İçeriğe geç
Fatma Nur ÇakmakDoç. Dr.Çocuk Sağlığı
Tüm yazılar
Bölüm 064 · Sağlıklı Bebekler İçin El Ele

Çocuklar için babaların önemi

24 dk dinlemeDoç. Dr. Fatma Nur Çakmak
BÖLÜM 064

Çocuklar için babaların önemi

0:0024:01

Çocuklar için babaların önemi

Babalar günü vesilesiyle, bir çocuğun gözünde annenin ve babanın neden tek bir bütün gibi görülmesi gerektiğini, kararsızlığın çocuğun ruh sağlığına nasıl zarar verdiğini ve babasız büyüyen çocukların yaşadığı eksikliği anlatıyorum. Kendi çocukluğumdan bir anıyla da konuyu somutlaştırıyorum.

Bölümde neler konuşuldu

Bu haftaki programda babalar gününe yaklaşırken babaların çocuklar için taşıdığı önemden söz etmek istedim. Konuya çocuk haklarından girmek istiyorum: bir çocuğun en temel haklarından biri, cinsiyetinin ve sağlık durumunun kabul görmesi kadar, ailesiyle birlikte ve sevgi içinde büyümesidir. Çocuk, anne ve babayı gözünde tek bir bütün gibi görmek ister; ikisinin de kendisini aynı şekilde sevdiğini bilmek ister.

Anne ve babanın aynı kararı vermesi neden önemli

Muayenehanemde de sık gördüğüm bir şey var: anne baba bir konuda çocuğun önünde farklı davranınca, çocuk kararsız kalıyor. Bunu trafikteki bir örnekle anlatmayı seviyorum. Kararsızlık kaza yapan bir şeydir; yolda karşıdan karşıya geçerken tereddüt eden bir yaya nasıl tehlikeye giriyorsa, anne ile babanın çocuğa farklı mesajlar vermesi de onun ruh sağlığı için benzer bir tehlike oluşturuyor.

Evle ilgili küçük kararlarda anne baba farklı düşünebilir, bunu çocuğun önünde tartışabilir de. Ama çocukla ilgili bir konuda -mesela çocuk bir şeye çarptığında- anne baba aynı tutumu göstermeli. Biri sert bir tepki verdiyse, öteki o anda "öyle olmaz" diyerek araya girmemeli; sakinleştikten sonra, güzel bir yemeğin ardından hoş bir sohbetle çocuktan özür dilenebilir. Anne baba da hata yapar; önemli olan hatayı tekrarlamamak ve gerektiğinde çocuktan özür dileyebilmektir.

Erkek çocuk için baba, kız çocuk için anne neden farklı bir yer tutar

Baba, erkek çocuk için bir rol model. Kız çocuk için ise bu rolü anne üstleniyor; ama işin ilginç yanı, kız çocuk hem annesi gibi bir hanımefendi olmak hem babası gibi bir beyefendiyle evlenmek istiyor. Erkek çocuk da aynı şekilde hem babası gibi bir beyefendi olmak hem annesi gibi bir hanımefendiyle evlenmek istiyor. Bu yüzden anne babanın beğenisi kadar eleştirisi de her iki cinsi farklı biçimde etkiliyor: erkek çocuğa "öyle yapılmaz" diyen bir baba ona "babam kadar iyi bir erkek değilim" mesajı verirken, aynı cümleyi anne söylediğinde çocuk "karşı cins beni beğenmiyor" kaygısına kapılabiliyor. Kız çocukta da bu tam tersi işliyor.

Toplumda erkek çocuk sahibi olmanın bir anneye ayrıcalık getirdiğine dair bir algı var, özellikle ülkenin bazı bölgelerinde; kız çocuklarının da bazı aileler için farklı bir değeri olduğunu düşünüyorum, nitekim "iki kızın varsa hayatını garantiye almışsın" diye bir espri bile var toplumumuzda. Ama vurgulamak istediğim şey şu: çocuğun cinsiyeti ne olursa olsun kabul edilmesi, çocuk hakları arasında en başta gelenlerden. Cinsiyeti belirleyen de babadan gelen kromozomdur; bu bilgiyi ailelere hatırlatmakta yarar görüyorum.

Babasız büyüyen çocuklar

Bir çocuk için baba demek, koruma ve şefkat demek. Bunu kendi hayatımdan da biliyorum: babamızı ben sekiz yaşımdayken kaybettik, annemiz o zaman yirmi sekiz yaşındaydı ve bundan sonra hayatını tamamen bize adadı. İster kız olsun ister erkek, babasız büyüyen çocukların bir omuzları düşük olduğunu düşünüyorum; büyük bir güven abidesinden ve koruyucudan yoksun büyüyorlar. Ülkemizde 2016 yılının başından beri terörle mücadele nedeniyle kaybettiğimiz babaların çocukları bu hüznü yaşıyor; onların yerine hem anne hem baba olmak zorunda kalan annelerin, kimi zaman da büyükanne ve büyükbabaların özverisini unutmamak gerekiyor.

