Sağlıklı hamilelik aşılar
Sağlıklı hamilelik aşılar
Sağlıklı hamilelik aşılar
Sağlıklı bir hamilelik el yıkamadan diş sağlığına, doğru bilgi kaynağından tetanoz aşısına kadar birçok basit adımla korunuyor. Gebelikte neden tetanoz aşısı yapılması gerektiğini ve nedenini anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Sağlığı korumanın aslında çok basit yolları var. Birincisi el yıkamak: akarsu ve sabunla yıkanan eller, mide-bağırsak hastalıklarından, üst solunum yolu enfeksiyonlarından, tifo, dizanteri, kolera gibi bulaşıcı hastalıklardan bizi koruyor. Akarsu ve sabun yoksa el temizleme mendili ya da jeli kullanılabilir ama ideali her zaman akarsu ile yıkamaktır.
Ağız ve Diş Sağlığının Gözden Kaçan Önemi
Ağız ve diş sağlığı, sandığımızdan çok daha ciddi hastalıklarla bağlantılı. Tükürüğümüzün mikropları parçalayan bir etkisi var ama çürük dişler, üzerinde gıda artığı biriken ve mikropların rahatça üreyebildiği bir ortam oluşturuyor. Bu da kalp romatizması ve nefrit denilen ciddi böbrek hastalığı gibi tablolara zemin hazırlayabiliyor; özellikle hamilelikte bu konu daha da önem kazanıyor. Meslektaşımdan dinlediğim bir örnek bunu çok iyi anlatıyor: beş-altı yaşında bir çocukta bir türlü düşmeyen yüksek sedimantasyon değeri kalp romatizmasından şüphelenilmesine yol açmış, uzun araştırmalar sonunda sorunun fark edilmemiş bir diş apsesi olduğu ortaya çıkmış; apse tedavi edilince çocuk sağlığına kavuşmuş.
Bu vesileyle önemli bir uyarı yapmak isterim: internetten sağlık bilgisi almayın. İnternet çok değerli bir bilgi paylaşım ortamı ama bir laboratuvar sonucunu (örneğin yüksek sedimantasyon gibi) kendi başınıza internetten araştırmaya kalkarsanız, basit bir enfeksiyondan ciddi kronik hastalıklara kadar onlarca farklı ihtimalle karşılaşıp gereksiz yere büyük kaygıya kapılabilirsiniz. Bu kaygı çocuğa da yansır, aileler doktor doktor dolaşmaya başlar; hem duygusal hem maddi kayıplar, iş gücü kaybı ve zaman kaybı doğar. Sağlık sorununuzda doğrudan sağlık çalışanına ve ilgili uzmana danışmanızı rica ediyorum.
Aşılar Aslında Anne Karnında Başlar
Geçmişte anneler çocuklukta kızamık, su çiçeği, kabakulak gibi hastalıkları geçirdiği için hamilelikte kendi kanlarındaki koruyucu maddeleri bebeklerine aktarabiliyordu. Bugün çocuklarımızın yüzde 95-98'i aşılı olduğu için genç anne adayları da zaten büyük oranda aşılı. Ama burada gözden kaçan önemli bir nokta var: hastalığı geçirerek kazanılan bağışıklık ömür boyu sürerken, aşıyla kazanılan bağışıklık ömür boyu sürmüyor. Çocukluk çağında yüksek oranda aşılama yapılsa da, dünyanın hiçbir yerinde erişkinlerde aynı oranda tekrar aşılama yapılmıyor. Bu yüzden hamilelik döneminde bu konu ayrıca değerlendiriliyor.
Gebelikte Tetanoz Aşısı Neden Yapılır
Ülkemizde anne adaylarına gebeliğin son üç ayında tetanoz aşısı yapılıyor. Bunun nedeni şu: bazen doğum hastaneye yetişmeden, uygun olmayan koşullarda, örneğin bir taksi içinde gerçekleşebiliyor. Böyle durumlarda göbek kordonunun uygun koşullarda kesilememesi, bebeğin mikropla, özellikle tetanoz mikrobuyla karşılaşma riskini artırıyor. Anne son üç ayda tetanoz aşısı olmuşsa, oluşan koruyucu maddeler doğrudan bebeğe geçiyor; bu hem anneyi hem bebeği koruyor, bebek mikropla karşılaşsa bile kendini savunmaya hazır oluyor. Bu yüzden bütün anne baba adaylarını, içinde difteri, boğmaca, tetanoz ve çocuk felci aşısı bulunan kombine aşıyı yaptırmaya davet ediyorum; hem kendileri sağlıklı olsun hem de bebeklerini korusunlar.
