Aşılar Son
Aşılar Son
Aşılar Son
Erişkinlerin olması gereken tetanoz, hepatit A ve rahim ağzı kanseri aşılarını, çocukluk çağı aşı takviminin tamamını ve aşıların neden bu kadar kıymetli olduğunu özetliyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Aşılar konusunu tamamlarken önce erişkinlerden başlamak istiyorum, çünkü her anne babanın birden fazla çocuğu olabilir ama her çocuğun bir annesi bir babası var; onların sağlığını korumak da çocuğun sağlığını korumaktır. Yıllar içinde gördük ki bazı aşılar ömür boyu korumuyor, bu yüzden erişkinlerin de düzenli aşılanması gerekiyor.
Erişkinlerin Olması Gereken Aşılar
Tetanoz aşısının her erişkinde 10 yılda bir tekrarlanması öneriliyor, çünkü tetanoz mikrobu çok kolay bulaşıyor; bir kağıt kesiği, mutfakta bir kesik, bahçede gül dikeninin batması bile yeterli olabiliyor. Şimdi difteri, tetanoz, boğmaca ve çocuk felcine karşı koruyan, erişkinler için hazırlanmış dörtlü bir aşı var; Sağlık Bakanlığı'nın onayladığı bu aşıyı özellikle anne babaların ve büyükanne büyükbabaların olmasını öneriyorum. Ciddi kaza sonucu kırık ya da açık yara oluşan durumlarda bu aşının daha erken tekrarı gerekebiliyor.
Çocukluğunda hepatit A aşısı olmayan erişkinlerin -ki bu aşı benim kuşağımda uygulamada yoktu- bir kan tahliliyle hastalığı geçirip geçirmediğini öğrenmesini, geçirmediyse aşı olmasını öneriyorum. Ayrıca genç kızlarımıza ve genç erkeklerimize 11-12 yaş civarında rahim ağzı kanseri aşısı yapılmasını istiyoruz; bu aşı üç doz halinde uygulanıyor. Aşının hem kızlara hem erkeklere yapılmasının nedeni erkeklerin bu virüsü cinsel yolla taşıyıp bulaştırabilmesi; aşı yaklaşık yüzde 93 oranında koruyucu. Buna ek olarak kadınların yıllık kadın doğum kontrolüne, meme ve yumurtalık taramalarına gitmesini de öneriyorum. Şeker hastalığı, kalp hastalığı, astım gibi kronik rahatsızlığı olan büyükanne büyükbabalara ve 60 yaş üzerindeki herkese zatürre aşısı Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz uygulanıyor.
Çocukluk Çağı Aşı Takvimi Özeti
Doğumda hepatit B aşısının ilk dozu yapılıyor, birinci ve altıncı aylarda tekrarlanıyor. İkinci ayda difteri-boğmaca-tetanos-çocuk felci-menenjit (Hib) beşli karma aşısı ile birlikte zatürre aşısı uygulanıyor, bu ikisi dört ve altıncı aylarda tekrarlanıyor. Dokuzuncu aydan sonra, özellikle hacca ve umreye giden kişilere de uygulanan menenjit (meningokok) aşısı yapılabiliyor; iki yaşın altında iki doz, iki yaşın üzerinde tek doz, 12-16 yaş civarında ise bir doz daha tekrarlanıyor. Bir yaşında kızamık-kızamıkçık-kabakulak, su çiçeği ve zatürre aşısının son dozu yapılıyor. Bir buçuk yaşında beşli karma aşı ile birlikte hepatit A'nın ilk dozu, iki yaşında hepatit A'nın ikinci dozu uygulanıyor. Bundan sonra çocuğumuz ilkokul çağına gelene kadar -bugünkü bilgilerimize göre- ek bir aşıya ihtiyaç duymuyor; 4-6 yaş arasında karma aşılar ve kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı tekrarlanıyor, bu da 10 yıl aralarla devam ediyor.
