Aşılar 2
Aşılar 2
Aşılar 2
Doğumdan iki yaşına kadar çocuklarımıza uygulanan aşı takvimini anlatıyorum: hepatit B, beşli karma, kızamık-kızamıkçık-kabakulak, su çiçeği, rotavirüs, meningokok ve hepatit A aşılarının hangi ayda yapıldığını paylaşıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Aşılama çalışmaları 1700'lü yıllardan beri sürüyor ama pek çok aşı, aslında yakın tarihte geliştirildi. Çocuk felci aşısı 1955'te, kızamık aşısı 1963'te bulundu. Bu tarihlerden önce doğan herkes bu hastalıklarla karşılaşmış; bir kısmı hafif atlatmış, bazıları ise ciddi hasarlarla yaşamak zorunda kalmış. Bilim ve teknoloji ilerledikçe artık tek bir aşıyla birden fazla mikroba karşı korunabiliyoruz; üçlü karma zamanla beşliye dönüştü.
Doğumdan altıncı aya kadar
Bebeğimiz doğar doğmaz, daha doğumhaneden çıkmadan hepatit B aşısının ilk dozunu alıyor. Birinci ayda ikinci doz tekrarlanıyor. İkinci ayda verem aşısıyla birlikte beşli karma yapılıyor; bu karma difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci ve halk arasında menenjit aşısı diye bilinen aşıyı içeriyor, ayrıca zatürre aşısı da ekleniyor. Üç ayrı enjeksiyon gibi görünse de aslında çok daha fazla mikroba karşı koruma sağlanmış oluyor. Üçüncü ve dördüncü aylarda beşli karma ve zatürre aşısı tekrarlanıyor, altıncı ayda hepatit B'nin üçüncü dozu yapılıyor.
Bir yaşından itibaren
Eğer kızamık hastalığı görülüyorsa altı ay ile bir yaş arasında bir kızamık aşısı tekrarı öneriliyor; ama tek başına yeterli görülmediği için bir yaşında kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı mutlaka yapılıyor. Burada ailelerin sıkça karıştırdığı bir nokta var: kızıl hastalığı, kızamık-kızamıkçık-kabakulaktan tamamen farklı bir hastalık; bakterilerle oluşuyor ve maalesef aşısı yok, ancak antibiyotikle tedavi edilebiliyor. Boğaz enfeksiyonu geçiren çocuklarda mutlaka boğaz kültürü alınmasını, klinik bulgu kızıla benziyorsa kültür negatif çıksa bile tedavi edilmesini öneriyorum; çünkü tedavi edilmezse böbrek iltihabına zemin hazırlayabiliyor.
Bir yaşında su çiçeği aşısı da uygulanıyor. Bu aşı canlı bir aşı olduğu için, yapıldıktan sonraki birkaç gün içinde hafif ateş, nezle ya da döküntü görülebiliyor; bu dönemde evde hamile ya da hastalığı geçirmemiş kişi varsa çocuğu onlardan uzak tutmayı, ayrıca aspirin içeren ilaç ya da kremlerin kullanılmamasını öneriyorum.
Devlet programı dışındaki aşılar
Rotavirüs aşısı, bebeklerde şiddetli ishale yol açabilen bir virüse karşı geliştirilmiş; ikinci aydan itibaren ağızdan uygulanıyor ve henüz devlet programında olmasa da yaptırılmasını öneriyorum. Meningokok aşısı da benzer şekilde 9. aydan sonra, özellikle hac mevsiminde daha sık görülen ciddi bir hastalığa karşı koruyor; 2 yaşından önce 2 doz, 2 yaşından sonra tek doz yapılıyor, ergenlik döneminde de tekrarı öneriliyor.
Hepatit A aşısı, halk arasında sarılık diye bilinen ve çocukluk çağında kolay geçirilse de erişkinlikte ağır seyredebilen bir hastalığa karşı koruyor; Sağlık Bakanlığımız bunu 1,5 ve 2 yaşında iki doz halinde uyguluyor.