Bölümün tam dökümü
Müzik Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Müzik Müzik Müzik
Müzik Müzik Müzik Müzik Müzik
Değerli Anne ve Babalar Sizde en kıymetli varlıklarımız çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız sağlıklı nesiller, dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim.
Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak edilenleri biz soruyoruz. Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak cevaplıyor. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor. Ben Emine Ertürk Karahaslan, Teknik Masada Can İşcan,
hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız, Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak stüdyomuzda. Hoş geldiniz.
Çok teşekkür ederim. Nasılsınız Emine Hanım? Teşekkür ederim sevgili hocam. Sizleri gördük, daha iyi olduk. Aynı şekilde. Geçen haftalarda programımızda,
sağlıklı bebekler için, öncelikle sağlıklı anne baba olmak, daha sonra sağlıklı bir hamilelik geçirmek için neler yapılması gerektiğinden bahsediyorduk. Yine bugün de sağlıklı bir hamilelik geçirmek için
neler yapılması gerektiğini devam edeceğiz. Sanırım hamile annelerin açılanması konusunda herhalde bugün programa gireceğiz. Buyurun. Çok teşekkür ederim Emine Hanım.
Buradan bütün anne ve babalara ve anne baba adaylarına çok sevgilerimizi, selamlarımızı, saygılarımızı da gönderiyoruz. Her zaman konuştuğumuz gibi, hepimizin birden çok çocuğumuz olabilir.
Ama her çocuğun yalnızca bir annesi ve bir babası vardır ve hep öyle kalacaktır. Onun için de anne babanın kendi sağlığını koruyor olması temel amaçlarımızdan, hem kendi sağlıklıları açısından,
hem de bebeklerine sağlıklı bir ortam hazırlamaları açısından. Çok kıymetli. Bunun için de, insanda belki de en kıymetli hizmetlerden bir tanesi olan aşılamalar var gündemde.
Daha önceden... Programımızda söylemiştiniz sanırım, %95'lere mi, 98'lere mi geliyor? Evet, evet. Açılanma konusunda.
Bebek ve çocuk sağlığı açısından, ülkemiz bu konuda çok başarılı ülkelerden bir tanesi. Sağlık Bakanlığımızın tüm çalışanlarına, yıllardır bu emeği veren, sağlık çalışanlarına sevgi ve saygılarımızı
ve şükranlarımızı sunuyoruz. Ve tabii ki aşıların bulunmasında, emeği geçen ve katkısı olan herkese de hayranımızı ve saygılarımızı sunuyoruz. Çünkü bir insanla yapılacak en büyük hizmetlerden bir tanesi,
onun sağlığının korunmasını sürdürebilmek, sağlıklı olma halini sürdürebilmek. Bunda da en başarılı olanlardan bir tanesi, hiç kuşkusuz ki aşılamalar. Çünkü aslında sağlığımızı korumak çok basit Eminemciğim.
Nasıl koruyoruz sağlığımızı? Bir tanesi, kişisel temizliğimize dikkat ederek. Düşünelim ki, işte el yıkamaya çok özen göstererek.
El yıkamak çok önemli. Çünkü pek çok midebarsak hastalıklarından, sonun yolu enfeksiyonlarından bile bizi koruyan çok basit bir yöntem. Eğer akarsu varsa bir yerde ve sabun bulabiliyorsak,
elimizi yıkayarak kendimizi, tifo, dizanteri, kolera gibi, pek çok bulaşıcı hastalıklardan, midebarsak, sarılık gibi, pek çok...