Aşılar Neden Bu Kadar Kıymetli
Bir hastalığı geçirmek yalnızca çocuk için değil, aile için de çok zahmetli. Anne işe gidemiyor, baba izin alamıyor, bazen izin almak bile ailenin bütçesinde ciddi bir kayıp oluyor. Bir keresinde çok ciddi hastalığı olan bir çocuğumuz annesiyle beş altı kilometre yol yürüyerek hastanemize gelmişti; bu kadar kısıtlı imkanlarla yaşayan ailelere devletimizin bütün bu aşıları ücretsiz sunması büyük bir şans. Şu anda Türkiye'de doğan çocukların yüzde 98'i tüm aşılardan yararlanıyor; dileğimiz bu oranın yüzde 100'e ulaşması.
Çocuk felci aşısı 1954'te bulundu; bu aşı ülkemize ulaşana kadar pek çok insanın hayatını kaybettiğini ya da sakat kaldığını gördüm. Bazı hastalıkların tedavisi olmadığını, yalnızca yan etkilerinin tedavi edilebildiğini defalarca konuştuk; bu yüzden en baştan tedbirimizi almak, sağlığı korumak tedaviden çok daha kolay ve ucuz. Aşıların çoğu, mum ışığında mikroskop başında çalışan bilim insanlarının sabrının, kararlılığının ürünü. Bir zamanlar zor koşullarda büyüyen bir çocuğun okutulmasını isteyen bir çiftçinin hikayesini hatırlıyorum; o çocuk büyüyüp penisilini bulan değerli bir bilim insanı oldu. Hiçbirimiz çocuklarımızın hangi cevheri taşıdığını bilemeyiz; bu yüzden ailelere onlara hep umut vermelerini, bilim insanlarının hayat hikayelerinden küçük örnekler anlatmalarını öneriyorum ki çocuklarımız da hayata umutla baksın ve üretken olmayı öğrensin.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, mikrofonda ben Ayşe Bilgici Yücel. Siz de en kıymetlimiz olan çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin diyoruz, her zaman olduğu gibi bu hayali birlikte gerçekleştirelim.
Bunun için Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı Sayın Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak, her hafta olduğu gibi bu hafta da stüdyomuzda sorularımızı bekliyor. Hoş geldiniz Sayın Çakmak. Nasılsınız Ayşe Hanım?
Çok teşekkür ederim. Sizi görmek çok güzel. Daha iyi hissediyorum. Aynı şekilde. Çok teşekkür ederim. Ben de ailelere ulaşabildikçe çok mutlu oluyorum. Umarım onlar da mutlu oluyorlardır.
Muhakkak. Muhakkak öyle olmalı. Bana stüdyoda bu denli yansıyorsa bu güzel enerjiniz sanıyorum. Radyo başındaki dinleyicilerimize de ulaşıyordur. Öyle temenni ediyoruz. Öyle ediliyoruz. O niyetle yol almıştık zaten.
Sayın Çakmak aşılardan bir hayli konuşmuştuk. Aslında tekrar konuşacağımızı söylemiştik. İşte yaz aylarının gelmesiyle birlikte küçük ipuçları, güneşten nasıl korunacağız gibi ipuçları da verdik dinleyicilerimize. Ama aşıları tamamlayalım istiyoruz. Ve demiştiniz ki küçükler kadar büyüklerin de aşılarına dikkat etmeleri gerekiyor ki hep vurguladığınız çok mühim bir şey var.
Her anne babanın birden fazla çocuğu olabilir. Fakat bir çocuğun sadece bir annesi ve bir babası var. Bu yüzden aşılara da dikkat etmemiz lazım. Yetişkin grubunda dedik. Ve Sağlık Bakanlığı'nın hazırlamış olduğu aşı programına dahil olmayan bir takım özel aşılardan bahsetmiştik.
Bu programımızda dinleyicilerimizi bu konuda bilgilendirelim isteriz. Çok teşekkür ederiz Ayşe Hanım'cığım. Gerçekten de aşılar çok önemli. Çocuklar gibi erişkinlerin de aşı olması lazım. Çünkü yıllar bize öğretti ki bazı aşıların ömür boyu korur diye biliyorken bir baktık ki ömür boyu korumuyor.
Örneğin kızamık aşısı sizin bebeklik ve çocukluk döneminizde biz bir kez aşı yapıyorduk. Ama sonra gördük ki artık erişkin yaşa gelindiğinde bu hastalık geçirilmeye başlanıyor. Hele hele göçlerin çok yüksek olduğu ülkelerde ülkemiz gibi o zaman biraz daha ciddiye alınması gerekiyor. Tekrarı gerekiyor. Bunlardan bir tanesi erişkinlerin olması gereken aşılardan bir tanesi tetanoz aşısı.
