5 Yaş Altı Ölümler_BM-1
5 Yaş Altı Ölümler_BM-1
5 Yaş Altı Ölümler_BM-1
Birleşmiş Milletler'in dikkat çektiği 5 yaş altı çocuk ölümlerinin yarıdan fazlası önlenebilir nedenlerle oluyor. Türkiye'nin bu konudaki gerçek ilerlemesini ve bir çocuğun hastalığında zaman kaybetmemenin neden hayati olduğunu anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Birleşmiş Milletler, 5 yaşın altındaki çocuk ölümlerine dikkat çekiyor ve dünyada bu ölümlerin azaltılmasını istiyor. Bunun nedeni çok açık: 5 yaşın altındaki ölümlerin yarıdan fazlası önlenebilir nedenlerle oluyor. Biz sağlık çalışanları hep söyleriz, sağlığı korumak hastalığı tedavi etmekten daha kolay ve daha ucuzdur; çağdaş tıbbın asıl amacı da önce sağlığı korumaktır, tedavi gerektiğinde devreye girer.
Türkiye Bu Konuda Gerçekten Şanslı
Birleşmiş Milletler'in verilerine göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında 5 yaş altı ölümleri azaltmakta ikinci sırada yer aldı. Ben asistanlık yıllarımda, yani yaklaşık kırk yıl önce, canlı doğan her 1000 bebekten neredeyse 200'ünü kaybediyorduk. Bugün bu sayı 1000 canlı doğumda 11'e kadar düştü, üstelik bu düşüşün büyük kısmı 2000'li yıllardan bu yana yaşandı. Sağlık Bakanlığımızın hamilelik döneminden itibaren takip sistemini güçlendirmesi, doğumların hastanede yapılmasının artması, doğum sonrası ilk aylardaki bebek bakımının iyileştirilmesi ve aşılamaların yaygınlaşması bu başarının arkasındaki temel adımlar. Elbette hedefimiz sıfır kayıp; bu yüzden çalışmaya devam ediyoruz. Ama bu tabloyu görünce gerçekten şanslı bir milletiz diyorum.
İlk Bir Ay Neden En Kritik Dönem
Bebek kayıplarının en yüksek olduğu dönem doğumdan sonraki ilk ay. Bunun nedeni, bebeğin dünyaya ve aileye, ailenin de bebeğe uyum sağlamaya çalıştığı bu dönemde bebeğin bağışıklık sisteminin henüz zayıf olması ve çevresel etkenlere karşı çok daha savunmasız olması. Bu yüzden bu dönemde ailelerin herhangi bir soruna karşı çok daha dikkatli ve hızlı davranması gerekiyor.
Anne Babanın Sezisini Görmezden Gelmeyin
En iyi çocuk sağlığı ve hastalıkları kitaplarının ilk cümlesi şudur: anneleri ve babaları çok iyi dinleyin. Çünkü anne baba çocuğunu 24 saat, dakikası dakikasına gözlüyor ve bizim açıklayamadığımız bir sezgiyle "çocuğum iyi gitmiyor" dediğinde biz sağlık çalışanları da bunu çok ciddiye almak durumundayız. Bir anne ya da baba çocuğunun iyi olmadığını hissediyorsa, çocuğunu bekletmeden en yakın sağlık kuruluşuna götürmeli.
Bunu somutlaştırmak için bir örnek vereyim: birinci gününü tamamlamış, yani 24 saatlik bir bebekte sarılık çıktığında "aman canım bebeklerde sarılık olur, bir gün daha bekleyelim" demek aslında çok ağır bir gecikme demektir. Çünkü 24 saatlik bir bebek için bir gün beklemek, yirmi yaşındaki bir anne için yirmi yıl beklemekle aynı orandadır; bu bebeğin ömrünün tamamı kadar bir süre demektir. Bir çocuk ya da lohusa anne iyi değilse, karar dakikalar içinde verilmeli, saatlerin geçmesine izin verilmemeli. Kararı geciktirmek hastalığı ağırlaştırıyor, tedaviyi zorlaştırıyor, bazen tedaviyi imkansız hale getirip kalıcı sakatlığa ya da kayba yol açabiliyor.
