Anne Sütü 3
Anne Sütü 3
Anne Sütü 3
Anne sütünün bebeğe ve anneye sağladığı korumayı, annenin hastalandığı dönemde emzirmeye nasıl karar verilmesi gerektiğini ve sağılan sütün doğru saklanma yöntemini anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Anne sütü konusuna devam ederken önce şunu netleştirmek isterim: anne sütünü vermeyin demiyorum, aksine mutlaka verilmesini öneriyorum. Anne sütü hem anneye hem bebeğe özel, en kolay ulaşılabilen gıdalardan biri. Bebek erken doğmuşsa süt onun mide bağırsak yapısına, zamanında doğmuşsa yine ona özel bir bileşimde üretiliyor. Bu sayede bebeği ishal-kusmayla seyreden mide bağırsak hastalıklarından ve solunum yolu hastalıklarından önemli oranda koruyabiliyoruz. İlk altı ay yalnızca anne sütü verilmesini, sonrasında ek gıdalarla birlikte bir hatta mümkünse iki yaşına kadar sürdürülmesini öneriyorum.
Anne sütünün bebeğe ve anneye kattıkları
Her emzirmede sütün özellikleri değiştiği için bu, bebeğin beyin gelişimine katkıda bulunuyor; anne sütü alan bebekler almayanlara göre 5 ila 10 puan daha zeki ölçülüyor, yani zekada yaklaşık yüzde 10'luk bir yükselme şansı sunuyor. Emzirme sırasındaki göz göze temas ve yakın duygusal bağ da bebeğin kendine ve ailesine güvenini artırıyor. Yani tek bir emzirme hareketiyle hem bedeni hem zekayı hem de ruh sağlığını güçlendirmiş oluyoruz.
Bu fayda yalnızca bebekle sınırlı değil. Anne de emzirme sırasında salgılanan hormonlar sayesinde hamilelik öncesi beden sağlığına daha çabuk kavuşuyor, bağışıklık sistemi güçleniyor. Anne sütü veren annelerde meme ve yumurtalık kanserine karşı koruyuculuk bildirilmiş durumda. Sağlığı korumak, sonradan tedavi etmekten her zaman daha kolay ve daha ucuzdur; emzirme de bunun en pratik yollarından biri.
Annenin hastalandığı dönemde emzirme
Bazı durumlarda anne sütü vermeyi geçici olarak durdurmak gerekebiliyor. Annenin ateşi yükselip nedeni belirlenemiyorsa, en kısa zamanda sağlık kuruluşuna başvurmasını ve o dönemde bebeğini emzirmemesini öneriyorum. Çünkü ateşin nedenini bilmediğimiz sürece bebeğe bulaşma ihtimaline karşı hem anneyi hem bebeği korumamız gerekiyor. Bu dönemde süt bir miktar azalabilir; anne isterse sütünü sağıp saklayabilir, doktoru uygun görürse bu sağılan süt bebeğe verilebilir. Ama karar mutlaka bir sağlık çalışanıyla birlikte alınmalı — "anne sütü en kaliteli süt, ısrarla vereyim" diye düşünmek hem anne hem bebek için riskli olabilir.
Bebeğin sarılık gibi bir nedenle hastane bakımı görmesi durumunda da emzirme aksayabilir. Annenin ulaşımı kolaysa bebeğin yanına gidip gelebilir; değilse sütünü sağıp eşi ya da bir yakını aracılığıyla hastane personeline ulaştırabilir. Hastane personeli bu konuda çok duyarlı ve eğitimlidir; bir annenin sütü, ailelerin karşılıklı onayı olmadan asla başka bir bebeğe verilmez.
Sütü doğru saklamak
Ulaşım mümkün olmadığında sağılan süt buzlukta yaklaşık altı ay saklanabiliyor. Sütü sağarken temiz, mümkünse steril bir kaba ya da süt saklama torbasına koymak, üzerine bebeğin adını, sağıldığı gün ve saati yazmak gerekiyor. Kullanırken sıra önemli: en eski tarihli, en erken sağılmış süt önce kullanılır, sonra sırayla daha yakın tarihlilere geçilir.