Mutlaka 10 yıl aralarla her insanın her erişkinin tetanoz aşısı olması öneriliyor. Çünkü tetanoz çok kolaylıkla bulaşabilen bir hastalık. Mikrobu çok kolay bulaşan bir hastalık daha doğrusu. Mesela parmağımızı bir şeyle kestiğimiz zaman halk arasında çok yaygın olarak pasta çivi, pasta bir şeyle temasta bu hastalığa karşı korunma gerektiği biliniyor ama pasta olmasına gerek yok.
O kadar yaygın bir mikrop ki tetanoz hastalığını yapan mikrop. Mesela elimizi bir kağıt parçası kestiği zaman veya yemek yaparken elimizi başakla kestiğimiz zaman veya bir şekilde makasla kestiğimiz zaman veya elimize bir iğne battığı zaman onlarla bile veya çok fazla bahçe işleriyle uğraşan kişilerde mesela gülün dikeninin batması bile tetanoz hastalığına neden olabilen durumlar. Öyle olduğu için mutlaka her erişkinin 10 yılda bir tetanoz aşısı olması lazım.
Şimdi çok güzel bir aşı çıktı. İçinde dihteri yani halk arasında kuş balası diye bilinen, aynı zamanda çocuk felci ve boğmaca hastalıklarına karşı koruyucu. 4 tanesi yani 4 bir arada olan bir aşı var. Bu aşının özelliği erişkinler için hazırlanıyor olması. Çocukların dozundan biraz daha farklı bir dozda bir aşı.
Piyasada çok rahatlıkla bulunuyor. Sağlık Bakanlığımızın da uygulamaya aldığı ve onay verdiği bir aşı. Onun için mutlaka erişkinlerin yani anne babaların hatta büyük anne büyük babaların bu aşıyı olmalarını öneriyoruz ve istiyoruz ki onlar da hasta olmasınlar. Veyahut işte ufak tefek sıyrıklar, yaralanmalarda kendilerini korumaya almış olsunlar. Diğer taraftan çok ciddi hani büyük bir kazanın sonucunda işte bir yerimizde kırık olması veya açık yaraların oluşması ciddi ameliyat gerektiren yaralanmalarda da o zaman bu aşının daha erkenden de tekrarı öneriliyor.
Ama ilk aşamada çok sağlıklı her şey yolunda olan bir hayat tarzı için bu aşıları mutlaka her erişkinin olması lazım. Gene sizin bebekliğinize kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısı olan kişilerin erişkin yaşında kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısı olması. Eğer A tipi sarılık yani hepatit A geçirmediyse onun aşısını olması. Kısaca hatırlatabilir miyim? Hepatit A halk arasında sarılık diye bilinen hastalık.
Bebeklerimize 1-1,5 yaş gibi ve 6 ay sonra yani 1,5-2 yaşında 2 doz uygulanan bir aşı ama sizin çocukluğunuzda uygulamaya alınan bir aşı değildi. Öyle olduğu için de biz istiyoruz ki artık her erişkin bu hastalığı geçirdiğini hatırlıyorsa mesele yok. Ama geçirdiğini hatırlamıyorsa küçük bir kan tahliliyle hepatit A ve B geçirip geçirmediğini araştırsınlar. Ve geçirmedilerse mutlaka aşı olsunlar ki çocuklarının yanında sağlıklı onların çok güzel günlerini görmeye hazır olsunlar diye.
Ama bu arada yine genç hanımların, genç beylerin ya da genç kızlarımızın ve delikanlılarımızın olması gereken bir aşıdan da bahsedelim. Rahim ağzı kanseri aşısı. Rahim ağzı kanseri aşısı Sağlık Bakanlığımızın aşılama programını onay verdiği ancak henüz günlük aşı programını almak için çalışmaların devam ettiği bir aşı. Onun için özel koşullarda yapılması önerilen bir aşı. Gene 3 doz yapılıyor.