Sağlık Hizmetinde Üç Aşama Var
Bir çocuk ya da anne hastalandığında iyi sonuç almak üç aşamanın hiç aksamamasına bağlı. Birincisi karar verme aşaması: aile bir an önce en yakın sağlık kuruluşuna gitmeye karar vermeli, "önemli değildir" diye geçiştirmemeli. İkincisi ulaşım aşaması: karar verildikten sonra sağlık kuruluşuna ulaşmada aksama olmamalı; kar, kış ya da mesafe gibi engeller ne olursa olsun bu ulaşım sağlanmalı. Üçüncüsü de sağlık çalışanının kendisinin sağlık kuruluşuna zamanında ulaşması. Bu üç aşamadan biri aksadığında, önlenebilir bir kayıp önlenemez hale gelebiliyor. Bu yüzden bir çocuğunuzda ya da kendinizde ciddi bir durum sezdiğinizde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneriyorum.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, siz de en değerlimiz, en kıymetlimiz olan çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği ile birlikte yol aldığımız programımızda, merak ettiklerinizi biz soruyoruz, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız, doçent doktor Fatma Nur Çakmak cevaplıyor.
Haftanın soru ve cevaplarıyla sağlıklı bebekler için el ele başlarken Sayın Çakmak, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyoruz. Çok teşekkür ediyorum. Nasılsınız Ayşe Hanım? Çok teşekkür ederim. Görüşmeyeli. İyi. İyi diyelim, yetişmeye çalışıyoruz.
İnsan olmak hem çok kolay, hem çok zor. Doğru. Anne olmak, çalışan biri olmak. Doğru. Hepsini bir yere sığdırmak.
Ki biliyoruz siz de çok çalışkan bir insansınız. Birçok yere yetişmeye çalışıyorsunuz. Teşekkür ederim. Keşke yapabilsek. Oysun insanlığın böyle insanlara çok ihtiyacı var.
Sağlık, esenlik diliyorum. Başka ne dileyebilirim ki değil mi? Hepimize. Hepimiz için. Evet.
Hayat gerçekten çok büyük bir yapboz. Bu yapbozun küçücük parçaları var. İşte parçalardan bir tanesi ailemizin evladı olmak. Hayata öyle başlıyoruz. Ondan sonra arkadaşlarımız ekleniyor yapboza.
Sonra okul hayatımız. Sonra kendi kurduğumuz ailelerimiz ekleniyor. Sonra yapbozun bir parçası çocuğumuz oluyor. Belki çocuklarımız oluyor öbür parçalar olarak. Ama sonuç olarak bu büyük yapbozda hepimizin bir payı oluyor.
Ve yapbozun bazı parçalarında bazen aksamalar olabiliyor. Ama onun için üzülmeye gerek yok. Mesela anneliği de kendi içinde bölecek olursak veya baba olmayı kendi içinde bölecek olursak bir parçası dedik ama önemli bir parça ve büyük bir parça. Çok çok ciddi.
Belki de en kıymetlilerinden bir parça. O parçayı da kendi içinde bölecek olursak işte bir tanesi bebeklerin beslenmesi var burada. Ve onun için de anne sütü en kıymetli beslenme. Çünkü hayata anne sütüyle başladığı için. Ondan sonra işte ek gıdalara geçiş süreci var.
Ondan sonra anne sütünün kesilme süreci ve tamamen diğer gıdalarla beslenme süreci. Sonra onun için de arkadaşlarıyla ilişki kurması. Sonra okula başlaması ve sosyal bir insan olması gibi. Annelik bile kendi içinde küçük küçük küçük parçalara ayrılıyor. Ve sonuçta diyoruz ki aman biz bunlara nasıl yetişeceğiz bu kadar çok parçaya.
Bazen de parçalardan birkaçı eksik kalabiliyor. O zaman anneler babalar çok üzülüyorlar. Biz çocuğumuza yetemiyoruz. Bazı şeyleri eksik bıraktık diye. Halbuki onda üzülecek bir şey yok.