Nadir bir durum: galaktozemi
Anne sütünün önerilmediği, hatta yan etkili olabildiği nadir bir metabolik hastalık var: galaktozemi. Bu genetik bir hastalık ve toplumumuzda akraba evliliği oranı yüksek olduğu için — istatistiklere göre yaklaşık her üç aileden biri akraba evliliği yapmış — bu tür ailesel hastalıkların görülme ihtimali artıyor. Bebekte inatçı bir sarılık varsa, emmesi iyi gitmiyorsa ya da ailenin önceki bebeklerinde erken kayıplar, ciddi sarılık ya da nörolojik sorun düşündüren durumlar yaşandıysa, mutlaka yeni doğan ünitesine haber verilmesini ve bebeğin anne sütü alıp alamayacağının test edilmesini öneriyorum. Testler sürerken anne sütünü sağıp saklayabilir; sonuç normal çıkarsa süt bebeğe verilir, hastalık teşhis edilirse doktor kontrolünde anne sütü kesilir. Bu yüzden özellikle daha önce açıklanamayan bebek kayıpları ya da nörolojik sorunlu çocuğu olan ailelerin hamilelik döneminde tam teşekküllü bir hastanede doğum yapmasını, gerekirse hızlı müdahale edilebilmesini önemsiyorum.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, siz de en kıymetlimiz olan çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim.
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği ile birlikte yol aldığımız programımızda merak ettiklerinizi biz soruyoruz. Dernek adına çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız doçent doktor Sayın Fatma Nur Çakmak cevaplıyor. Sayın Çakmak hoş geldiniz, nasılsınız? Çok teşekkür ediyorum, siz nasılsınız Ayşen Hanım? Çok çok teşekkür ediyorum, ben de iyiyim.
eminim anneler, anne adayları radyo başında sizi özlemle bekliyorlar. Son derece kıymetli, bir o kadar da önemli. Bildiğimizi sanıp da farkında olmadığımız birçok bilgiyi aktarıyorsunuz bize. Çok teşekkür ediyoruz. Biz de size teşekkür ederiz, ben bu arada babaları ve baba adaylarını da davet edelim.
Ne dersiniz? Neden olmasın derim çünkü aile demek annesiyle babasıyla çocuğuyla bir bütün demek. Onları asla ayrı koymuyoruz ama bilhassa yeni doğan döneminde elbette annenin yeri çok başka. Bebeğin anneye oldukça ihtiyacı var. Bunun en önemli sebeplerinden birisi anne sütü demiştik.
Anne karnında çok güzel, korunaklı, her şeyi hazır, yiyeceği, içeceği hazır demiştik. Doğduktan sonra da çok ekstrem bir durum olmadığı sürece gıdası da hazır bir şekilde doğduğunda onu bekliyor oluyor. Ve kişiye özel. Değil mi? Kendine özel.
Evet, bu da çok mühim. Fakat anne sütü bu kadar kıymetli aman anne sütü çocuklarınıza verin derken biz geçtiğimiz hafta demiştik ki bazı durumlarda anne sütü çocuk için iyi olmayabilir. Hem annenin sağlığı açısından hem çocuğun sağlığı açısından. Bu da çok önemliydi. Biz bu konuyu biraz daha bu hafta detaylandıracağız.
Neden diye sorsam. Acaba başta şöyle bir toparlasak mı anne sütü? Elbette mühim. Vermeyin asla demiyoruz. Ama genel anlamda neden vermemiz gerekiyor onu toparlayalım dilerseniz.