1 doz başlangıcı sıfır kabul edersek 1 ay ve 6 ay sonra olmak üzere 3 doz yapılıyor. Bu aşının hem kızlarımıza hem oğullarımıza yapılması öneriliyor. Çünkü burada erkekler taşıyıcı oluyorlar. Bu hastalığı bu virüsü taşıyıp arkadaşlarına bulaştırıyorlar. Cinsel yolla bulaşan mikrop.
O nedenle de mutlaka rahim ağzı kanseri aşısını da 11-12 yaşındaki kızlarımızın ve erkek çocuklarımızın olmasını öneriyoruz. Tekrar edelim isterseniz Sayın Çakmak. Bu çünkü önemli bir bilgi. Bu kadar yaygınlaşıyor olmasa Sağlık Bakanlığı bunu aşı programına almazdı diye hemen aklıma geliyor. Hem genç kızlarımızın hem genç erkeklerimizin 11-12 yaşlarında rahim ağzı kanseri aşısını yaptırmalarını öneriyoruz.
Ve burada dikkat edilmesi gerekenlerden bir tanesi kız çocuklarımızın adet görmüş olması veya olmaması veya erkek çocuklarımızın yani buluğun tam anlamıyla tamamlanmış olması şart değil. Burada kriter olan önemli olan şey çocuklarımızın yaş aralığı. Yani 11-12 yaşındaki kızlarımızın ve oğullarımızın bu aşıyı olmasını istiyoruz. Rahim ağzı kanseri aşısı deyince adı öyle olunca sanki sadece kız çocuklarımız olabilirmiş gibi görünüyor.
Gerçekten de uygulama dünyada ilk olarak kız çocuklarımızla başladı. Ama sonra görüldü ki erkek çocuklarımızda taşıyıcı oldukları için ve asıl bulaştıran kişiler oğullarımız olduğu için aynı zamanda onların da çeşitli cinsel organ kanserlerine karşı yatkınlığının oluşması nedeniyle bu aşı oğullarımıza da uygulanmaya başlandı birkaç yıldır. Onun için biz de öneriyoruz mutlaka yapılsın istiyoruz. Maalesef dünyada giderek yaygınlaşan rahim ağzı kanserine karşı çok koruyucu, çok güzel bir önlem.
Ve çok büyük oranda da hemen hemen %93 oranında koruyor bu aşı. Ama gene de önerimiz mutlaka kadınların yıllık kadın doğum doktoruna kontrole gitmeleri. Bütün kadınların hem kendilerini rahim ağzı kanserine karşı hem yumurtalık kanserine karşı hem de meme kanserine karşı taramalara girmeleri açısından yani çocuklarımızın başında sağlıklı anneler, sağlıklı büyük anneler olması açısından mutlaka yıllık kadın hastalıkları,
doğum uzmanı kontrollerine ve genel cerrahi, meme cerrahisine gitmelerini öneriyoruz ki çocuklarımızla çok güzel günler geçirsinler büyük anneler, anneler olarak. Sevgili dinleyiciler, doçent doktor Sayın Fatma Nur Çakmak'la bu hafta aşıları konuşuyoruz. Çocuklarımız için konuşmuştuk ki birazdan yine konuşacağız ama Sayın Çakmak dilerseniz şöyle bir toparlayalım. Yetişkinlerin hep bahsettiğiniz gibi zaman aşımına bazı aşılar uğruyor.
Bunlar tespit edildi. Evet bilim adamlarımız çalışmalarına devam ediyor. Hatta çocuklarımız için çok da sevimli hale getirme çabası içerisindeler. Çok güzel şeyler olacak mutlaka yıllar içinde. Çok daha iyi günler göreceksiniz siz.
İnşallah. İnşallah. Ne güzel haberler veriyorsunuz her hafta. Hakikaten ben çok mutluyum şahsım adına. Kızamık kızamıkçık.
Tetanos dedik. Son dönemlerde dünya üzerinde yaygınlaşmaya başlayan rahim ağzı kanseri dedik. Yetişkinlerin bu aşıları mutlaka yaptırması lazım. Anne babalar kadar büyük anne büyük babalara da tavsiye ediyoruz. Belki şu açıdan da çok ciddi bir koruyucu olabilir mi?
Kronik hastalığı olan. Çünkü yaş ilerledikçe kronik rahatsızlıklar çıkıyor. Mesela bir şeker hastalığını baz alalım. Tabii. Yaralar çok geçmiş.