Yıkayamıyorsak eğer uygun ortam yoksa. O zaman da bu el temizleme mendillerinden veyahut da el temizleme jellerinden kullanılabilir. Ama ideali daima el yıkamaktır. Özellikle de akarsu ile.
Zaten Dünya Sağlık Örgütü'nün sağlığın korunmasını da hedef ettiği noktalardan bir tanesi, bütün insanlara eşit koşullarda iyi ve temiz akarsu ulaştırma imkanının sağlanmasıdır. Bu ülkemizde de oldukça başarılı bir şekildedir.
Çünkü hemen hemen artık her evde bir musluk var ve oradan akarsuya ulaşmak mümkün. Ama el yıkama alışkanlığını kazandırmak, özellikle çocuklarımıza bunu kazandırmak çok daha kıymetli.
İşte sokaktan eve gelindiğinde, çünkü hangi ortamlarla temas ettiklerini bilmiyoruz. Veyahut da bir hayvan sevdiklerinde veya tuvaletten çıktıklarında, yemek öncesinde gibi
temel sağlık kuralları, el yıkama kuralları öğretildikten sonra çocuklarımız adında çok fazla korkacak bir şey yok. Çok korktuğumuz mevsimsel hastalıklardan bir tanesi gene sonunum yolu enfeksiyonları.
Sonunum yolu enfeksiyonlarından, korunmanın en kolay yollarından bir tanesi öksürürken, aksırırken ağzımızı kapatmaktır. Eğer mümkünse elimizi, mendille ağzımızı kapatabiliriz. Eğer bu mümkün olmuyorsa da elimizle kapatıyoruz.
Ama elimizle kapattığımız anda, aksırırken, öksürürken, elimizde kalan... Elimizi yıkamamız gerekiyor. Kesinlikle.
Onun için el yıkamak gibi çok basit bir yöntemle sağlığımızı korumak ve sadece kendimizin değil, çevremizdekilerin de sağlığını koruyoruz. En önemlisi o bence. Kesinlikle.
Bir dedik ki el yıkamak çok önemli sağlığın korunmasına. Bir diğerine ağız sağlığı, ağız ve diş sağlığı. Çünkü pek çok hastalık, düşünün ki kalp romatizması, nefret denilen böbrek hastalığı,
ciddi böbrek hastalığı, sonunum yolu enfeksiyonları gibi hastalıklar aslında ağız ve diş sağlığıyla engellenebilecek hastalıklar. Enfeksiyona bağlı hastalıklar diyebilir miyiz?
Tabii, tabii. Doğru, haklısınız. Çünkü ağzımızdaki tükrük özellikle mikropları sindirmeye ve onları parçalamaya çok uygun. Yani bir antibiyotik etkisi var tükrüğümüzün.
Ama onu iyi kullanıyor olmak için de ağız sağlığımıza, ağız temizliğimize çok dikkat etmemiz lazım. Eğer ağzımızda çürük dişimiz varsa, ki bu gebelikte çok daha önem kazanıyor, eğer çürük dişimiz varsa,
orası çok güzel mikropların üremesi için iyi bir ortam oluşturuyor. Çünkü oraya aynı zamanda çürük dişimizin arasında gıda artıkları yerleşiyor. Gıda artıklarının üzerinde mikroplar çok kolay.
Kendilerini yuva yapıp orada çoğalma şansını elde ediyorlar. Bunun için ağız sağlığı çok önemli. Dişlerimizin fırçalanması alışkanlığı. Bu aslında bizim geleneklerimizde de var. Pek çok dinlerde olduğu gibi,
İslamiyet'te de var. Peygamberimizin çok özel diş fırçalama yöntemleri olduğu ve diş fırçaları olduğu gayet kuşaktan kuşağa aktarılan bir gerçek. Bunun için ağız ve diş sağlığına dikkat ediyor olmak, hem kendi sağlığımız açısından,
hem hamile ise bebeğimizin sağlığı açısından çok kıymetli. Demek ki... Benim geçmişte bir şube müdürüm vardı, kulakları çınlasın. Onun bir tane küçük çocuğu vardı bizim o dönemimizle birlikte çalışırken.
