, bol miktarda yapıyor mu, kakasını yapıyor mu, güzel uyuyor mu? Eğer bunlar konusunda rahat ediyorsa o zaman sütünün yaradığından emin olabilir. Ama dediğimiz gibi özellikle ilk günlerde uyku hali çok kıymetli. Eğer bebek uyukluyorsa ve besleyemiyorlarsa da en yakın sağlık kuruluşuna mutlaka başvurulması gerekiyor. Bir diğer en önemli gösterge bebeğin doyması konusunda kilosu.
Bebekler sık aralarla takip edilirler. Mesela doğumda bir bebekten topuk kanı alınır hastaneden taburcu olurken. Bir de beşinci günde mutlaka çağrılır bir topuk kanı daha alınır. İşte o beşinci gün gittiğinde aile mutlaka ve mutlaka bebeğin kilosuna bakılsın. Ki bebek doğum öncesinin doğum kilosu vardır.
Doğumdan sonra bir miktar kilo kaybı olur. Ama o da sağlık çalışanlarının kontrolünde olmalıdır. Çünkü bazen aşırı kilo kayıpları olabiliyor. Onların da tedavi edilmesi gerekebiliyor. Eğer fazla kilo kaybı olmuşsa dolu mutlaka uyarmak gerekiyor.
Veya sağlık çalışanlarının ama hangisi sağlam, hangisi sınırı aşmış bir kayıp gene onun sağlık çalışanı karar vermesi lazım. O nedenle beşinci gün kontrole gittiğinde bebek topuk kanı almaya gittiğinde mutlaka kilo kontrolünü de öneriyoruz. Ve mutlaka bir aylıkken de kilo kontrolü gerekiyor. Eğer bebek beşinci gün gittiğinde yeterli kilo alamamışsa daha sık aralarla kontrole gitmesi lazım. Çünkü bebeğin beslenmesinin belki takviyesi gerekebilir.
Dediğim gibi en kıymetli şey anne sütü. Çünkü her bebeğin anne sütü kendine özel. Anlık bile değişimler gösterebiliyor. Ama annenin beslenmesi, annenin sulu gıda alması, annenin iç huzuru yani beden ve ruh sağlığı çok önemli. Sütünün oluşması açısından.
Ve meme bakımı çok önemli. Çünkü özellikle ilk bebeklerde yani ilk gebeliklerin bebeklerinde biraz daha fazla meme başı çatlakları olabiliyor. Onun için mutlaka hamilelik sırasında bile annenin beslenmesi ve meme bakımı konusunda ve bebeği beslemesi konusunda eğitim alması öneriliyor. Böyle yapan hastanelerde mutlaka doğum sırasında da hemşirelerimiz, sağlık çalışanlarımız eğitim veriyorlar annelere. İyi beslenmeyi öğrendikten sonra hiç kaygı duymaya gerek yok.
İlk günlerde bebekler emmeleri güçsüz olduğu için çok sık emip uyurlar. Anne memesinde uyuyakalabilirler. Doydu zannetmesinler lütfen anneler. Emzirmeye devam etsinler. Bir arkadaşım da uyandırıp uyandırıp bebeğini emzirirdi.
Doğru iyi yapıyormuş. Çünkü demin konuştuğumuz nedenlerle bizim de uyku hali çok korktuğumuz bir durum. Sevgili hocam o zaman biraz önce dediniz ki emme sırasında bile anne süt içindeki değerler değişiyor. Psikolojisi de çok fazla etkiliyor. Yani kesilebiliyor ya da devam edebiliyor, artabiliyor şeklinde.
O zaman babalara da büyük bir sorumluluk düşüyor bu durumda. Anne sütünü korumak ve gerekli süre içinde annenin bebeğine sağlıklı süt vermesini sağlamak için babalara büyük bir görev düşüyor bence. Kesinlikle. Yemezsen gaz olmaz gibi yorumlar oluyor. Halbuki annelerden ricamız ve önerimiz kendilerine bir günlük tutmaları.
