Çocuklarda ve Gebelikte Tansiyon
Çocuklarda ve Gebelikte Tansiyon
Çocuklarda ve Gebelikte Tansiyon
Çocuklarda yüksek tansiyon genellikle altta yatan bir kalp ya da böbrek hastalığının işaretidir; iki yaşına kadar en az bir kez ölçülmesini öneriyorum. Gebelikte tansiyon takibinin neden hem anne hem bebek için hayati olduğunu anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
İki yaşına gelen her çocuğun tansiyonunun en az bir kez ölçülmesini öneriyorum. Çünkü çocukluk çağındaki tansiyon problemleri, erişkinlerde olduğu gibi genellikle sinirsel ya da üzüntüyle ilişkili değildir; çoğunlukla altta yatan ciddi bir hastalığa işaret eder. Bunların başında kalp hastalıkları gelir. Bazı böbrek hastalıkları da tansiyon problemine yatkınlık oluşturur; özellikle bebeklik çağında geçirilip iyi takip ve tedavi edilmemiş idrar yolu enfeksiyonları, geriye kaçak dediğimiz olaylara ve böbrek hasarına yol açarak ileride tansiyon sorunu olarak karşımıza çıkabilir. Bazen bir çocuğun geçmişte idrar yolu enfeksiyonu geçirdiğini, ilk kez tansiyon yüksekliğiyle fark ederiz.
Beyaz Önlük Tansiyonu ve Doğru Ölçüm
Çocuklarda "beyaz önlük tansiyonu" dediğimiz bir durum var: çocuk daha önce aşı olmuş, kan verdirmiş ya da hastalanıp tedavi görmüşse, beyaz önlüklü birini gördüğünde korku ve kaygıyla anlık bir tansiyon yükselmesi yaşayabilir. Bu normaldir. Ama tansiyon yüksekliği fark edildiğinde mutlaka yakın takip gerekir; ev içinde ya da yakınları tarafından tekrar tekrar ölçülmesi istenebilir. Tansiyon problemi olan bir çocuğun hem çocuk kalp hem çocuk böbrek hastalıkları uzmanları tarafından görülmesi gerekir.
Önemli bir teknik ayrıntı da şu: çocukların tansiyonu, yetişkinlerde kullandığımız cihazlarla değil, onların bedenlerine uygun manşonlarla ölçülmelidir. Prematüre bir bebekte manşon neredeyse serçe parmağımız kadar küçük olabiliyor; çocuk büyüdükçe manşon büyüklüğü de değişiyor. Küçük bir manşonla ölçüm yapılırsa tansiyon olduğundan yüksek, büyük bir manşonla ölçülürse olduğundan düşük ya da yanıltıcı şekilde normal çıkabilir.
Gebelikte Tansiyon Neden Bu Kadar Yakından Takip Edilir
Çocukluk çağındaki tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ya da tedavi edilmemiş böbrek sorunları nedeniyle tansiyon ilacı kullanması gereken bir kadının, gebe kaldığında çok daha yakın takip edilmesi gerekiyor. İdeal olanı, kadının gebe kalmadan önce kendi tansiyonunu ve ailesinde tansiyon öyküsü olup olmadığını bilmesidir. Sorun yoksa gebelik normal seyrinde takip edilir; her kontrolde kan şekeri ve tansiyon ölçümü yapılır, bunlar hem anne hem bebek açısından hayat kurtarıcıdır.
Gebelik zehirlenmesi dediğimiz durum, aslında gebelikte görülen tansiyon yükselmesidir. Annenin gebe kalmadan önceki tansiyonuna göre büyük tansiyonun 3, küçük tansiyonun 1,5 birim daha fazla çıkması ya da önceki değeri bilinmeyen bir gebede ilk ölçümün 14'e 9'un üzerinde bulunması bizi dikkatli olmaya davet eder. Bunu beyaz önlük heyecanından ayırt etmenin tek yolu, tansiyonu devamlı takip etmektir: anne daha yataktan kalkmadan, günlük işlere dalmadan ölçülen tansiyon en güvenilir değeri verir.
Gebelik zehirlenmesinin belirtileri arasında baş ağrısı, halsizlik, bulantı-kusma ve özellikle bacaklarda, ayaklarda ödem sayılabilir. Doktor bu şikayetlerle karşılaştığında idrar tahlili ister; idrarda albümin çıkması gebelik zehirlenmesini düşündürür. Bu durumda tuz kısıtlaması önerilir, yakın doktor takibi gerekir, tansiyon çok yükseliyorsa ilaç tedavisi başlanır.