Sonra da neden vermemiz gerektiğini, hangi durumlarda verilmediğini öğrenelim. Anne sütü hem anne için hem bebek için çok özel ve erişilmesi en kolay gıdalardan bir tanesi. Çünkü her şeyden önce çok kolay ve sadece ve sadece bebeğe özel. Eğer bebek prematüre bir bebekse prematüre yani erken doğmuş bir bebekse erken doğmuş bebeğe özel olarak üretiliyor. Zamanında doğmuş bir bebekse zamanında doğmuş bir bebek için onun mide bağırsak yapısına özel oluyor.
Ve dolayısıyla bebeği anne sütüyle çeşitli hastalıklardan koruyabiliyoruz. Özellikle de mide bağırsak hastalıkları yani o ishaller kusmalarla seyreden mide bağırsak hastalıkları veyahut da sonunum yolu hastalıkları gibi bebek kayıplarına neden olacak ciddi hastalıklara karşı önemli oranda koruduğu biliniyor. O nedenle anne sütünü çok arzu ediyoruz. Mutlaka kullanılması öneriliyor. Özellikle ilk 6 ay yalnız ve yalnız anne sütü kullanılsın istiyoruz.
Ondan sonra tabii ki çeşitli önerilerle ek gıdalara geçilebiliyor. Ama bu anne sütüne ek olarak çeşitli görüşler var ama kabul gören görüşler arasında mutlaka ilk 6 ay sadece anne sütü alsın. Ondan sonra ek gıdalarda beraber anne sütü alsın. Bu 1 yaş eğer alabiliyorsa 2 yaşına kadar da sürdürülebilir deniyor. Bu bebek sağlığı açısından çeşitli hastalıklara karşı korumasının yanı sıra daha önceden de konuştuğumuz gibi her bebeğin emmesi sırasında sütün özelliklerinin değişmesi nedeniyle beyin gelişimine katkıda bulunuyor.
Dolayısıyla bebekler anne sütü alan bebekler almayan bebeklerden 5 ila 10 puan daha zeki oluyorlar. Dolayısıyla bebeğin zekasını neredeyse onda 1 oranında yani %10 oranında yükseltme şansımız olabiliyor. Ayrıca bebeğin annesiyle o sırada yaşadığı yakın duygusal köprüler nedeniyle de ve göz göze temas nedeniyle bebeğin kendine güveni, ailesine güveni çok daha artıyor. Yani bebeği sadece emzirme hareketiyle hem bedenini hem zekasını hem de ruh sağlığını güçlendirme şansını yakalıyoruz.
Bu sahabat bebek açısından bakıldığında bunları gözlediğimiz gibi anne açısından bakıldığında da annenin bir an önce beden sağlığına kavuşması, hamilelikten önceki beden sağlığına kavuşması, hormonlarının düzene girmesi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından gene emzirme sırasında salınan hormonlar oldukça yararlı oluyor. Ek olarak anne sütü verilen bebeklerin annelerinde meme ve yumurtalık kanserine karşı koruyuculuk da bildirilmiş.
O nedenle sadece emzirme gibi çok pratik bir uygulamayla hem anneyi hem bebeği geleceğe karşı korumaya alıyoruz. Hem zekasını hem bedenini hem ruhunu korumaya alıyoruz. Böylelikle hep arzu ettiğimiz sağlığı koruma felsefesine yaklaşıyoruz. Lütfen tekrar edin lütfen. Sizden duyalım.
Şimdiye kadar duymayanlar ona bile sağlığınızı korumak onu tedavi etmekten çok daha kolay ve ucuzdur. Doğru. Doğru ve çağdaşlığımın temel hedefi zaten hastalıklardan korumak. Çünkü biliyoruz ki hastalıkları koruduğumuz zaman daha doğrusu sağlığımızı sürdürdüğümüz zaman yapılacak uygulamalar çok daha kolay oluyor. Şimdi düşünün ki sizin geçen haftalarda Alpçınların küçük bir sonunum yolu problemi oldu.