Ben sabahın iki bir defter tutsunlar. Defterin bir tarafı kendilerine ait olsun. Sabah şunları yedim, öğlen bunları yedim, arada şunları yedim gibi bir günlükleri olsun. Karşı sayfada da bebeğin günlüğü olsun. Onda da bebek şu saatte ağladı, şu saatte uyudu, şu saatte uyandı.
Kendi gıdalarıyla bebeğin düzeni arasında denge kursunlar. İlişkiyi bulsunlar ki hangi gıda bebekte gaz yapıyor, hangisi yapmıyor en iyi anneler ayırt edebilir. Çok iyi çocuk sağla kitapların ilk cümlesidir. Bizim bilgimiz ve deneyimimizden annelerin sesleri önde gelir. Onun için anneleri, babaları çok iyi dinleyin diye.
Onun için anneler kendi kalplerini dinlesinler. Onların kalbi daima doğruyu söyler. Ve çocuklarını izlesinler. Harikasınız. Yavaş yavaş programımızın sonuna doğru yaklaşıyoruz.
O zaman konudaki söyleyeceklerinizi alalım. Yeni dileklerimizle de veda edelim isterseniz. Yeni doğanlar gibi umut dolu, sevgi, saygı, dostluk dolu yeni bir yıl diliyorum. Hem size hem değerli çalışan arkadaşlarınıza ve konuda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Derneğimize.
Sevgili hocam, yeni yıldan itibaren programı yeni bir arkadaşımızla devam ettireceksiniz. Yine arkadaşımız da bizim kurumumuzda çalışıyor. Diyetisyen olarak çalışıyor. Kendisinde çok küçük bir bebeği var. O bu konuda sizin söylediklerinizi çok daha rahat anlayacak.
Size çok daha güzel sorular soracağına inanıyorum ben. Çok daha anlamlı. Sizinle çalışmak çok keyifliydi. Yine bekliyoruz. Biz sizinle birlikte olmaktan, program yapmaktan gerçekten ben çok memnuniyet duyuyorum.
Ama başka sorumluluklarımdan dolayı yapmam gereken size çok fazla yetişemiyorum. Sizinle zamanınız olmadığı için, benimle zamanım olmadığı için karşılıklı boş zamanlarımızı denk getiremediğimiz için. Arkadaşımız Esra Kuse Karaca'ya bundan sonra eşlik etmenizi rica ettim. O da sağ olsun kabul ettiler. Kendin güzel.
Bundan sonraki yeni yıldaki 2016 yılından itibaren, ilk programdan itibaren Esra Hanım'la programa devam edeceksiniz. Şimdiden ben başarılar diliyorum. Yeni yılda sağlık, mutluluk, huzur diliyorum. Aynı zamanda yeni yılın ülkemize ve dünyaya barış getirmesini istiyorum. Yeni yılda yine sağlıklı bebekler, sağlıklı anneler, sağlıklı babalar ve sağlıklı bir toplum diliyorum.
Teşekkür ederim. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programımızın bugün de sonuna geldik. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız, Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak'la bugün sağlıklı ve güvenli yeni doğan için yapılması gerekenlerden bahsettik. Önümüzdeki hafta artık yeni bir yıla girmiş olacağız.
Yeni yılda herkes huzur ve sağlıkta kalsın diyoruz. Sevgili Fatma Nur Çakmak hocamıza çok çok teşekkür ediyoruz. Biz size çok teşekkür ederiz bu güzel program için. Daima çocuklarımız ve güzel ekibiniz bu güzel programınız için size ve çocuklarımıza zamanımız var. Evet çünkü bugün bu programı yapmak için...
7-24 sizinle beraberiz. Çünkü bugün bu programı yapmak için sabahın çok erken saatlerinde geldiniz ve bu program kaydını aldık. Zevkle. Çok çok teşekkür ediyoruz. Ben Emine Ertürk Karaslan.
Teknik Basada görevli arkadaşımız Cemre Akbulut. Hepinize sağlıklı güzel günler diliyoruz. Hoşçakalın. Sağlıklı bebekler için el ele. Altyazı M.K.
Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K.
Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K.
Altyazı M.K.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.