Anne ve Bebek İçin Riskler
Tansiyon kontrol altına alınmazsa anne için baş ağrısı, vücutta yaygınlaşan ödem, hareket azlığı, ilerleyen durumlarda görme ve işitme sorunları, hatta havale gibi ciddi bulgular ortaya çıkabilir. Bebek açısından da annenin bozulan kan dolaşımı, bebeğe giden kanın akışkanlığını bozar; bu da bebeğin dokularının yeterince gelişememesine, beyin gelişiminin etkilenmesine yol açabilir. Bu bebekler genelde beklenen kilodan daha düşük, cildi pürüzsüz değil buruşuk doğar, çünkü yeterince oksijenlenip kanlanamamıştır. Kan şekeri düşüklüğüne ve kemik gelişiminde aksamaya da yatkın olabilirler.
Hamilelikte yapılan ultrason bazen bebeğin böbreğinde ya da kalbinde doğumdan sonra yakından izlenmesi gereken bir durumu ortaya koyabilir; heyecanla bu uyarıyı atlamamanızı, doğumdan sonra mutlaka doktorunuza hatırlatmanızı öneririm. Kalple ilgili şüpheli bulgularda bebeğin tam teşekküllü bir hastanede doğması, gerekirse anında müdahale edilmesi çok önemli. Bu yüzden sık kullandığımız bir söz var: en iyi bebek nakli anne karnındaki nakildir. Yani sorun beklenen bir gebelikte, doğum gerçekleşmeden önce anneyi bebeğiyle birlikte tam teşekküllü bir hastaneye ulaştırmak, doğumdan sonra hasta bir bebeği nakletmekten çok daha güvenlidir; çünkü anne karnı bebeği hâlâ besleyen, oksijenleyen en güvenli ortamdır. Tansiyonu kontrol altına alınamayan gebeliklerde bebeğin birkaç hafta erken doğuma yönlendirilmesi de bu yüzden gerekebiliyor.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programımızdan sevgiyle saygıyla selamlıyoruz sesimizin ulaştığı herkesi, sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ettiğimiz çocuklarımızın sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum oluşturmalarını hayal ediyoruz ve bu hayali program boyunca bize kulak veren dinleyicilerimizle birlikte gerçekleştiriyoruz. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı Doçent Doktor Sayın Fatma Nur Çakmak bu hafta da bizlerle birlikte.
Sayın Çakmak hoş geldiniz merhaba. Merhaba Ayşen nasılsınız? Çok teşekkür ederim iyiyim. Daha bir iyiyim. Neden? Bu hafta. Çünkü geçen hafta bana bir soru sormuştunuz.
Ne dedim? Alpçıların tansiyonunu ölçtürdünüz mü demiştiniz. Aaa ölçtürdünüz mü yoksa? Ben şaşırmıştım. Hayır demiştim. Evet. Aaa ne kadar güzel. Ellerinize sağ ol.
Dilerim ki bütün anne babalar da bu programı dinliyorlardır. Çünkü iki yaşına gelen bütün çocuklarımızın tansiyonunu ölçülmesini istiyoruz. Duyarlılığınız için de size çok teşekkür ederiz. Ben çok teşekkür ediyorum. Işık tuttunuz hayatıma bir kere daha. Bu çok önemli bir şey.
Çünkü özellikle çocukluk çağının tansiyon problemleri erişkinlerde olduğu gibi sinirsel, üzüntüyle ilişkili değildir. Genellikle altta yatan bir ciddi bir hastalık vardır. Bunların başında da kalp hastalıkları vardır. O nedenle eğer bir çocuk daha önceki kontrollerinde tansiyon yönünden takip edilmemişse mutlaka iki yaşında hiç olmazsa bir kez tansiyonun ölçülmesi öneriliyor. Gene bazı böbrek hastalıkları tansiyon problemlerine yatkınlık oluşturmaktadır.