Eğer bir şey üretiyorsak o zaman mutlaka bir yerlerde hata yaparız. Örneğin ben bir bardak tutuyorsam su içmek için bardağın kırılma ihtimali yarı yarıya'dır. Yüzde elli kırılma ihtimali vardır. Ve ben dersem ki size Aa ben bugüne kadar hiç bardak kırmadım.
Bırakın yıkamayı. Bardağı tuttuğumu bile kimse düşünemez. Ya bize diyor ya bize güvenmiyor doğru söylemiyor diye düşünülür. Veyahut da hayatını bir defa bile can bir bardağa dokunmadı ki onun için hiç kırmadı diye düşünülür. Hayat böyle bir şey.
Eğer çocuğumuzu tutuyorsak elimizde, çocuğumuzla beraber yaşıyorsak ona karşı hatasız olmamız diye bir şey söz konusu değil. Çünkü bir defa her şeyden önce bilim ve teknoloji çok hızlı gelişiyor. Ben meslekteki yıllarım içinde ciddi olarak hata yaptığımız durumlar olduğunu biliyorum. Ama bu bizim hatamız değil. Neyin hatası?
Tıbbın hatası. Neden? Çünkü o sırada aşı yoktu. Aşı olmadığı için bazı hastalıkları siz çocukluğunuza geçirdiniz. Ama çok şükür bugün çocuklarınıza o aşı uygulandığı için
örneğin kabakulak hastalığı geçirilmiyor. Türkiye'de aslında çocuk felci hastalığı çok uzun yıllardır görülmüyordu. Kızımk hastalığı çok uzun yıllardır görülmüyordu. İşte bunlar sağlık çalışanlarının ve ailelerin çok güzel iş birliğiyle olan başarılar. Onların sonucunda olan başarılar.
Ve bu toplumun başarısı. Ve hiç kuşkusuz ki burada siz değerli sağlık gönüllüsü basın yayın çalışanlarının çok büyük emeği var. Buradan bütün sağlık çalışanlarına, hem Sağlık Bakanlığı personeline, hem de basın yayın çalışanlarına teşekkürü milletimiz adına, çocuklarımız adına bir borç bilirim.
Çünkü eğer şu anda Türkiye bu güzel günlere eriştiyse bu gönüllülerin sayesinde erişmiştir. Onun için de onların başarısı daima altın harflerle, isimleri olmasa bile altın harflerle kalplerimizde daima basılı duracaktır. Haklısınız gönlümüzdeki yerleri. Minnettar olduğumuz insanların asla tükenmiyor.
Nefes aldığımız sürece minnettarlığımızı duamızla onlara gönderiyoruz pozitif bir enerji olarak. Fakat Türkiye olarak şanslıyız dedik. Muhakkak şanslıyız. Neden şanslı olduğumuzu dinleyicilerimiz birazdan öğrenecekler. Çünkü doğan her bebek bahsettiğimiz gibi bu yapbozun parçalarını tamamlayamıyor.
Hatta o kadar erken hayata veda etmek zorunda kalıyor ki, Birleşmiş Milletler'de 5 yaş altı çocuk ölümlerine dikkat çekiyor. Harikasınız. Çok güzel. Bu hatta bunu bir bildiriyle yayınlıyor ve diyor ki,
Dünyada 5 yaşın altındaki ölümleri azaltalım. Neden? Çünkü 5 yaşın altındaki ölümlerin yarıdan fazlası Ayşe Hanım'cığım önlenebilir nedenlerle. Hani her zaman diyoruz ya, Sağlığımızı korumak hastalıkları tedavi etmekten kolay ve ucuzdur diye.
İşte bu orada gündeme giriyor. Bir kere daha. Ne diyoruz? Çağdaş dıbın amacı sağlığı korumaktır. Hastalıkları tedavi etmek tabii ki gerektiğinde olmalıdır.
Ama ondan öncesi sağlığı korumaktır. Şimdi deminki bardak örneğini ele alalım. Bardağı dikkatli tutalım. Bardağı güzel yıkayalım. Bardağı iyi bir yere koyalım ki bardağımız kırılmasın.