Özetle: doğumda hepatit B, 2. ayda beşli karma + zatürre + hepatit B'nin devamı, 6. ayda hepatit B'nin son dozu, 9-12. ayda kızamık ve gerekirse meningokok, 1 yaşında KKK ve su çiçeği, 1,5-2 yaşında hepatit A ve beşli karmanın tekrarı. Bu takvimi aksatmadan sağlık ocağınızla birlikte takip etmenizi öneriyorum.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli anne ve babalar, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir nesil yetiştirme konusunda yol gösterici olmaya çalıştığımız programımızdan bu haftada merhaba diyoruz. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği ile birlikte yola çıktığımız programımızda hem dernek başkanı hem de çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı doçent doktor Sayın Fatma Nur Çakmak bu hafta da stüdyomuzda bizlerle birlikte. Sayın Çakmak hoş geldiniz de yanımıza merhaba.
Çok teşekkür ederim nasılsınız Ayşen? Teşekkür ederim siz de çok iyisiniz. Çok teşekkür ederim gayet iyi. Buradan bakınca öyle görünüyor. İyiyim teşekkür ederim.
Adınıza hüküm vermiş olmalı. Ben aşılarımı çok güzel yaptırıyorum. Ne mutlu örnek bir kişilik. Bak şimdi tavsiye ediyorsunuz. Yaptırmasanız olur mu?
Olmaz tabii. Yok. Hatta bazen mesela grip aşısı falan çıktığında ilk kendime yapıyorum ki bir kontrolüm olmuş olsun bakalım ne gibi yan etkileri oluyor diye. Ondan sonra çocuklarımıza öneriyoruz. Öyle gerekli oluyor.
Ne diyeceğimi bilemiyorum. Hakikaten minnettarım. Bu denli özverili çalışan işi ne olursa olsun özverili çalışan insanlara karşı minnettarım. Onlar bize çok şey öğretiyor. Doğrusu aşılara katkısı olan herkese biz de çok sevgi saygı ve hayranlık duyuyoruz.
Ben hatta bir miktar kıskanıyorum da onları. Çünkü insanlığa bu kadar geniş kitlelere hizmet eden çok az sektör var. Onlar da insanlığı bir sürü hastalıktan korumuşlar. Mesela 1930'larda veya ondan önceki yıllarda dünyada çiçek hastalığı çok büyük salgınlar yaparken şu anda çiçek hastalığı yok. Dünyada yok.
Ama canım çiçek. Diyip geçebiliyoruz değil mi? Ama çok ciddi bir hastalık çiçek hastalığı. Çok büyük ölümlere yol açmış. İşte çok ciddi beyin hasarları yapmış.
Rahmetli aşık Veysel'i ananın bu arada. O nedenle gözlerini kaybetmiş gibi bir sürü yan etkileri olmuş. İşitme kaybı olan bir sürü maalesef insan da iz bırakmış. Ama bir aşılamayla da bir sürü insan buna karşı korunmuş. Biz görsek şu anda çiçek hastalığını tanımayız bile.
O kadar güzel kökü kazınmış dünyadan. Diliyoruz ki öbür hastalıklar için de aynı şey olsun. Şu anda çok sevindirici bir şey var tabi. Bilim adamları aşıları geliştirmek için çok çalışıyorlar. Çünkü aşılamalar aslında vücudumuzu akıllandırmak.
Yabancılara karşı duyarlı hale getirmek. Bak bu senin vücudun için yabancıdır. Dikkat et. Bunlara karşı kendini savunmalısın diye. Vücudumuzun bağışıklık hücresi dediğimiz ak yuvarlarını
eğitmek. Temel amaç bu. Bu amaçla da vücudumuza ya o hastalığın mikrobunu çok zayıflatılmış olarak veriliyor. Mesela çocuk felci ağızdan yapılan çocuk felci aşısı.