Özellikle idrar yolu enfeksiyonları, bebeklik çağında geçirilen idrar yolu enfeksiyonları iyi takip ve tedavi edilmemişse geriye doğru kaçak dediğimiz olaylar ve böbrek hasarına yol açacağından onların da tansiyon problemlerine yatkınlıkları oluşmaktadır. Ve ileriki yaşlarında da tansiyon sorunlarıyla karşımıza gelmektedir bu çocuklarımız. Hatta bazen ilk bize başvuruşlarında idrar yolu enfeksiyonu geçirdiğini o şekilde fark ederiz.
Tansiyon problemiyle fark ederiz. Çünkü ciddi böbrek hasarı yapar. O nedenle böbrek iltihapları, idrar yolu iltihapları çocukluk çağında çok kıymetlidir. Çok yakından takip edilmelidir. Ve böbrek hasarlarına engel olacak izlemler gerekmektedir.
Çocukluk çağındaki tansiyon problemleri erişkinlerin tansiyon problemlerine de yol açıyor. Yalnız başında dedim ki çocuklarımızın tansiyon problemleri erişkinlerindekinden farklı olarak genellikle altta yatan bir hastalık hakkında bizi uyarmaktadır diye. Yalnız beyaz önlük tansiyonu diye bir şey var. Ne diyor? Çocuklarımız bizi gördüklerinde yani beyaz önlüklü bir kişi ona yaklaştığında hiç tanımadığı bir kişi.
Üstelik de biraz da can acıtıcı deneyimleri olduysa işte daha önceden aşı yapıldı, kan alındı. Veya hasta olup gidip orada tedavisine olduysa. Çeşitli kaygılar ve korkular yaşayarak anlık tansiyon yükselmeleri olabilir. O da normal bir şey. Ama eğer tansiyon yüksekliği fark ediliyorsa o zaman mutlaka yakın takip gerekiyor.
Yani ev içinde takip gerekebilir veyahut da işte daha yakın olan kişiler tarafından çocuğumuzun tansiyonu ölçülmesi gerekebilir gibi. Ama mutlaka tansiyon problemi olan bir çocuğun hem kalp hastalıkları hem de böbrek hastalıkları çocuk böbrek ve kalp hastalıkları uzmanları tarafından görülmesi lazım. Ve çocuğun tansiyonu normal yetişkinlerin tansiyonunu ölçtüğümüz cihazlarla değil onlara uygun onların bedenlerine uygun cihazlarla ölçülmesi gerektiğini söylemiştiniz.
Kesinlikle. Mesela prematüre bebeklerin hastanede bakım aldıkları dönemde yani hastanede bakım alan her bebek ve çocuk zaten tansiyondan yakın takip altında oluyor. Ama mesela prematüre bebeğin neredeyse serçe parmağımız kadar tansiyon aletleri var. Koluna sardığımız manşon dediğimiz parçası bir küçük parmak kadar olabiliyor. Veyahut da işte biraz daha büyüyünce yavaş yavaş daha kalınlaşıyor bu manşonun büyüklüğü gibi boyutları değişecek şekilde tansiyon aletleriyle ölçüyoruz çocuklarımızın tansiyonlarını ki doğru sonuç alalım.
Çünkü eğer küçük tansiyon aletiyle ölçülürse o zaman yüksek bulunabilir veyahut da çok büyüklüğü ölçülürse de o zaman normalden daha düşük bulunabilir. Veyahut da yanıltıcı olarak normal bulunur. Halbuki çocuğumuzun yüksek tansiyonu vardır iyi bir ölçüm yapılmadığı için. Peki bu çocuklardaki tansiyonun temellerinin acaba gebelikte yaşanan tansiyon problemleriyle ilgisi var mı? Ben yanlış anlamadıysam annenin yaşadığı tansiyon problemleri çocuğumuza tansiyon hastalıklarına yol açabilir mi?
Yol açabilir mi evet. Yahut da tam tersi de olabilir mesela. Annenin yaşamış olduğu çocuklukta yaşamış olduğu sorunlar tansiyon problemi yapmış olabilir. Ve dolayısıyla gebelikte gebelik sihirlenmesi dediğimiz sonuçlarla karışabilir. Eğer bir çocuğumuz çocukluk çağında tabi ki burada kız çocuklarımızdan bahsediyoruz.
Tekrarlayan idrar dolu enfeksiyonları geçirdi. Ve demin bahsettiğimiz gibi böbrekleri etkilendi ve tansiyon problemleri oldu. Veyahut da çocuğumuzun başka bir nedenle işte altta yatan başka hastalıklar bu iyi takip edilmemiş şeker hastalığı olabilir. Bazı damar hastalıkları olabilir. Veya kalp hastalıkları olabilir.