Ama kırıldığı zaman olmaz mı? Tabii ki olabilir. Düşer, kırılır veya kırılmaz. Ama düşme ihtimali de vardır. Ne olur?
İşte biz istiyoruz ki sağlık billur bir kaseyse, eğer çok kıymetliyse, bir daha eşi benzeri olmayan, hiçbir şekilde geri anlamayacak bir şeyse, o zaman çok iyi korumamız lazım. Ve sahip olduğumuzu kaybetmeden kıymetini bilmemiz lazım. Diyeceğiz ki biz sağlığımızı korumakla mükellefiz.
Bu sadece çocuklarımıza sağlığı için değil. Çünkü biz çok özverili bir milletiz ve annelerimizden, babalarımızdan, ay aman çocuğum hasta olmasın da ben ne olursam olayım gibi yaklaşımları çok sık duyuyoruz. Ama biz katiyamına katılmıyoruz. Çünkü inşallah onların daima birden fazla çocukları olacak ama çocuklarımızın daima bir anneleri ve bir babaları olacak.
Eğer söz konusu çocukların sağlığıysa ve bu sadece beden sağlığı değil, aynı zamanda ruh sağlığıysa, o zaman hem annesi hem babası da sağlıklı olacak ki, çocuğumuz sağlıklı bir ailede, sağlıklı bir çevrede büyüyebilsin. Onun için de önce anne baba kendine ve birbirine bakacak,
kendi sağlığını ve eşinin sağlığını koruyacak ve beraberinde çocuk çok daha sağlıklı ve mutlu olacak. Hep söylüyoruz, çocuklar bizi hep dev aynasında görüyorlar. Çünkü biz onun en az 3,5-4 katı boyutlardayız ve hep bizi 3,5-4 katı algılıyor. Biz sağlıklı ve mutluysak bizi 3,5-4 katı kadar sağlıklı ve mutlu görüyor
ve dolayısıyla kendisi de en az 3,5-4 katı kadar sağlıklı ve mutlu oluyor. O neden nedir ki 5 yaşın altında çocuklar çok daha fazla korunmaya muhtaçtır? Çünkü kişiliklerinin de en fazla oturduğu bir dönemdir ve beden sağlığının en zayıf olduğu dönemlerden biridir. O nedenle bu yaş grubunun çok daha fazla korunmaya ihtiyacı vardır.
Dünya sıralamasında Türkiye sohbetimizin başında söylediğimiz kadar şanslı mı acaba Birleşmiş Milletler'in bu verilerine göre? Kesinlikle çok şanslıyız ve özellikle OECD ülkeleri arasında Türkiye 5 yaş ölümlerini azaltmakta 2. sırada yer aldı. Yani düşün ne kadar büyük bir başarı.
Neden 1. sıra olmasın ama? Veyahut da mesela benim öğrencilik yıllarımda ve asistanlık yıllarımda 1000 doğan bebeğin maalesef neredeyse 200'ünü kaybediyorduk. 1000 canlı doğan bebeğin. Bazıları maalesef canlı doğamıyor.
Ama biz canlı doğan, annesine babasına teslim eden bebeklerden neredeyse 200'ünü kaybediyorken bugün çok sevindirici olarak bu 5 yaşı altında 11 kadar bebeğe düşürdük. Ama ne zamandan beri? Hemen hemen 2000 yılından beri.
Şimdi 1970'li yıllarda yani bundan 40 yıl önce 1000 canlı doğan bebeğin 200'ünü kaybediyorken bugün 1000 canlı doğan bebeğin 11'ini kaybediyoruz. Ama biz istiyoruz ki bir tane bile kaybolmasın. Onun için çalışıyoruz.
O nedenle aman sağlık çalışanlarına çok önem verelim. sorunu olduğu zaman göz ardı etmeyelim ve bir an önce sağlık testlerine başvuralım. Şimdi özellikle bebeklerin kaybının en yüksek olduğu dönem ilk bir aydır. Neden ilk bir ay? Çünkü bebeğin annenin dünyaya ve ailenin bebeğe,
bebeğin de aileye ve dünyaya uyum döneminin çok zor olduğu, bütün anne babaların gayet iyi yaşadığı bir süreçtir. O dönemde bebeklerin bağışıklık sistemleri ve çevre faktörleri nedeniyle kaybedilme ihtimalleri çok daha yüksek. Onun için eğer bir sorun olursa kendilerine göre önemli olması bizim için yeterli.