Mesela kızamık kızamıkçık kaba kulak aşısı. Mesela su çiçeği aşısı. Mesela verem aşısı. Bunlar mikropların kendileri çok zayıflatılmış olarak vücudumuza veriliyor.
Dolayısıyla biz küçük bir hastalık geçiriyor gibi oluyoruz aşılamalar sırasında. Ama vücudumuz onu o kadar güzel tanıyor ki, tanımlıyor ki bak bu benim için zararlı olabilir diyor. Ve bir daha o mikropla karşılaştığı zaman kendini nasıl koruyacağını biliyor,
öğrenmiş oluyor. Onun için bilim adamlarını yapmaya çalıştığı şeylerden bir tanesi daha az sayıda aşı yaparak daha çok hastalığa karşı vücudumuzu korumak. Mesela vücudumuza bir mikrop geldi ama beraberinde başka bir mikrop da geldi. Hepsine karşı sen benim vücudum için hastalık yapan bir etkensin diye bir çırpıda
hepsine karşı öğrensin istiyoruz. Karma aşıları örnek verebilir miyiz bunlara? Karma aşı tabii ki. Üçlü karma vardı sonra beşli karma olarak geliştirildi değil mi? Ama isteniyor ki mesela hem karma aşıları, dikleri bombaca, tetanos, çocuk felci,
kızamık kızamıkçık, kabakulak öyle bir aşı, bir tek aşı yapılsın ki hepsine karşı aşı. Heyecanlanmamak çok mümkün mü? Gelin de nasıl minnet duyunmaz. Çok çok teşekkür ediyoruz.
Emeklerine yüreklerine sağlık. Yani bu muhteşem bir şey. Onun yanı sıra tabii ki aşılar herkesi çok ürküten şeyler. Ben bir fotoğraf görmüştüm. Bir bebek aşıya getirilmiş babasının kucağında.
Bebek gülüyor etrafı seyrediyor. Aşı yapılıyor. Babası neredeyse ağlayacak kendini kasmış, gözlerini kapatmış. Sizin şu anda yaptığınız gibi dudaklarını ısırıyor. Çocuk da gülüyor oynuyor etrafı seyrediyor.
Ama bu her zaman böyle olmuyor tabii. Çocuk canı yandıkça ağlıyor. Ağlamaya da başlıyor. Ve o da aile için tabii ki biraz gergin bir ortam oluyor. Şu anda bilim adamlarının çalıştığı bir diğer konu bu aşıları sevimli hale getirmek.
Nasıl? Mesela çocuğumuzun, bebeğimizin çok sevdiği meyveyle aşıyı vermek. Mesela elmayı çok seviyor bir çocuğumuz. Bir başka çocuğumuz armutu çok seviyor. Öyle bir aşı yapılsın ki elma yiyor gibi elmanın içinde aşısını alsın.
Veyahut da krem şeklinde aşıları yapıp hiç canı yanmadan güzelce aşısını olsun. Mesela gene buna güzel bir örnek. Çocuk felci aşısı. Ağızdan yapılan çocuk felci aşısı. Herkes güle oynaya giderdi.
Hele bizim çocukluğumuzda başlayan bir uygulama çocuk felci aşısı. Ağızdan çocuk felci aşısı ilk olarak ülkemizde 1963 yılından beri düzenli uygulanmaya başlandı. Bize okullarda şekerle çocuk felci aşısı verirlerdi. Çok keyifli bir anı tabii hepimiz için. Diliyoruz ki ileride çocuklarımıza da böyle güzel aşılar sunarız.
İşte onların sevdiği meyvelerle, sevdiği gıdalarla aşılarını yaparken güle oynaya aşılara gelirler. Şu anda hiç kimse güle oynaya aşıya gitmiyor. Özellikle de erişkinler aşıdan kaçıyor. Çünkü çocukluğumuzdaki anılar nedeniyle. Bir de dayanamam, sen götür, sen götür, yok ben yapamam, sen götür gibi durumlarda söz konusu.