Gibi herhangi bir nedenle kız çocuklarımızın bir tansiyon problemi olmuşsa. Ve tansiyon ilacı kullanmasını gerektiriyorsa gebelikte daha yakın takip edilmesi lazım. Zaten gebelikte hani mutlaka belli aralarla takip edilmesi gerekiyor. Ve mutlaka tansiyon takibi gerekiyor. Ama ideali anne daha hamile kalmadan önce tansiyon probleminin olup olmadığının bilinmesidir.
Veya ailede hem annenin hem babanın ailesine tansiyon problemi olup olmadığının bilinmesidir. Eğer hiçbiri yoksa annede babada ve annenin babanın yakınlarında tansiyon problemi tarif edilmiyor. Mesele yok o zaman. Gebeliğe devam ediyor. Ama bu dönemde annenin her gebelik kontrolüne gidişinde ultrason çektirmek hani ailelerin çok hoşuna gidiyor ama daha basit olarak.
Kan şekeri takibi var ve kan basıncı takibi yani tansiyon takibi var. Çünkü bunlar aslında hem anne hem bebek açısından hayat kurtarıcı şeyler. Gebelik zehirlenmesi denilen şey Ayşe Hanımcığım gebelikteki tansiyon yükselmeleridir. Nasıl yükselme? Annenin hamile kalmadan önceki değeri neyse büyük tansiyon dediğimiz tansiyonun 3 daha fazla olması.
Mesela annenin tansiyonu onlar da seyrediyordu. 10'a 6 diyelim. Normalde gebe kalmadan önceki tansiyonu buydu. 10'a 6 idi. Küçük tansiyonu 1,5 büyük tansiyonu 3 daha fazla olursa anlamlı oluyor.
Yani annenin tansiyonu 13'e 7,5'u bulduğu anda hmm diyoruz dikkatli olmamız lazım. Çünkü annenin tansiyonu normalden yükselmiş. Büyük tansiyonu normale göre 3 küçük tansiyonu normale göre 1,5 daha fazla çıkıyor. Yahut da annenin daha önceki tansiyonlarını bilmiyorduk. Yani annenin 10'a 6 gibi bir tansiyon olduğunu bilmiyorduk.
İlk defa anne adayının tansiyonu ölçülüyor gebelik sırasında. O zamanki tansiyonu eğer 14'e 9'un üzerindeyse buna yüksek tansiyon diyoruz. Dikkatli olmaya davet ediyoruz anneleri ve babaları. Yani bundan sonra daha yakından tansiyon takip edilecek. Ne kadar yakından?
Annenin gerçek tansiyon değerini öğrenene kadar. Hani nasıl çocuğumuzda beyaz yönlük tansiyon dediğimiz bir şey var. Biraz kaygılandı, korktu işte doktora gitti hamile hanım. Aa dedi bebeğimi göreceğim çok heyecanlı ultrasonda seyredeceğim. Ay bir kan verilecek veya işte aşı olacak gibi.
Çeşitli nedenlerle anne heyecanlandı. Biraz tansiyonu yüksek çıktı. Onu acaba gerçekten anne heyecanlandığı için mi yüksek çıktı? Yoksa annenin tansiyonu yüksek mi? Ayırt etmenin bir tek yolu var.
Devamlı tansiyonu takip. Ne yapacağız? Yataktan çıkmadan önce anne daha yataktan kalkmadan önce tansiyonu ölçülecek. Veya hadi yataktan kalktı ama oturur pozisyondayken tansiyonu ölçülecek. Yani anne günlük ev işine dalmadan, kahvaltısını yapmadan anne adayının tansiyonu ölçülecek.
Ve onda da gene eski tansiyonlarına göre büyük tansiyonu 3, küçük tansiyonu 1,5'tan fazlaysa veya hiç tansiyonu ölçülmemiş bir hanımın 14'e 9'un üzerindeyse tansiyonu mutlaka doktorla ilişki içine girecek ki acaba benim tansiyonum yüksek mi değil mi? Bu yönden gebeliğim nedeniyle acaba gebelik zehirlenmesine mi gidiyorum diye takip edilsin. Anne adayına ne gibi şikayetler olabilir eğer gebelik zehirlenmesi gibi bir şey varsa?