Çocuklara vereceğimiz en büyük şey: sevgi ve iyi bir örnek

Çocuklara bir şey yaparken bunu karşılık beklentisiyle yapmamalıyız; "senin için şunu şunu yaptım" cümlesi çocuğun omuzlarında taşıyamayacağı bir yüktür. Bunun yerine kendisine yakışanı yapması için yol göstermek daha doğru. Babalara tavsiyem ise açık: her şeyden önce annelerin yanında ve arkasında olsunlar, bu hem anneliğin güzelliğini yaşatır hem de aile içindeki kararlılığı güçlendirir.

Bütün bunları bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan şey basit: çocuklarımızın bilmek istediği tek şey, anne ve babanın ikisinin de kendisini aynı şekilde sevdiği. Bu güveni verebildiğimiz sürece, çocuklarımıza bırakacağımız en güzel miras sevgi ve dostluk dolu bir çocukluk olacaktır.

Bölümün tam dökümü

Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, sizler de en kıymetli varlıklarımız çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim.

Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak edilenleri biz soruyoruz. Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak cevaplıyor. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor. Ben Emine Ertürk Karaaslan, Teknik Basada Gülçin Çağlar.

Hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız, Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak stüdyomuzda. Hoş geldiniz.

Merhaba Emine, nasılsınız? Teşekkür ederim. Sevgili hocam, geçen haftaki programımızda çocuk işçiliğinden bahsettik ve çocuklarımızın çocukluklarını yaşamaları konusunda anne babalara tavsiyelerde bulunmuştuk. Bu haftada babalar günü dolayısıyla yaklaşan babalarımızın çocukların için öneminden,

babaların öneminden bahsedelim istiyorum. Ne dersiniz? Harika olur. Çünkü bir çocuğun çocuk hakları derken hep benzer şeyleri konuşuyoruz. Ama bu çok kıymetli.

Çünkü insanlar hayatlarında bir kere çocuk oluyorlar. Ondan sonra zaten erişkin olmanın sorumlulukları ve görevleriyle büyük bir koşturmacıya giriyorlar. Ama her zaman da anne baba olma şansın olmuyor. Çünkü bir defa insanın çok sevdiği ve saydığı biriyle beraber olması lazım anne baba olabilmesi için. Ayrıca da insan erişkin olduktan sonra sadece bizden doğma, bizden olma olması gerekmiyor.

Bütün çocuklar bizim çocuklarımız olarak görmeye başlıyoruz. Onun için şimdiden bütün anne babalara sevgiye saygılarımızı ileterek babalar gününü kutluyoruz. Bir çocuğun en temel haklarından bahsettiğimizde iyi bir, bir defa cinsiyetinin kabul görmesi, kız veya erkek olması önemli değil diyoruz. Sağlıklı olması.

X'de çocuk da sağlıklı olması. Sağlıklı olmasa bile sağlık sorunları ile birlikte toplumda ailesi ve toplum tarafından kabul ediliyor olması. Çünkü hiç kimse sağlıksız doğmak veya sağlıksız bir koşulda yaşamak istemez. Ama maalesef zaman zaman bütün çocuklarımızın sağlık sorunları olabiliyor. Tıpkı bütün insanların olduğu gibi.

Bu haliyle de çocuklarımızı bağrımıza basmak ve onlara hizmet etmek biz erişkinler için kutsal bir görev. Bunun bu haliyle kabul edilmelerini istiyoruz. Gene çocuklarımızın iyi beslenmesini istiyoruz. Aşılarının düzenli yapılmasını istiyoruz. Sağlıklı bireyler olmaları ve sağlıklarını sürdürebilmeleri için.

Şiddetten ve tacizden uzak durmalarını istiyoruz. Nüfus cüzdanları olsun istiyoruz. Gibi temel hakları sırasında en başta hiç kuşkusuz ki ailesiyle beraber olma ve sevgi hakkı geliyor. Babayla birlikte olma. Çünkü bizim toplum olarak duamız nedir?

Allah analı babalı büyütsün. Evet. Eli ayağı düzgün olsun, analı babalı olsun. Bu çok az ama çok özlü. Belki de programımızın özeti burada.