Bir de o var tabii. Doğru haklısınız. Veya aşı yapılırken mümkünse kimse bulunmamayı tercih ediyor. Ama şu anlattıklarınıza göre bir anlık belki canı acıyacak, bir anlık ağlayacak. Belki birkaç dakika, belki en fazla herhalde yarım saat ağlayabilir diye düşünüyorum.
O kadar bebekler çok güçlüler yok. Hayır şöyle o anda bir ağlıyorlar ama ondan sonra işte birazcık aşılara bağlı olarak birazcık işte yan tesirler olabiliyor. Biraz kolu şişeyebiliyor veya aşı yapılan bacakta şişlik olabiliyor, kızarıklık olabiliyor, ağır oluyor. O kolunu, o bacağını oynatamayabiliyor. Veya biz dokunduğumuzda ağlamaya başlıyor.
O daha üzücü oluyor tabii anne baba için. Ama sonuçlarına bakarsak, bizi neden koruduğuna bakarsak hiçbir şey değil. Tabii ki. Yani sırf çocuğumuz ağlayacak diye bunları atlamamak mümkün değil. Ki önümüzdeki programlarda inşallah kısmet olursa tek tek bu hastalıklar nelerdir yapılmadığı takdirde,
nelerin bizi beklediğine dair fikir sahibi olabilmemiz adına sizden tek tek bunları bize açıklamanızı rica edeceğiz. Ama bu haftaki programımızda çocuk aşıları hakkında genel bir fikrimiz olsun diye şöyle bir hatırlatalım mı Sayın Çakmak? Daha doğar doğmaz dedik ki hepatit B aşısıyla tanışıyoruz. Bu yeni doğan sarılığı değildir. Hepatit B de sarılık olarak biliniyor ama yeni doğan sarılığıyla karıştırılmaması gereken çok mühim bir şeydir.
Bu yüzden doğar doğmaz çocuğumuzda. Tabii bu mikrobik bir hastalıktır. Bulaşıcı bir hastalıktır. Tabii tekrarı var. 6 yaş civarı tekrar edilecek demiştiniz.
Verem aşısı, ikinci yapılan aşı ve üçüncü kalemde de beşli karma aşısından bahsettik. Bunun dışında yaptırmamız gereken, bizim takip etmemiz gereken. Şunu da söyleyelim dinleyicilerimize. Sağlık ocakları da bu işi o kadar güzel, profesyonelce yönetiyorlar ki. Aman aşınız var, günü gününe takip ediyorlar.
Biz de aynı hassasiyeti gösterirsek zaten çok kolay çözülebilecek bir şey ama fikir sahibi olmamız açısından bunun dışında yeni doğduğundan itibaren bebeğimiz hangi aşıları rutin olarak yaptırmamız gerekiyor? Lütfen sizden dinleyelim. Çok teşekkür ederim. 6. aya kadar geldik sizin özetlediğiniz gibi. Doğdu, hepatit B yaptık.
Birinci ayda hepatit B'nin ikinci dozunu yaptık. Bebeğimiz iki aylık oldu. Verem aşısı beraberinde beşli karma, dipteri, boğmaca, tetanos, çocuk felce, halk arasında menajit diye bilinen aşı ve zatürre aşısı diye bilinen aşı. Yani üç tane aşı oldu bebeğimiz ama bu üç aşının içinde çok daha fazla aşı verildi. Yani çok daha fazla mikroba karşı aşılanmış oldu.
Yani gelişen bilim ve teknolojinin yararı olarak üç aşı yapmış olsak bile çok sayıda aşı yaptık. Ve bebeğimizi üçüncü ayına getirdik. Üçüncü ay şu anda Sağlık Bakanlığımızın uygulamasında dipteri, boğmaca, tetanos, çocuk felce, menajit aşısı, dördüncü ve altıncı ayda zatürre aşısı dediğimiz aşıyla beraber tekrarlanıyor. Altıncı ayda bebeğimiz tekrar hepatit B'sinde oldu. Yani bebek ikinci ayda ve altıncı ayda üç aşı birden oldu pek çok hastalığa karşı.