Ve geçen haftalarda pek çok ailede çocuklarımızda sonunum yolu enfeksiyonları yaşadık. Maalesef çoğu okul arkadaşıyla birlikte yaşadı bunu. Evet ve çok şükür ki kar yağdı. Umuyoruz ve diliyoruz ki bu karla beraber mikroplar ve artık kış doğasına dönecek dünyamızın yapısı. Ve hastalıklara karşı daha dirençli bir hale gelecek.
Bir sürü mikropta artık yaşamını sürdüremeyecek. O nemli ve sıcak hava bitmiş olduğu için soğuk havada kaybettik mikropları diye umuyoruz. O nedenle de ne oluyor? Bir çocuk hasta olduğu zaman ailenin ciddi olarak hayatı değişiyor. İşte anne sizin gibi çalışan bir annenin iş yerine karşı sorumlulukları nedeniyle
ve ailesine çocuğuna karşı sorumlulukları nedeniyle ciddi olarak stres altına giriyor. İşinden izin alsa iş yeri arkadaşlarına karşı büyük sorumluluklar yüklenmiş oluyor. Evinden ayrılsa çocuğuna karşı ve ailesine karşı sorumluluklarında bazı zedelenmeler oluyor. Bu nedenle hiç hasta olmayı hiçbir zaman arzu etmiyoruz. Hiç kimse arzu etmiyor.
O nedenle aman ne olur dünyadaki en büyük servetimiz sağlığımız ve ailelerimiz. O nedenle onlara çok sahip çıkalım. Öncelikle sağlığımızın korunması konusunda çok büyük katkılarda bulunalım. Aman emzikli annelerin sağlığını çok iyi koruyalım. Bebeklerimiz çok daha sağlıklı ve mutlu olsunlar.
Dolayısıyla bebeklerin anne stülle sağlığını düzeltiyorken ve sağlığını koruyorken bahsettiğiniz gibi hiç arzu edilmeyen durumlar ortaya çıkabiliyor. Bunlardan bir tanesi mesela annenin sağlık sorunları. Annenin sağlık sorunları nedeniyle hastanede biraz daha uzun süre kalabilir veya anne evdedir ama araya işte tıpkı çocuklarımız olduğu gibi
annelerde lohusa dönemi biraz da hep bahsediyorduk. Hastalıkları açık olduğu bir dönem. Şu mevsimin hastalıklarından belki anne de yakalanıyor hastalığa ve dolayısıyla yüksek ateşi oluyor. Bebeğini emzirme konusunda sıkıntılar yaşayabiliyor
veyahut da daha ciddi boyutlara çıkabiliyor. Bir defa eğer annenin ateşi yükseliyorsa ve herhangi bir nedene bağlanamıyorsa mutlaka ve mutlaka en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna başvurmasını öneriyoruz. Anne sağlığına kavuşsun ve o dönemde lütfen emzirmesin bebeğini.
Çünkü annenin neden ateşli olduğunu bilmediğimiz için bebeğe bulaştırma ihtimaline karşı anneyi korumamız gerekiyor. Aynı zamanda bebeği korumamız gerekiyor ki aile sağlığına kavuşabilsin. Peki sütüm kesilir mi diye bir endişe yaşıyor olabilir anneler o dönemde? O dönemde biraz sütü kesilebilir de çünkü hasta olması nedeniyle
ve yüksek ateş nedeniyle yeterince beslenemeyeceği için, dolaşımı bozulmuş olacağı için bir miktar sütü kesilebilir. Ama o dönemde eğer annenin ciddi sağlık sorunları olmuyorsa sütünü sağarak eğer doktoru uygun görüyorsa bebeğe verebilir, emzirmesini uygun görüyorlarsa tabii ki emzirmesi ideali
ama bunu mutlaka bir sağlık çalışanına başvurarak annenin karar vermesi lazım. Yoksa aman dünyanın en kaliteli sütü anne sütü, aman çocuğumu besleyeyim diye ısrar etmek hem kendi sağlığı açısından hem çocuğumuzun, bebeğimizin sağlığı açısından tehlikeli olabilir.