Yani benim için çok basit bir sorun gibi görünebilir o. Veya gittiği zaman önemli bir şey değilmiş merak etmeyin diyebilir bir sağlık çalışanı. Ama eğer anne baba o konuya önem veriyorsa ve çocuğun sağlık sorunu olduğuna inanıyorsa hiç beklememesi lazım.
Neden? Çünkü bir bebek mesela 24 saatlik yani birinci gününü tamamlamış, ikinci günü bebeğin sarılığı çıkmış. Aman canım ne olacak bebeklerde sarılık olur, hadi bir gün daha bekleyelim dediğimiz zaman ne yapıyoruz?
Mesela annenin kaç yaşında anne oldu? Diyelim ki anne 20 yaşında, baba 25 yaşında. 20 yaşında bir anne nasıl bir hastalıkla 20 sene bekliyorsa veya 25 yaşında bir baba 25 sene bekliyorsa hastalığıyla bir bebek içinde 24 saat beklemek o kadar uzun bir süredir 24 saatlik bir bebek.
Yani ömrünün %100'ü kadar, ömrünün tamamı kadar bebeği bekletemeyiz. Bu insanlık dışı bir şey. Çünkü Yeni Dünya Sağlık Örgütü diyor ki herkese sağlık. Yani sağlık herkesin temel hakkı. Her yeni doğanın sağlığı doğmaya hakkı var.
Her ailenin de, her anne baba adayının da sağlıklı bir bebeğe sahip olma hakkı var. Ve onun sağlığının sürdürüldüğünü görmeye ihtiyacı var ve hakkı var. Bu insan hakkı olduğuna göre biz de sağlık çalışanları olarak veya sağlık gönüllüleri olarak her sektörde. Bunun içinde sağlık çalışanları var, politikacılar var,
sizin gibi sağlık gönüllüsü basın yayın çalışanları var, okullar var, öğretmenler var, eğiticiler var gibi çok büyük bir, eğer bunu da bir yapboz olarak alacak olursak bu yapboza çok büyük gruplar var. İşte her gruba bir sorumluluk düşüyor. Ama burada en önemlisi, en iyi çocuk sağlığı hastalıkları kitaplarının ilk cümlesidir o.
Anneleri, babaları çok iyi dinleyin. Çünkü onların, hiçbirimizin bilgi ve deneyimi onların sezilerinin önünde değildir diye. Çünkü anne baba çocuğunu 24 saat dakikası dakikasına gözlüyor. Ve bizim bilmediğimiz bu sezi denilen şeyler açıklayamadığımız bir şekilde anne baba çocuğum iyi gitmiyor diyorsa biz çok daha dikkatli olmak durumundayız.
Ve anne baba çocuğunun iyi olmadığını hissediyorsa bir an önce en yakın sağlık kuruluşuna, lütfen çocuğunu bekletmeden kaptığı gibi en yakın sağlık kuruluşuna başvursun. Çünkü sağlık hizmetlerinde o 5 yaş 6 kayıplar dediğimiz en ciddi nedenlerden bir tanesi çocuğun veya işte bazen bu lohus hanımlarda oluyor.
Mesela lohusaların kayıpları da aynı nedenlerle oluyor maalesef. Aman lohusadır canım olur böyle şeyler diye geçiştirilmeye çalışılıyor. Yani bir çocuk veya annesi hastaysa mutlaka en kısa zamanda karar verilmek zorunda. Saatler değil dakikalar içinde karar verilmek zorunda. Karar vermedeki gecikmeler hastalıkları çok daha ciddileştiriyor ve tedaviyi çok daha zorlaştırıyor.
Ve hatta tedavi olamaz hale getiriyor. Sonuçta da kalıcı sakatlıklar ve maalesef kayıplara yol açabiliyor. Birinci demek ki en önemli basama karar vereceğiz. Eğer bir lohus hanım iyi değilse veya bebeğimiz iyi değilse o zaman en kısa zamanda bu çocuğun hastaneye yetiştirmesi lazımı bilmemiz lazım.