Ve her şey yolunda gidiyor. Bebeğimiz büyüdü. Eğer kızamık hastalığı görünülüyorsa o dönemlerde o zaman altı ay ile bir yaş arasında dünyanın her yerinde altı ay bir yaş arasında kızamık aşısının tekrarı öneriliyor. Ama altı ay bir yaş arasında yaptığımız kızamık aşısı tek başına yeterli olarak görülmüyor. Mutlaka bir yaşında kızamıkçık kabakulak aşısı olarak tekrar arzu ediliyor.
Kızamık kızamıkçık kabakulak. Yalnız burada ailelerin kızıl hastalığıyla kızamık kızamıkçık kabakulak hastalığını sanki aynı aşı içindeymiş gibi algıladığını gözlüyoruz. Halbuki kızıl hastalığının ne yazık ki aşısı yok. O daha önceki programlarımızda görüştüğümüz beta dediğimiz halk arasında beta diye bilinen streptokok enfeksiyonlarının sonucunda olan bir döküntüdür ve maalesef aşısı yoktur. O nedenle mutlaka boğaz kültürü alınsın diye tekrar tekrar söylüyoruz sonunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarımıza.
Çünkü beta dediğimiz mikrobun gösterilmesinin en kaliteli yolu boğaz kültürüdür. Hiç kuşkusuz ki klinik bulgular da çok kıymetlidir. Bazen boğaz kültüründe gösterilemese bile çünkü çok erken dönemde alınış olabilir boğaz kültürü eğer gösterilemiyorsa veya uygun bir teknikle olmamıştır. Her nedense boğaz kültüründe gösterilemese bile eğer klinik olarak kızıla benziyorsa mutlaka tedavi edilmelidir. Çünkü kızıl hastalığı streptokoklarla oluşan bir hastalıktır ve bu hastalığın ciddi yan etkileri olabilir bebeklerde.
Özellikle böbrek iltihabı gibi halk arasında nefret denilen hastalığa zemin hazırlayabilir. O nedenle kesin kesin tedavisi gerekmektedir ve maalesef aşısı yoktur. Ama kızamık kızamıkçık kaba kulak hastalığının aşısı vardır. Çok güzel koruyuculuğu olan bir aşıdır. Ve 4-6 yaş gibi tekrar önerilmektedir.
Çünkü ömür boyu koruduğu zannedilse de ömür boyu korumadığı zaman içinde görülmüştür. Sayın Çakmak burada ben bir şey sormak istiyorum. Konumuz kızıl hastalığı değil ama o da çok önemli bir başlık. Kızamıktaki gibi kızamık hastalığında demiştik ki tedavi edilmiyor. Sadece yan etkileri tedavi edilmeye çalışılıyor.
Kızılda direkt hastalığın tedavisi mümkün mü? Çünkü kızamıkçık kaba kulak hastalığı virüs hastalığıdır. Ve onların tedavisi yok gibi. Yani onlara özel olarak tedavi yok. Halbuki kızıl hastalığı betalar yani mikrobik bir hastalık olduğu için, bakterilerle oluştuğu için
onların antibiyotiklerle tedavisi mümkün. O nedenle mutlaka tedavi edilmesi gereken bir şeydir. Peki bunun dışında devlet eliyle yapılan aşılar var ama onun dışında bizim takip edebileceğimiz, özel olarak talep edebileceğimiz aşılar da var. Su çiçeği mesela.
Gene su çiçeği aşısı 1 yaşında çocuklarımıza Sağlık Bakanlığımızın uyguladığı aşılardan. 1 yaşına kadar uygulanmayan bir aşı var. Rotavirüs dediğimiz bir aşı. Bu rotavirüs aşısı özellikle bebeklerde çok şiddetli ishallere yol açabilen rotavirüs adındaki bir mikroba karşı, bir virüse karşı geliştirilmiş bir aşı.