Harikasınız. İşte onlara da zatürre aşısı dediğimiz aşının da yapılması mutlaka erişkinlere. 60 yaşın üstünde Sağlık Bakanlığımız bütün sağlık ocaklarında ya aile sağlığı merkezlerinde takip edilen bütün 60 yaşını geçen kişilerin zatürre aşısıyla aşılanması devletimiz Sağlık Bakanlığımız tarafından karşılanıyor. Özellikle şeker hastalığı olan, kalp hastalığı olan, ciddi akciğer problemi ve kalp problemi olan, astım gibi ciddi hastalığı olan bütün büyük annelere, büyük babalara da bu vesileyle sizin aracılığınızı duyurmuş olalım.
Çok teşekkür ediyoruz. O halde hemen hemen programımızı yarıladık ama çocuklarımız için özel aşı programından da bahsedelim mi? Eksik kalan yanlarımızı tamamlayalım. Yine bir özetleyelim isterseniz. Lütfen çok iyi olur. Doğumda bebeklerimize hepatit B aşısı yapılıyor. Bu aslında sarılık diye bilinen hastalığa karşı yapılan bir aşı ama yeni doğanın sarılığıyla ilişkisi olan bir aşı değil. Yani yeni doğanın sarılığı apayrı bir olay. Eğer yeni doğan bebek sarılık oluyorsa en yakın sarılık kuruluşuna başvuruyoruz.
Ama bütün doğan bebekler hepatit B aşısıyla aşılanıyor. Sağlık Bakanlığımızın kontrolü altında. Gene birinci ve altıncı aylarda da tekrar öneriliyor. Bebeklerimiz iki aylık olduğunda ikinci ayda bebeklerimize dikleri boğmaca, tetanos, çocuk felci ve halk arasında menenjit diye bilinen aşı. Aynı zamanda zatürre aşısı diye bilinen aşı. Beraberinde veram aşısı uygulanıyor. Dört ve altıncı aylarda dikleri boğmaca, tetanos, çocuk felci, menenjit aşısı tekrarlanıyor.
Gene bir buçuk yaşında bu aşı uygulanıyor. Zatürre aşısı da tekrar dört, altıncı aylarda ve bir yaşında uygulanıyor. Bir yaşında beraberinde kızamık kızamık çık kaba kulak ve su çiçeği de aşısı yapılmış oluyor. Bu arada Sağlık Bakanlığımızın gene uygulamayı planladığı menengokok hastalığı dediğimiz bir hastalığa özellikle havuzlarda ve haç mevsiminde çok artan bir çeşit hastalığa karşı koruyucu özel bir aşı var. Menenjit aşısı.
O aşı da olmasını öneriyoruz çocuklarımızın. Dokuzuncu aydan sonra yapılan bir aşı. İlginç bir yaş dilimi var. Dokuz ay elli beş yaş gibi. Yani mesela hacca giden, umreye giden kişilere yapılan bir aşı olduğu için.
Sağlık Bakanlığımızın onayını almış olan bir aşı. Onay verdiği bir aşı. O nedenle mutlaka iki yaşın altında ise çocuğumuz dokuz aydan sonra iki doz yapılıyor. Ama iki yaşın üzerinde ise tek doz yapılıyor. Ama ergenliğe geldiğinde yani 12 yaş civarında, 12-16 yaş civarında bir doz daha tekrar öneriliyor bu aşının.
Bu aşıları yapmalarını arzu ediyoruz. Bu özel aşı dediğimiz grupta bir bahsettiğimiz menengokok aşısı var. Dokuz aydan sonra yapılan bir diğeri de bu rahim ağzı kanseri aşısı var. O da hem kızlarımıza hem oğullarımıza 11-12 yaş grubunda yapılan aşı var. Bir yaşında dedik çocuklarımıza kızamık kızamık çık kaba kulak, su çiçeği, zatürre aşısı yapıldı.
Bir buçuk yaşında beşli karmayan difteri boğmaca, tetanos, çocuk felci menenjit aşısı ile birlikte hepatit A yapılıyor. İki yaşında bu hepatit A tekrarlanıyor. İki doz yapılmış oluyor. Ve çocuğumuz ilkokul çağına gelene kadar herhangi bir aşıya ihtiyacı olmuyor şimdilik bilgilerimiz dahilinde. Çünkü dileriz ki daha yeni aşılar bulunur.