Bir defa baş ağrıları olabilir. Ondan sonra halsizlik olabilir. Ve beraberinde bulantı, kusma gibi hamilelikte de rastlanabilen bazı şikayetler olabilir. Veyahut da annenin özellikle bacaklarında, dizden alt kısımlarda, ayaklarda ödemde. Ve bunlar doktor kontrolüne gidilip iletildiğinde doktor idrar tahli isteyecektir.
İdrarında halk arasında idrarında albümün çıkmış diye bir bilgi vardır. Bu bilgiyi rastladığımız anda annenin gebelik zehirlenmesinden kabaca bahsedilebilir. Bir defa mutlaka tuz kısıtlanması öneriliyor annelere. Yakın doktor takibi gerekiyor. Eğer tansiyonu çok yükseklerde gidiyorsa tansiyon ilacı tavsiye ediliyor ve kullanması öneriliyor.
Bu neden önemli? Bir defa annenin kendi sağlığı açısından çok önemli. Çünkü annenin hamilelik sırasında tansiyonun giderek yükseliyor olması demin söylediğimiz gibi işte baş ağrıları yaptı. Vücudunda şişlikler yaptı. Önceleri ayaklarında ve bacaklarında olan şişlik giderek bütün vücudunda yayılmaya başladı.
Hareketsizlik arttı. Çok haklısınız. Artı çok daha ciddileştiği anda görme problemleri, işitme problemleri ve hatta havale geçirme gibi ciddi annede ciddi şikayetler ortaya çıkabiliyor. O nedenle mutlaka ve mutlaka bunu göz ardı etmiyoruz. Mutlaka hamile hanımlar tansiyonlarını yakından takip ettiriyorlar.
Her gebelik kontrolü gidildiğini ölçülüyor. Yüksek bulunduğu anda da ileri tetkikler ve yakın takip gerekiyor. Diyelim ki anne bu açılardan kontrol altında. Peki neden bebek açısından da bu önemli? Doktor takibinde anne gidiyor ama annenin tansiyonu bozulduğu anda yani kan basıncı bozulduğu anda kan dolaşımı bozuluyor annenin.
Kendi kan dolaşımı bozulduğu gibi bebeğinin kan dolaşımı da bozuluyor. Bebeğinin kan dolaşımı o eski akıcı hali kalmıyor. Daha ağır akan bir kan haline geliyor. Çünkü içindeki bazı maddeler nedeniyle. Anneden geçen hormonlar ve bazı maddeler nedeniyle.
Ve bu akışkanlığının bozulmuş olması bebeğin dokularının iyi gelişmemesine yani yeterince büyüyememesine yol açıyor. Bebeğin beyin gelişimini bozuyor. Dolayısıyla zeka problemlerine yol açıyor. Bu tür annelerden doğan bebekler daha cılız olurlar. Yani beklenen kilodan daha düşük olurlar.
Ve bunların ciltleri o bebeklerin o pes pembe güzel pürüzsüz ciltleri değildir. Onların daha buruşuktur. Daha yaşlı cildine benzeyen buruşuk ciltleri vardır. Çünkü yeterince oksijenlenememiştir. Yeterince kanlanamamıştır.
Yeterince canlanamamıştır. Bebek. O nedenle düşük kilolu doğarlar. Yeterince oksijenlenemeden doğarlar. Bunların kan şekerleri de tıpkı gebelik diabetinde olduğu gibi şeker düşüklüklerine yol açabilir.
Bebeklerin kemik dokuları çok iyi gelişmez. Kalsiyum dengeleri bozulmuştur. O nedenle mutlaka ve mutlaka hem anne hem bebek sağlığı açısından bu gebelik zehirlenmeleri ciddi sorundur. O nedenle mutlaka hamile olmadan önce anne adaylarının tansiyonlarını bilmeleri gerekir. Ve aynı zamanda hamilelik sırasında yakın tansiyon takibi gerekmektedir.
Sayın Çakmak şimdi düşünüyorum da 9 ay hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor başlarda. Ama oldukça da kısa bir süreymiş. Sonuçta bir damladan etiyle kemiğiyle o dokularıyla bütün organlarımızı düşündüğümüzde bir insan yavrusu 9 ay içerisinde şekilleniyor. Mucizevi bir şekilde. Hakikaten mucizevi.