Oldukça güzel bir aşı. Bunun da yapılmasını öneriyoruz. İkinci ayda yapılmaya başlanıyor. Çeşitli takvimleri var. Bir grup 2 kere yapılsın, bir grup 3 kere yapılsın diye aşının cinsine bağlı olmak üzere öneriyor.
Ama bebeklerin bu aşı olmasına yani 2 de olsa bizim için yeterli. Hatta bir kez bile olsa yeterli. Çünkü çok şiddetli ishallere seyredebilen, bebeklik çağında ciddi su kaybı ve ishale yol açabilen hastalıklara karşı koruyan bir aşı. Şu anda Sağlık Bakanlığımızın aşı programı içinde olmayan bir aşı. Gene 1 yaşa kadar önerilen bir diğer aşı var.
Menejit aşısı diye halk arasında bilinen bir diğer aşı. Bu hani 5'li karmanın içinde ditleri, boğamaca, tetanos, çocuk felci ve menejit dediğimiz aşı diye geçen bir 5'li karma aşımız var. Ondan farklı bu. Meningo kok diye bir aşı. O mikroba karşı gelişen bir aşı.
Bu maalesef çok tehlikeli bir mikrop. Hangi mevsimde en sık görülüyor? Haç mevsiminde çok sık görülüyor. Çünkü hacca giden kişiler gitmeden önce bu hastalığa karşı aşılı gidiyorlar. Dolayısıyla kendileri geçirmiyor.
Ama onların olduğu aşı, meningo kok ailesinin belli fertlerine karşı hazırlanmış bir aşı. O fertlere karşı direnç kazanıp gidiyorlar. Ama haç sırasında çok büyük kalabalığa girdikleri için orada diğer kişilerden, aşılı veya aşısız kişilerden o mikrobu alıp kendileri hasta olmadan getirip etrafa taşıyabiliyorlar. Buna taşıyıcılık diyoruz. Bunu taşıyabiliyorlar ve özellikle de küçük çocuklarımızda da o mevsimlerde bu mikrobun görülme ihtimali artıyor.
O nedenle 9. aydan sonra çok ilginç bir yaş aralığı var. 9 ay 55 yaş gibi bu aşının uygulandığı. Piyasada çeşitli aşılar var ama tercih edilen uluslararası lisansı olan bir tane aşı var. O aşının uygulamasında 9 ay yani 2 yaşından önce bebek aşılanmaya başlıyorsa 2 doz yapılması öneriliyor. Ama 2 yaşın üzerinde yapılıyorsa o zaman tek doz yapılması yeterli bulunuyor.
Ama blue çağında yani ergenliğe geldiğinde tekrar öneriliyor. Çünkü onun da daha dirençli olması ve bağışıklık sisteminin daha güçlü olması unuttuysa bunun bir yabancı olduğunu vücudumuza hatırlatılması amacıyla. 1 yaşında geldi bebeğimiz kızamık kızamık çık kaba kulak su çiçeği hastasına karşı aşılandı. Su çiçeği aşısında dikkat edilmesi gerekenlerden bir tanesi ve kızamık kızamık çık kaba kulakta. Bunların canlı aşılar olması yani mikrobun kendisini çok az miktarda iyi bir şekilde hazırlanmış ve çok az miktarda mikrobun kendisini veriyoruz.
Kendisini verdiğimizde her zamankinden farklı olarak belki vücutta şişlik ağrı yapmıyor ama birkaç gün içinde genellikle birinci hafta civarında çocuklarımızda hafif bir ateş, hafif bir nezle hali ve hafif bir öksürük hatta döküntü yapabiliyor. Öyle olduğu dönemde özellikle evde hamile varsa veya çevrede hamileler varsa veyahut da bu hastalığı geçirmemiş kişiler varsa onlardan uzak tutulması öneriliyor. Aynı zamanda su çiçeği aşısı olan kişilerin aspirin ve benzeri ilaçları kullanmaması önerilenler arasında.