Çocuğun sedimentasyonunu bir türlü düşüremediler. Ve kalp romatizmasından şükrediler. Yani çocuk tahminen 5-6 yaş civarındaydı. Daha henüz okula gitmiyordu. Ve araştırma sonuçlarında ne çıktı dersiniz?
Çocuğun dişinde hapse varmış. Ama bilinmiyor. Çocuk da bunun farkında değil. Gözden kaçırılmış. Kisleşmiş o hapse.
Sedimentasyonu o yükseltiyormuş. O zaman yani çok büyük işte araştırmalar yaptılar. Çocuğu hastaneye yatırdılar. Yani kalp romatizmasından şükrediler. Ve en sonunda diş tedavisi yapıldıktan sonra çocuk sağlığına kavuştu.
Onu hiç unutamıyorum ben de. Eminenciğim bu güzel anınızı bize aktardığınız için çok da minnettarım. Çünkü o kadar çok bilgi verdiniz ki bize bu anınızla. Bir tanesi ağasındaki bir hapse. Eğer bu gözden...
Ve çocuk farkında değil. Şimdi bir kan tahlili yapılıyor. O kan tahlili bir şey bulunuyor. Bir değer yüksek bulunuyor. Ve bu değerin yüksekliği nedeniyle.
Birincisi ailenin düşünebiliyor musunuz paniğini? Çocuğumuzun acaba hangi hassa... Çünkü maalesef şimdi internet... Yani maalesef demeyelim aslında internet çok güzel bir şey. Ama internetle sağlık hizmeti almak...
Lütfen ailelerden çok istirham ediyorum. Lütfen sağlık hizmetlerinizi hekimlerden, sağlık çalışanlarından alın. Lütfen internetten sağlık bilgisi almayın. Çünkü internet çok muhteşem bir ortam. Hepimizin yararlandığı bilgi deneyimlerimizi paylaştığımız bir ortam.
Doğru. Ama o kadar da bilgi kirliliğine ve kaygılara yol açan bir ortam ki... Şimdi dediniz ki sedimentasyonu yüksek çıktı. Sedimentasyon yüksekliğine internetten bakarsak... Pek çok hastalık.
Sebebi var. Bu basit bir enfeksiyondan tutun da... Yani bir boğaz iltihabından, bir anjinden tutalım da... Ki o bile basit değildir. İşte demin bahsettiğiniz kalp romatizması...
Veyahut da çok daha ciddi, çok daha önemli... Kronik hastalık dediğimiz... Uzun süreli tetkik, takip gerektiren hastalıklara yol açan... Basit bir laboratuvar bulgusudur. Çok kıymetlidir ama iyi değerlendirildiğinde çok kıymetlidir.
O da olabilir, bu da olabilir, şu da olabilir diye... İnternet hekimliği aracılığıyla... Çok fazla kafa karıştıran, çok fazla rahatsız eden... Sonuçlar elde edilebilir. Dolayısıyla...
Enişeleniyorlar. Kesinlikle aileler bir sedimentasyon yüksekliği var diye baktıklarında... Sizin bahsettiğiniz arkadaşınızın çocuğumuzda olduğu gibi... Pek çok sonuca ulaşabilirler ve dolayısıyla çok ciddi kaygı yaşarlar. Birincisi duygusal olarak aile için çok ciddi bir yük gelir.
Ve dolayısıyla acaba çocuğumuzda bütün bu hastalıklar var mı diye... Doktor doktor dolaşmaya başlayabilirler. Bu çok uzun bir süreç değil mi hocam? Her açıdan. Her açıdan çünkü bir defa çocuğumuza...
Çocuklar beden dili konuştukları için anne babanın bu kaygısı otomatik olarak çocuğa yansıyor. Acaba benim hangi hastalığım var da... Bu kadar panikler. Bu kadar panik oldular. Beni hastane hastane dolaştırıyorlar.
Benden bir sürü kan alınıyor. Benden bir sürü tetkik yapılıyor diye... Pek çok çocukta kaygı uyandıran bir durumdur. Yani hastalık hastalığına zemin oluşturan bir durumdur bu. Onun için de bizim ailelerden...