İnsan düşündükçe şaşası geliyor. Neden bu kadar az hastalık oluyor değil mi? İnsan nasıl bu kadar sağlıklı doğabiliyorlar? Çok güzel bir lütuf. Dediğiniz gibi anne adaylarının çok dikkatli olması gerekiyor.
Baba adaylarının da öyle. Eşlerine çok yardımcı olmaları gerekiyor. Ve tabii ki ailenin diğer fertleri büyük anneler, büyük babalar da hem oğullarına hem kızlarına bu konuda destek olmalılar ki ikisi de sağlıklı olabilsin. Yavrularına sağlıklı bir şekilde kavuşabilsinler. Çünkü ne yazık ki dünyada hala anne ve bebek ölümlerinin önemli bir oranda etkili olanı bu tansiyon problemleri.
Ve bunun da nedenlerinin bir tanesi maalesef kız çocuklarımızın bebeklik döneminde ve çocukluk döneminde geçirdiği idrar yolu iltihaplarının iyi ve yakın takip edilmemiş olması ve iyi tedavi edilmemiş olması. Onun sonucunda kendi tansiyonu yükseliyor ve sonuçta hamilelik biraz daha ciddi bir hamilelik haline geliyor. Tabii çok tatsız bir şey. Neticede bebeğimiz bir takım zararlar alarak dünyaya maalesef hani bir sıfır yenik doğdu derler ya tabiri caizse.
Doğru. O şekilde dünyaya geliyor ama gelemeyen bebekler de olabiliyor bu nedenle değil mi? Doğru. Çok haklısınız. Maalesef bunların bir kısmı çok sağlıklı doğmadığı için çok iyi olmayan koşullarda kaybediliyorlar maalesef. Veyahut da sağlıklı doğmuyor ama hani bir şekilde tıbbi bakım alıyor bir şekilde toparlanmaya çalışıyor ama yeterince toparlanamayabiliyor. Veyahut da çok ehileler de sağlıklı bir şekilde hayatına dönebiliyor.
Sizin başta sorduğunuz bebeği nasıl etkiler bu olay? Eğer ailede tansiyon problemi yapan başka nedenler varsa eğer bunlar da genetik nedenlerse bebeği o şekilde etkileyebiliyor. Mesela ailede idrar yolu iltihabı geçirmiş biri varsa bu hem anne hem baba tarafında olabilir. Böyle bir şey varsa bu konuda hekimlerin bilgilendirilmesine yarar var. Çünkü eskiden ultrason yoktu bizim ilk öğrencilik yıllarımızda hatta asistanlık yıllarımızda ülkemizde yoktu ve dünyada da yeni yeni kullanılan hastalara zararlı mı yararlı mı tartışması olan bir yöntemdi ultrasonografiyle incelenmesi.
Ama şu anda biliyoruz ki ultrason çok güzel bir yöntem. En zararsız, en ekonomik, en pratik yöntemlerden biri. Hamileyken kaç kere bebeğe ultrason yapılıyor. Ve o sırada deniyor ki mesela sizin bebeğinizin böbreklerinin doğumdan sonra biraz daha iyi takip edilmesi lazım deniyor. Bazen anneler babalar heyecanla bunu atlayabiliyorlar.
Ama anne olur bunu atlamayın. Eğer bir doktor hamileyken sizi bu konuda uyarmışsa sevgili anne ve baba adayları lütfen doğumdan sonra doktorunuza bu konuda uyarın. Veya çok iyi bir doğum doktoru sizi bir kalp doktoruna yönlendirebilir hamilelik sırasında. Bebeğinizin kalbinin biraz daha ayrıntılı incelenmesini istiyorum diye. Lütfen onu da ne yapın yapın yaptırın.
Çünkü önemli olan çocuğumuzun dünyaya sağlıklı gelmesi ise ve sağlıklı doğduğu halde sağlıklı yaşaması ise bunların çok dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi lazım. Şimdi bahsettiğimiz bu tansiyon problemleri eğer kalp kökenli bir hastalıktan oluştuysa bunu daha anne karnındayken teşhis edilmesi mümkün. Ve doğar doğmaz da bebeğin tedavisi mümkün Ayşe Hanımcığım. Öyle olduğu için çocuğumuza bu şansı biz sağlık çalışanları ve aileler olarak hep birlikte vermeliyiz.