İkinci aşama ne? Bu çocuğun veya hamilenin lohusanın iyi gitmiyorsa karar verdi aile. Bir an önce gitmesi lazım yani ulaşımda aksama olmaması lazım. Ama işte mesela kar kış oldu. Geçenlerde bir hanımcağızı televizyonda gösteriyordu. Dört gün yazık doğum için bir yerlerde bekletilmiş ulaşamadığı için kar kış nedeniyle.
Maalesef bu dünyanın her yerinde olabiliyor ama bunun aşılması lazım. Veya ne oluyor? Gidiyor, sağlık tesisine gidiyor ama o sırada sağlık çalışanı benzer nedenle gelmemiş olabiliyor. Dolayısıyla üç aşama çok önemli sağlık hizmetlerinde. Öncelikle herkesin bilmesi lazım ki bir çocuk veya annesi veya babası hasta ise bir an önce sağlık kuruluşuna başvurması lazım. En yakın sağlık kuruluşuna başvuracağız ki karar verme aşamasındaki sıkıntıları atlatalım.
İkincisi bir an önce sağlık kuruluşuna ulaştıracağız ki ulaşmadaki aksamaları engelleyelim. Bu nasıl olursa artık ulaşım imkanları zorlanarak bir şekilde ulaştırılması lazım. Üçüncüsü sağlık çalışanında sağlık kuruluşuna bir an önce ulaşması lazım ki çocuklarımız ve anneleri kaybedilmesin. Yani 5 yaş 6 ölümlerin azaltılmasındaki en önemli nedenlerden bir tanesi iyi bir hamilelik bakımının yerleştirilmesi toplumumuzda.
Bizim Türk Milleti olarak Sağlık Bakanlığımızın uygulamaları arasında en güzellerden bir tanesi artık 2000'li yıllardan bu yana yani 15 yıldır hemen hemen Sağlık Bakanlığımız sağlık çalışanlarını hamilelik döneminden itibaren takip konusunda eğitti. Gene doğumların hastanede yapılması arttı ve doğumdan sonraki bebek bakımları özellikle ilk aylardaki bebek bakımları çok iyileştirildi. Aynı zamanda aşılamalar çok güzelleştirildi.
Bu nedenle de ilk 5 yaş altında önlenebilir nedenlerle bebek ölümleri çok azaltıldı. Bunun için de gerçekten çok şanslı bir milletiz. Şanslıyız, çok şanslıyız. İyi ki varsınız ama bu haftada programımızın sonuna geldik Sayın Çakmak. Dediğiniz gibi bu çok ayaklı.
Anneler bilinçlendi. Sağlık çalışanları bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle o imkanları çok daha iyi kullanabiliyor. Biz sizleri davet ediyoruz. Siz de bize kapılarınızı açıyorsunuz. Bizim sesimiz, soluğumuz oluyorsunuz.
Nefesimiz oluyorsunuz. Her yönden şanslıyız. Nereden baktığımız çok önemli. Çok çok teşekkür ediyoruz. Biz çok teşekkür ederiz.
Çünkü gerçekten de öğrencilik yıllarımda bu kadar kayıpların olması beni çok hüzünlendirirdi. Ama bu günleri yaşadığım için gerçekten ben de çok şanslı buluyorum kendimize. Hakikaten öyle maşallah diyelim. Çok daha fazlasını duymak, görmek size nasip olur. Ben de bir tezendiyle.
Hepimize. Programı noktalayalım diyorum. Değerli anne ve babalar. Bu haftada sağlıklı bebekler için el ele programımızın sonuna geldik. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız doçent doktor Sayın Fatma Nur Çakmak.
Merak edilenleri cevapladı. Bize de aracı olmak düştü. Önümüzdeki hafta görüşünceye dek her zaman olduğu gibi. Mutluluk ve esenlikler diliyoruz. Hoşçakalınız.
Sağlıklı bebekler için el ele. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K.
Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K.
Altyazı M.K. Altyazı M.K.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.