Bu da ciddi bir insan. Çok. Çünkü hastalıklar tedavi edilebilir ama hastalık hastalığının tedavi edilmesi... Çok daha uzun süre gerektirir. Ve çok daha emek gerektirir.
O daha kalıcı izler yapabilir. O nedenledir ki ailelerin... Çok rica ediyoruz. Sağlık sorunlarında hem kendilerinin hem çocuklarının sağlık sorunlarında... Doğrudan sağlık çalışanlarına danışmalarını...
Ve ilgili bölümlere danışmalarını... Çünkü ben çocuk sağlığı uzmanıyım... Ama ben bütün hastalıkları bilen... Tıp fakültesi eğitimim sırasında bütün hastalıkları okumuş olsam da... Bazı hastalıklar konusunda fikir yürütebilecek düzeyde değilim.
Sadece bu konuda uzman olan kişilere yönlendirme konusunda ailelere yardımcı olabilirim. Çünkü onlar sahip. Kesinlikle. Çünkü bu konuda emek veren, zaman ayıran... Düşünün ki ben 40 yıldır bu işi yapıyorum.
Eğer tıp fakültesi eğitimleme getirecek olursak... 45 yıldır aktif olarak tıp fakültesiyle ilgili... Yani tıp bilimiyle uğraşıyorum. Bu hem kendi deneyimlerim var... Ama onun dışında bu konuya emek ve gönül veren çok kıymetli meslektaşlarımızın...
Bilgilerini ailelere aktarmak ve onlara uygun bir sunum hazırlamak durumundayım. Ve aileleri bu konuda bilgilendirmek... Arzu ettikleri kararlar doğrultusunda da onlara yardımcı olmak durumundayım. Düşünün ki 1 dakika içinde veyahut da 40 saat içinde diyelim... Hani ben 45 yıldır bu işe gönül verdim ya...
45 saat bir kişi eğer internetten bütün bilgileri edinmeye kalksa edinebilir... Ama benim 45 yılımla eğer 45 saati birleştiriyorsak... O zaman her iki gruba da haksızlık olur... Ve burada da en büyük zararı hiç kuşkusuz ki hastalarımız görür. Onun için aman çok rica ediyorum...
İnternetten sağlık hizmeti almaktan hemen vazgeçelim. Sağlık çalışanlarına danışarak onlardan bilgi almayı seçelim. Bu arada sizin bahsettiğiniz arkadaşınızda... Çok ciddi sağlık çalışan sorunu var gibi görünüyor ve pek çok tetkik yapılmış. Şimdi pek çok tetkik yapmak için bir defa çocuğumuzun hastaneye götürülmesi lazım.
Bunun için ne gerekiyor? Ailenin hem annenin hem babanın veya sadece annenin babanın... İş yerinden izin alarak çocuğu hastaneye götürmesi lazım. Hastaneye ulaşmak için bir defa belli bir yol ücreti ödemeleri lazım. Hastaneye gittiklerinde tetkikler için belli bir ücret ödemeleri lazım.
Yani bu sosyal güvenlik sistemi içinde alıyor olsalar bile... En düşük ücret bile olsa mutlaka ailenin bütçesinden bir miktar kayıp olması lazım. Eğer aile izin alıyorsa iş yerinden... İş yerine de belki maaşından kesintiler olacak. Şimdi hayatta hiçbir şey sağlıktan kıymetli değil.
Burada konuştuğumuz şey sağlık hizmeti parayla ölçülmesi değil. Ama ailenin iç huzuru bir defa zedelendi. Bir tetkik nedeniyle. Ondan sonra ailenin bir sürü zaman kaybı oldu. Maddi kayıpları oldu.
Bahsettiğiniz gibi. Sonuçta ne oldu? Bir tek diş absesi... İş yerinin iş gücü kaybı oldu. Kesinlikle.
Ve bunu eğer ülke ekonomisine vuracak olursak... Ekonomiden zaman kaybı artı para kaybı oldu. Çok haklısınız. Ne oldu? Bir tek sedimentasyon hızının yüksek olması nedeniyle...