Ve çocuklarımızı bütün hastalıklara karşı koruyabiliriz. Öyle enteresal gibi hastalığın mikrobu bulunuyorken ve aşısı bulunuyorken ve onlara karşı çocuğumuzu koruyorken bu sefer onu engellediğimiz sırada diğer hastalıklar çoğalmaya başlayınca doğal olarak onlara karşı da aşı çalışmaları devam ediyor. Ve böylece bilim ve teknoloji ilerlerken daha çok aşıya gerek görülüyor. Ama olsun.
Keşke bütün hastalıkların aşısı olsa. Daha önceden de konuşmuştuk. Şu anda bilim adamlarının en büyük hevesi tek bir aşı yaparak bütün hastalıklara karşı bedenimizi koruyacak bilgileri verebilmek. Ama bu çok erken safhada. Henüz bunun böyle bir aşı bulunmadı.
Daha yıllar içinde muhtemelen bulunacak. Ve dolayısıyla herkes bir tek aşıyla bütün hastalıklara karşı korunma şansını elde etmiş olacak. 4-6 yaş yani ilkokul öncesi çağda çocuklarımızın karma aşıları ve kızamık kızamık çıkabakulak aşıları tekrarlanıyor. Bunu daha sonra da 10 yıl aralarla tekrar öneriliyor bunların. Sayın Çakmak biz aşılar aşılar diyoruz.
O kadar çok program yaptık ki aşılarla ilgili. Belki hali hazırda aramıza yeni katılan dinleyicilerimiz vardır. Çok eski bir radyozuz fakat rastlanta eseri frekansımıza uğrayan insanlar da olabiliyor. Niye biz aşıları bu kadar önemsiyoruz? Aşılar neden bu kadar önemli?
Çok güzel örnekler vermiştiniz ama belki programımızı noktalamadan önce bir kere daha hatırlatsak çok daha faydalı oluruz diye düşünüyorum. Çünkü bir hastalığı geçirmek hem aile için hem hastamız için çok zahmetli bir şey. Çok daha fazla bakım gerektiren. Yani hastalığı korumak hep diyoruz ya hastalığı korumak tedavi etmekten çok daha kolay ve ucuz. Yani kolay ve ucuzluğun ötesinde.
Düşünün ki bir çocuk evde hasta. Annesi işe gidemiyor. Babası izin alıp çocuğu doktora götüremiyor. Dolayısıyla aile için çok veyahut annesi işe geliyor ama bedeni bir yerde, beyni evinde, ruhu evinde, beyni evinde ama anne çalışmaya çalışıyor. Ve çocuğu bırakabilecek aileler var uygun koşullarda bırakamayacak aileler var.
Onun üzerine anne baba izin almak zorunda kalıyor veya doktora götürmek için izin almak zorunda kalıyor. O sırada ailenin bütçesinde ciddi kayıplar olabiliyor. Her izin bütçeden bir şeyler götürebiliyor. Veyahut da doktora ulaşmak için yol parası olsun. Ben hiç unutmuyorum maalesef bizim hastanemize ulaşmak için.
Çok ciddi hastalığı olan bir çocuğumuz. Annesiyle hemen hemen 5-6 kilometre yol yürüyerek hastanemize gelmişti. Bu kadar kısıtlı ekonomik durumu olan ailelere eğer devletimiz elini uzatmış ve bütün bu aşıları ücretsiz yapıyorsa ki çok şanslıyız ve çok mutluluk verici olarak şu anda Türkiye'de aşılanan çocuklar doğan çocukların %98'i. Yani 100 çocuğumuzun 98'i bütün aşılardan yararlanıyor ve bu dünyanın en iyi aşılarından yararlanıyor.
%2'si yararlanmıyor. Biz diliyoruz ki o %2 de yararlansın. Bu biraz ailelerin seçimiyle ilişkili olabiliyor. Bazı aileler aşılardan korkuyor aman yaptırmayalım diyor. Bazıları ulaşamadıkları için bazıları bilmedikleri için ama sonuç olarak bütün dileğimiz bütün çocuklarımızın yani %100'ünün aşıya ulaşabilmesi ve bütün hastalıklardan korunması.