Gene bir diğer neden, bebeğe ait bir neden olabilir. Bunlardan bir tanesi gene bebeğin bir şekilde herhangi bir nedenle, mesela sarılığı olup, sarılık en sık rastladığımız nedenlerden bir tanesi, bebeğin ilk günlerde sarılık geçiriyor olması ve sarılığı nedeniyle hastane bakımı gerektiriyor olması,
o dönemde bebeğine emzirme ihtimali biraz azalabilir. Eğer annenin ulaşımı kolay olabilecekse, tabii ki anne gidebilir, gelebilir. Ama annenin ulaşımı kolay olmayacaksa, o zaman sütünü sağıp birisi aracılığıyla baba götürebilir
veya bir başka yakın götürebilir, sütü bebeğe ulaştırılarak hastane personeline teslim edilir ve bu aileler hiç kaygı duymasınlar. Hastane personeli bu konuda çok duyarlı ve çok eğitimli, her zaman annenin bebeğine kendi sütü verilir.
Hiçbir zaman başka bebeğe bu süt verilmez, kullanılmaz. O bakımdan çok duyarlı ve eğitimli bir personel olduğunu, ailelerin bilmesine ve huzur duymalarına yarar var. Ama şöyle bir şey olabilir, aile isteyebilir,
yani bir başka bebeğin annesi, başka bir anneden süt almak isteyebilir veyahut da bu aile başka bir bebeğe sütünü, fazla sütü varsa onu vermek isteyebilir. Öyle bir durumda da geniş sağlık personeline bilgi vermesi
ve her iki ailenin onayının alınması lazım. Yani hem sütü veren annenin bebeğinden izin alınması lazım, yani aileden izin alınması lazım, hem süt verilebilecek bir aileden izin alınması lazım. Bu konuda aileler çok huzurlu olsunlar,
sağlık çalışanları asla ve asla kendi arzuları doğrultusunda bir bebeğin sütünü başka bir bebeğe vermezler. Ama kendi bebeğinin sütünü, annenin sütünü mutlaka bebeğe ulaştırılmasında yarar var. Ama diyelim ki bu imkan da olmuyor,
ulaştıramıyoruz, diyelim ki başka bir ilde yaşanıyor ve hava koşulları ortada. Kar kış nedeniyle sütümüzü sadık ama bekletiyoruz. Ne yapacağız?
O zaman buzluğa koyacağız. Çünkü buzlukta bir 6 ay kadar bile saklayabiliyoruz dondurulmuş sütü. Ama gene tekrarlayalım daha öncelerden konuştuğumuz gibi. Kesinlikle bir sütün üzerine diğer sütü sağma şekli değil. Sütü temiz bir, mutlaka temizlediğimiz,
hatta steril edilmiş bir kaba, çok iyi kaynatılmış ya da bir kaba, sütü sağdıktan sonra çok güzel zaten süt sağma makineleri var, çok güzel süt saklama torbaları var. O torbalarda saklanarak ve bebeğin adı,
sağdığımız gün ve tarihi ve saati yazılarak, tek tek yani sadık, saat 2'de sadık sütümüzü o torbaya koyduk, üzerine işaretledik, ondan sonra buzluğa koyduk.
4'te tekrar sütümüz oldu, tekrar sadık, tekrar onu saat 4 sütü diye buzlukta sakladık. Ve bebeğimiz evine döndüğünde bu sütleri kullanabiliriz. kullanabiliriz veya anne sütü bol devam ediyor,
bebeğini o sıralarda emzirebilir ama diyelim ki işe başladı, işe başladığında bu sütler kullanılabilir. Ama ne şekilde kullanacağız? İlk sadığımız sütten başlayarak kullanacağız. Yani en eski tarihli, en eski saatli sütü ilk kullanacağız.