Bu hastamızın teşhisinin konulmasında... Hem çok ciddi bir duygusal... Hem de çok ciddi bir maddi kayıp oldu. Ama ne oldu? Eğer biz çocuğumuzun dişlerine iyi bakıyor olsaydık...
Yani ben aile açısından söylemiyorum. Sağlık çalışanları açısından da söylüyorum. Eğer ailelere çocuk sağlığı, çocuk diş sağlığı konusunda da yeterli bilgi verme şansımız olsa... Sizin aracılarınızla yaptığımız gibi... O zaman aileler çok daha...
Hangi konularda daha özenli olmaları gerektiğini bilgilendirilecekler. Ve böylece çocuklarının hastalıklardan korunma şansına katkıda bulunulacak. Onun için size tekrar tekrar minnettarız. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü'nün de temel amacı o... Toplumu sağlık konusunda, sağlığın korunması konusunda bilinçlendirmek.
Toplum bilincinin oluşturulması halinde... Sağlık hizmetlerinden yararlanma çok daha fazla olacak. Ve hangi konularda yararlanarak... Hangi hastalıklardan korunduklarını öğrenecek aileler... Dolayısıyla da çok daha büyük sorunlarla başa çıkmaktan kurtulacaklar.
Yani... Zaten bizim programımızın amacı da sağlığı korumak. Çok teşekkür ederim. Sağlıklı bebekler dünyaya getirmek ve... Onların sağlıklı bir şekilde büyümesini...
Ailelerin sorunsuz bir çocuk yetiştirmesini... Her açıdan topluma, aileye, kendilerine... Sağlıklı birer nesil yetiştirmesini sağlamak amacıyla... Zaten bu programı yapıyoruz. Evet çok teşekkür ederiz.
Yani amaç dediğiniz gibi... Sökük varsa söküğü dikeceğiz... Ama yırtık oluşmayacak ve dolayısıyla yama koymayacağız yeni bir giysimizi. Eğer bir şey varsa... Bedenimiz çünkü bedenimiz...
Önceden önlemimizi alacağız. Evet onun için hem kendimiz için hem çocuklarımız için alacağız. Dedik ki sağlığı korumakının basit yolları var. Bir tanesi el yıkamak. İkincisi...
Diş sağlığı. Ağız diş sağlığı. Üçüncüsü iyi beslenme. İyi beslenme alışkanlığını kazandırması. Dördüncüsü de aşılamalar.
İyi beslenmeyi arzu ederseniz daha ileriki programlarımızda konuşalım. Ama bugün sizin isteğiniz üzerine aşılamaları konuşalım. Aşılamalar daha anne karnında başlıyorlar. Nasıl başlıyorlar? Mesela anne çocukluğunda bazı hastalıkları geçirdiyse...
Mesela bizim kuşağımızda kızamık hastalığını biz geçiriyorduk çocukluğumuzda. Su çiçeği hastalığını çocukluğumuzda geçiriyorduk. Kabakulak hastalığını çocukluğumuzda geçiriyorduk. Dolayısıyla çocuklarımıza hamileliğimiz sırasında kendi kanımızdaki bu oluşmuş koruyucu maddeleri aktarıyorduk. Ama şu anda ne şansımız var?
Bütün çocuklarımız sizin en başta söylediğiniz gibi %95-98 oranında çocuklarımız aşılı olduğu için... ...çocuklarımız aşılandığı için hamile olan hanım, genç anne adayları zaten aşılı oluyor. Yalnız burada gözden kaçırılmaması gereken bir şey var. Aşılar yani hastalığı geçirdiyse koruyuculuğu ömür boyu sürüyor. Ama aşılamalarda koruyuculuk ömür boyu sürmüyor.
O nedenle tekrar aşılamalar denilen maalesef gözden kaçan bir uygulama var. Çocukluk çağında %95-98 oranında aşılama yapıldığı halde dünyanın hiçbir yerinde maalesef erişkinlerde %95-98 oranında aşılama olmuyor. Dolayısıyla ne oluyor? Hamilelik döneminde biraz daha... Orada çıkıyor.