Mesela bazı kremler var içinde salisilik asit dediğimiz aspirin maddesi var. Bebekler çok sık düşüyor doğal olarak eğer bu içinde aspirin içeren kremden bebeğe sürüyorsak o da ciltten eminebiliyor ve bazı yan etkiler olabiliyor ama bu yan etkiler ciddi yan etkiler olduğu için aspirini kesinlikle bu süreçte kullanılmaması. Yani bir ay kadar aşılar bir ay kadar süreyle aspirin ve benzeri ilacın kullanılmasını öneriyoruz su çiçeği aşısı olan çocuklarımıza.
Gene eğer ailede su çiçeği geçirmemiş kişiler varsa birlikte aşı olmalarını da öneriyoruz. Erişkinlerin aşılamaları biraz daha yoğun olabilir. Eğer kızamık kızamıkçık kaba kulak hastalığını geçirmemişse ve aşılı değilse su çiçeği hastalığını geçirmemiş ve aşılı değilse onlara iki kez yapılması öneriliyor bir ay arayla. Onun dışında çocuklarımıza uyguladığımız aşılardan bir tanesi de hepatit A aşısı. Bu halk arasında çok yaygın olarak çok iyi bilinen sarılık hastalığına karşı yapılan bir aşılama.
Sarılık hastalığı çocukluk çağında kolay geçirilen bir hastalık diye bilinse de çok ciddi kusmalara, ishal gibi ciddi bir sonun yola enfeksiyonu geçiriyormuş gibi bebeğimizi, çocuğumuzu düşkünleştiren bir hastalık olması nedeni de aşılamanın yapılmasına yarar var. Yine Sağlık Bakanlığımız bunu 1,5 ve 2 yaş olmak üzere 2 dozda yapıyor. Zaten önerilenler 1. yaştan sonra yapılabilir ve 6 ay ile 1 yaş arasında yani 1 yıl içinde yani 6-12 ay içinde de 2. dozun tekrarı öneriliyor.
Çocuğumuzu 1 yaşında kızamık kızamık çık kaba kulak, su çiçeği ve o zatüre dediğimiz aşıyla Sağlık Bakanlığı programı dahilinde aşılıyoruz. Sonra 1,5 yaşında tekrar dipteri boğmaca, tetanoz, çocuk felci menajit denilen mikropları içeren 5'lik karma aşısıyla da aşı yapıyoruz. Hepatit A'yı bu arada uyguluyoruz. 2 yaşında da hepatit A'yı tamamladıktan sonra hemen hemen aşı programını tamamlamış oluyoruz. Bu arada arzu eden ailelere gene rotavirüs aşısını 2. ayda ve 9 aydan sonra da menajit aşısını çok ciddi seyirli bir hastalıktır.
O hastalığın aşısını öneriyoruz. Ki detaylarıyla önümüzdeki günlerde dinleyicilerimizle bunları aktaracağız. Bir programın daha sonuna geldik Sayın Çakmak. Çok çok teşekkür ediyoruz aktardıklarınız için. Biz size çok teşekkür ederiz Ayşe Hanım.
Çünkü aşılamalar insan sağlığının en can alıcı noktaları ve biz hekimleri de en yüz güldüren tarafı. Çok sağ olun. Değerli anne ve babalar, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir nesil yetiştirme konusunda yol gösterici olmaya çalıştığımız programımızı bu haftada noktalıyoruz. Mikrofonda ben Ayşe Yücel. Merak ettiklerinizi biz sorduk.
Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız doçent doktor Sayın Fatma Nur Çakmak cevapladı. Haftaya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Görüşüncüye de gesenlik ve mutluluklar diliyoruz. Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele.
Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele.
Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele.
Sağlıklı bebekler için el ele. Sağlıklı bebekler için el ele.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.