Mesela kuş balazı hastalık bu hastalıkların çoğu ölümcül hastalıklar. Ölümcül olmasa sakat bırakan körlükler, sağlıklar, zihinsel özürlüklerle veya ortopedik özürle. Mesela çocuk felci. Çocuk felci 1954 yılında bulunan bir aşı. Ve 1954'ten önce doğan kişilerin çocuk veyahut da Türkiye'ye ulaştığı yıllara kadar çocuk felci olan bir sürü insan gördük.
Ve maalesef bunlar hani hayatlarını kaybedenler için çok üzülüyoruz. Ama bir de hayatını devam ettirmek için çok engeller aşması gereken çocuklarımız ve ailelerimiz olduğunu varsayacak olursak o zaman aşıların önemi bir kere daha gündeme geliyor. Ve çok mühim bir şey söylemiştiniz bir programımızda sayın çakmak. Hastalık tedavi edilmiyor bazılarında. Yan etkileri giderilmeye çalışılıyor sadece.
Tamamen tedavi de söz konusu olamayabiliyor. Bu da ürkütücü bir şey. O yüzden baştan tedbirimizi almak yani hep söylediğimiz gibi sağlığımızı korumak, onu tedavi etmekten çok daha kolay ve ucuz. Programımıza noktalamadan evvel tavsiyeleriniz varsa dinleyicilerimize onları da aktaralım. Aşı konusunda çalışan ve bu konuda uygulamayı yapan bütün sağlık çalışanlarına sevgi, saygı ve aramızda olmayanları rahmetle anıyoruz.
Ama ailelerden en büyük ricamız çocuklarımıza hep umut vermeleri. Çünkü bu aşılar hep başından beri konuştuğumuz gibi çoğu mum alevinde bulunmuş aşılar. Yani mum ışığında bir mikroskop altına çalışan bir bilim adamının kararlılığı, çalışkanlığı, sabrının ürünü. Öyle olduğu için çocuklarımıza aman işte bizim ekonomik durumumuz bu kadar kısıtlı. Bizim sosyal durumumuz bütün bunlara erişecek durumda değil.
O insanlar da çok zor koşullarda yaşamışlar. Daha önceki programlardan birinde gene konuşmuştuk. Bir çiftçi bir çocuğu kurtarıp çocuğun babası tarafından yüklü bir bağışı kabul etmiyor. Ama o zengin kişi senin çocuğunu okutayım deyince peki okut çok hoşuna gidiyor. Ve o kişi sonra ileride penisilinle bulan değerli bir bilim adamı oluyor.
Onun için hiç kimsenin hangi cevheri taşıdığını, çocuklarımızın doğuştan itibaren hangi cevherlerle doğduğunu bilemeyiz. Onun için onlara daima umut vereceğiz. Çok küçük özelliklerini yakalayıp onların o özelliklerini teşvik ederek. Bak bilim adamları bunu yapmışlar. Belki sen de bir gün bunları yapabilirsin.
Çocuklarımızın içine umut vereceğiz ki onlar da hayata umutla bakabilsinler. Ve çalışınca üretken olunabileceğini öğrensinler. Onlara küçük kitaplar okuyup böyle kıymetli bilim adamlarının hayat hikayelerinden örnekler vererek. Bak o da bir zamanlar çok fakirmiş. O da bir zamanlar çok zor koşullarda yaşıyormuş.
Karanlıklarda bize bu aşıları bulmuş diye küçük örneklerle onlara heyecan ve umut vermelerini bütün ailelerden rica ediyoruz ki çok güzel günler kıymetli aileleri ve yavrularımızı bekliyor. Umarız bu dilekleriniz çok çok insana ulaşır Sayın Çakmak. Çok teşekkür ediyoruz. Değerli anne ve babalar sağlıklı bebekler için el ele programımızın bugün de sonuna geldik. Mikrofonda ben Ayşe Bilgici Yücel.
Önümüzdeki hafta yepyeni bir konuyla karşınızda olmak üzere. Şimdilik huzurlarınızdan ayrılıyoruz. Allah'a ısmarladık. Sağlıklı bebekler için el ele. Altyazı M.K.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.