Evet, göz önüne alınması gerekiyor. Biz ülkemiz olarak gebelere yani anne adaylarına aşılama konusunda da oldukça iyi bir yerlerdeyiz. Öyle olduğu için de çocuklarımızı yeni doğan döneminde pek çok hastalığa karşı koruyabiliyoruz. Anne adayları aşılanıyor mu hocam? Evet, anne adayları son 3 ayda aşılanıyor.
Özellikle hangi aşı yapılıyor? Tetanoz aşısı yapılıyor. Neden bu çok önemli? Şimdi dedik ki hamileyken kanımızda oluşan koruyucu maddeleri biz kanımız aracılığıyla bebeğimize aktarıyoruz. Dolayısıyla çok yaygın bir uygulama vardı eskiden.
Şimdi de oluyor maalesef zaman zaman. Çocuğu hastaneye doğma yetiştiremiyoruz. Ne oluyor? Çok uygun olmayan koşullarda. Bazen takside doğabiliyor.
Takside doğabiliyor. Ve haklısınız. Ablamın çocuğu öyle doğmuş. Öyle mi? Çok şanslı.
Ablanızın çocuğu sağlıklı değil mi şu anda? Sağlıklı. İyi, çok iyi. Demek ki ehil ellere düşmüş. Çünkü takside doğumlar en çok korktuğumuz doğumlardan bir tanesi.
Gerçekten. Neden? Çünkü bir defa göbek kordonunun uygun koşullarda kesilmesi çok önemli. Ondan sonra bebek kansız da kalabilir. Uygun bir şekilde kesilmezse.
Bebeğe kan annesinden. Çok haklısınız. Mikrop kapabilir. Kordonun zamanında kesilmezse. Anneden bebeğe aşırı kan yüklemesi olabilir.
Bu nedenle de. Evet. Evet. Bu da çok tehlikeli durumlardan biri. Bebeğin kan dolaşımı bozulur.
Kalp yükü artar. Akciğer yükü artar. Çok ciddi sıkıntılar yaşatabilir. Ama bizim bugün konuşacağımız konu madem aşılamalar. Özellikle de tetanoza karşı çocuğumuz çok daha fazla risk altında kalır.
Tetanoz aşısı gebelikte yapıldığı dönemde. Son üç ay içinde yapıldığı dönemde. Ve annede oluşan koruyucu maddeler doğrudan bebeğe geçiyor. Hem anneyi koruyor hem bebeği koruyor ki çok uygun koşullarda doğum yapmazsa bebeğimiz bu tetanoz mikrobu ile karşılaşmasın. Karşılaşılsa da kendini korumaya hazır olsun diye.
Hocam sohbet çok güzel ama programımızın yavaş yavaş sonuna yaklaşıyoruz. Bu konuda isterseniz son olarak eklemek istediklerinizi alalım. Sonra devam edelim önümüzdeki hafta. Çok memnuniyetle. Bütün anne baba adaylarını tetanoz aşısıyla aşılamaya davet ediyoruz.
Özellikle de içinde difteri, boğmaca ve çocuk felci aşısı olan bir aşı var. O aşıyı yaptırmaya davet ediyoruz ki hem kendileri sağlıklı olsunlar hem de bebeklerini korusunlar. Gelecek programda da neden öyle olduğunu anlatalım. Tamam. Sevgili dinleyenler sağlıklı bebekler için el ele programımızın bugün de sonuna geldik.
Sağlıklı bebekler için el ele derneği başkanı çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız doçent doktor Fatma Nur Çakmak bu konudaki sorularımızın cevaplarını bize vermeye çalıştı. Bugünkü konumuz hamilelikte sağlıklı bir hamilelik geçirmek için yapılması gerekenlerden bahsettik ve hamilelerin aşılanması gerektiğini konuştuk. Önümüzdeki hafta yine sağlıklı bir hamilelik geçirmek için yapılması gerekenler üzerine sohbet etmeye devam edeceğiz.
Ben Emine Ertürk Karahaslan. Teknik Basada görevli arkadaşım Can İşcan. Hepinize sağlıklı güzel günler diliyoruz. Sağlıklı bebekler için el ele. Altyazı M.K.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.