Ondan sonra yavaş yavaş, yakın zamanlara gelerek kullanacağız. Mesela ayın 10'unda sadığımız sütü 5 ay sonra kullandık diyelim. Gene 10'undakini ama 15'inde sadığımız sütü 5 gün sonra veya 3 gün sonra kullanabiliriz. Ama başlamamız gereken ilk sadığımız sütü ilk kullanmamız gerektiği ve ondan sonrakileri sırayla kullanmamız gerektiği.
Gene demin sizin vurguladığınız, bebeklerde bir metabolik hastalık vardır. Galaktozemi diye bilinir o. Hastalık nadir bir metabolik hastalıktır ama bu ailesel bir hastalıktır. Bizim toplumumuz gibi çok sık akraba evliliklerin oldu.
Yani bizde maalesef 3 aileden bir tanesi akraba evliliği yapmış gibi görünüyor istatistiklere göre. Öyle olunca tabii ki genetik hastalıkların yani ailesel hastalıkların görülme ihtimali giderek artıyor. O nedenlerle eğer bebeğimizin inatçı sarılığı varsa, bebeğimizin emmesi çok iyi gitmiyorsa veya ailenin daha önceki bebeklerinde yani bebeğin kardeşlerinde
erken kayıplar, ilk aylarda, ilk günlerde, ilk haftalarda kayıplar olduysa, ciddi sarılık şikayetleri olduysa veya kardeşlerde ciddi beyin hastalığı düşündüren durumlar varsa o zaman mutlaka yeni doğan ünitelerine haber verilmesi ve bu bebeklerin anne sütünü alıp almayacakları konusunda çalışılması lazım.
Bunun için bazı seri testler yapılır. O testler yapıldıktan sonra kesin teşhis konulur. Ama bu arada anne sütünü sağar, depolar ve bebeğine daha sonra verilmek üzere bekletilir. Eğer testler normal çıkmışsa yani bu hastalığı gösteremediysek
tabii ki anneye sütler teslim edilir ve bebeğe bir şekilde ileriki aylarda veya ihtiyacı olduğu zamanlarda verilir. Ama eğer bu hastalık teşhis edilmişse o zaman mutlaka doktor kontrolüne bebeğin beslenmesi ve anne sütünün kesilmesi lazım. Anne sütünü önermediğimiz, hatta anne sütü almanın yan etkilerinin olduğu
nadir hastalıklardan bir tanesi ama özellikle çocuklarında nörolojik hastalık dediğimiz yürümeye, görmeye, işitme sorunları olan, okulla başarı sorunları olan yahut da çok erken yaşlarda kaybedilmiş çocukları olan ailelerin hatırına tutması gerekenlerden bir tanesi ve bunu sağlık çalışanlarının
uyarmalarını arzu ediyoruz. Özellikle hamilelik döneminde ki tam teşekküllü bir hastanede doğum yapsınlar gerekiyorsa bu bebeklere hızlı bir müdahale yapılsın teşhisi konusun ve tedavisi yapılsın diye.
Sayın Çakmak sohbet çok keyifli her zaman olduğu gibi fakat süremizin sonuna geldik. Şöyle bir toparlamak gerekirse bunun dışında bize bilgi verebileceğiniz hastalıklar var mıdır? önümüzdeki hafta dinleyicilerimizle paylaşmak üzere.
Bebeklerin emme problemleri olduğunda yardım gerekebilir. O zaman gene mutlaka sağlık çalışanlarına başvurulmasına yarar var. Özellikle ilk doğan bebeklerde annelerin deneyime ihtiyaçları olduğu için o sırada annelerin eğitime ve annelerin ve babaların eğitime ihtiyaçları oluyor. Onları hatırımızda tutmakta yarar var.
Peki çok çok teşekkür ediyoruz. Neyse teşekkür ederim. Sevgili dinleyiciler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği ile ortak paylaştığımız programımızın bu haftada sonuna geldik. Merak edilenleri çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız, doçent doktor Sayın Fatma Nur Çakmak cevapladı.
Önümüzdeki hafta görüşünceye dek esenlikler diliyoruz. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele ! Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.