Çocuğumuz doğdu hemen nerede doğması lazım bir defa tam teşekkülü bir hastanede doğması lazım. Çünkü bir çocuk diyelim ki kırsal kesimde yaşayan bir aile çocuğunda böyle bir durumdan şüphe edildi. Böbreklerinde bir sorun olabilir dendi veyahut da kalbinde bir sorun olabilir dendi. Belki böbreklerindeki sorun bekleyebilir hastalığın cinsine göre. Oradaki doktor arkadaşımız yönlendiriyor aileyi.
Çok acele gitmenize gerek yok diyor. Ama kalp hastalıkları genellikle hamileyken tespit edilen kalp hastalıkları ciddidir. Ve mutlaka tam teşekkülü bir hastanede doğum yapması ve bebeğin gerekiyorsa anında müdahale edilmesini isteriz. Öyle olduğu için de gene çok iyi bir söz vardır. En iyi bebek nakli anne karnında nakildir.
Yani hamilelikte bebeğin annesiyle beraber anne karnındayken bebeğin nakledilmesi istenir. Sanki olay bebeğin nakli değilmiş gibi görünse de asıl amaç bebeğin nakledilmesidir. Ama hangi koşullarda? Bir defa anne karnı kapalı sıcacık bir ortam. Annesi onun kan dolaşımını hala sürdürüyor.
Yani oksijenlenmesini sağlıyor. Dolayısıyla en güzel nakil anne karnında nakildir. O zaman anneyi en kısa zamanda tam teşekkülü bir hastaneye ulaştırdığımız zaman gebeliğin son haftalarında bebeğin en güvenli koşullarda doğumunu sağlamış oluyoruz. Dolayısıyla da annenin bir an önce tedavi olması, iyi bir bakım alması ve bebek uygun görüldüğü zaman doğumun gerçekleştirilmesi isteniyor. Gene bu eğer annenin tansiyon problemleri yüksek seyrediyorsa, hala kontrol altına anlamıyorsa erken doğum riski yüksek olmasının yanı sıra bebeğin maalesef anne karnında kaybedilme tehlikesi olduğu için birkaç hafta erkenden doğuma yönlendirilmesi gerekiyor.
O nedenle de annenin bir an önce tansiyon problemi olan bir annenin mutlaka anne karnında bebeğiyle beraber nakledilmesini istiyoruz. Hem annenin kurtarılması hem bebeğin erken ve sağlıklı doğması için. Dediğimiz gibi maalesef bu bebekler son haftalara bekletildiği anda çok ciddi sağlık sorunları yaşayabiliyorlar, çok ciddi oksijensiz kalabiliyorlar, kansız kalabiliyorlar ve maalesef anne karnında kaybedilebiliyorlar.
Onun için bir an önce bebeğin ve annenin tam teşekkülü hastaneye nakledilmesi gerekiyorsa da hamileliğin sonlandırılıp doğumun gerçekleştirilmesi arzu ediliyor. Ki sağlıklı bir anne ve sağlıklı bir bebeğe kavuşmak için. Bekletildiği anda o zaman bebek kakasını yapabiliyor. Anne karnındaki hani kakalı doğdu bebek dediğimiz olay olabiliyor. O zaman bebek kakasını yutabiliyor.
O da akciğerlerinde çok ciddi hasara yol açabiliyor. Onun için mümkünse bebeğin en kısa zamanda ulaştırılması gerekiyor. Gene eğer bebeğin başka bir problemi varsa en güzel nakil anne karnındaki nakil. En güzel nakil anne karnındaki nakil. Haftanın sloganı da bu olsun.
Sevgili hocam çok teşekkür ederiz her hafta. Çok hoş bilgiler paylaşıyorsunuz bizimle. Gülümsüyoruz ama çok ciddi mutlaka onlar zihnimizin bir kenarında yer ediyor ve yolumuzu aydınlatıyor. Değerli anne babalar, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği ile birlikte yol aldığımız programımızda yine sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde çocuklarımızı nasıl büyütebiliriz, nelere dikkat etmeliyiz?
Bu soruların yanıtını aldık. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız doçent doktor Sayın Fatma Nur Çakmak merak ettiklerimizi cevapladı. Haftaya yeni soru ve cevaplarla yeniden buluşmak ümidiyle şimdilik Allah'a ısmarladık diyoruz. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Sağlıklı Bebekler İçin El Ele
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.