Onun için çocuklarımızın ailesiyle beraber olması hepimizin en büyük dileği. Ve çocuklarımızı büyütürken annenin ve babanın kendi içinde görevleri var. Ama temelde çocuklarımızın bilmek istediği annem babam ikisi de beni seviyor. İkisi de benim için aynı şeyleri hissediyor. Yani anne babayı tek vücut görmek istiyor çocuklar.

Çünkü trafikte kaza ne zaman oluyor Emine Hanımcığım? Arabayı kullanırken sağ mı döneyim sola mı döneyim diye biz kararsız kaldığımızda arkadan birisi geliyor bize çarpıyor. Veya yolda karşıdan karşıya geçeceğim. Adım atıyorum karşıdan karşıya geçeceğim. O sırada araba geliyor geri çekiliyorum.

Ama o arada araba yavaşlamış oluyor. Araba yavaşladığı için ben kararımı değiştiriyorum. Yolda yürümeye başlıyorum. Ama o arada arabada hız yapmaya başlıyor. Benim geriye çekildiğimi görünce.

İşte bu sırada da kaza oluyor. Yani kararsızlık kaza yapan bir şey. Dolayısıyla anne babanın aynı kararı veriyor olması çocuğun sağlığında yani ruh sağlığı için çok kıymetli bir şey. Diyeceğiz ki çocuğumuza annen böyle istiyor baban böyle istiyor. O sırada %100 farklı düşünebiliriz.

Çocuğumuzla ilgili bir karar verirken. Mesela evimize koltuk kanepe alırken veya evimizde ufak tefek değişiklikler yaparken evle ilgili. O zaman kendi aramızda tartışabiliriz çocuğumuzun yanında da anne baba olarak. Ama çocuğumuzla ilgili bir karar veriyorken. Mesela çocuk bir şeye çarptı.

Babası da kızdı. Çok yorgundu eve gelmişti. Açtı da. Çocuğun çarpması onu sinirlendirdi. Birden hızlı bir tepki verdi.

Olması gerekenden daha ağır bir tepki verdi. Anne o sırada ay canım öyle de yapılır mı dediği anda çocuk tereddüt ediyor. Halbuki bu işte baba dinlensin veya tam tersi anne için de geçerli olabilir. Anne çok yorgun bir gün geçirmiştir. Eve geldiğinde bir sıkıntılı bir tablo olmuştur.

O sırada baba aman canım öyle yapılır mı işte çocuk dediği anda çocuk anne ile baba arasındaki bu kararsız tutumdan rahatsız oluyor. Çünkü ne olursa olsun o sırada anne de baba da yüzde yüz haksız olabilirler. Ama sonuçta bir güzel bir yemeğin arkasından hoş bir sohbetle çocuktan özür dilenir. Ve neden öyle yaptı? Anne baba da hata yapabilir.

Sonuç olarak anneli babalı çocuklarımızdan öğreniyoruz. Ve hatasız üretim olmaz. Nasıl hiç kırmadan bardak yıkamıyorsak. Birkaç tanesi kırıldıysa bugüne kadar. Çocuğumuz yetiştirirken de ufak tefek hatalar yapabiliriz.

Önemli olan o hataları tekrarlamamak ve hata yaptığımız zaman da çocuğumuzdan özür dileyebilmek ve onu yapmak gerçekten onu yapmak istemediğimiz zaman o sırada öyle oldu. Bir daha da tekrarlamayacağımızı söz vermek ve gerçekten de tekrarlamamak veya sözümüze sadık kalmak. Çocuğumuza vereceğimiz en büyük eğitimlerden bir tane soru. Çocuklar çok hoşgörülüler. Çok alçak gönüllüler ve çok yüce gönüllüler aynı zamanda.

Çok çabuk affederler. Ne olacak bir daha yapmadığımız zaman da bir boynuna sarıldığımız zaman gerekirse birlikte gözyaşı döküyorlar. Dökdüğümüz zaman kendimizi affettirebiliyoruz. Ama öbür türlü olay kar topunu çığa dönüştürebiliyor. Araya soğukluk giriyor.

Onun için çocuğumuzdan özür dileriz affettiririz kendimizi. İşte küçük oyunlarla onun gönlünü alırız. Daha çok zaman ayırırız. Ama çocuğumuza şunu öğretiriz ki ben senin için iyi düşünüyorum ve senin yanındayım arkandayım. Şimdi erkek çocuk için babası çok kıymetli bir önem taşıyor.

Kız çocuk için de çok kıymetli. Ama babanın erkek çocuk için önemi çok daha farklı diye düşünüyorum ben. Çünkü rol model olarak alınan görülen. Kız çocuk için de annesi aynı şekilde. Bir taraftan kız çocuk annesi gibi bir hanımefendi olmak istiyor.

Ama babası gibi de bir beyefendiyle evlenmek istiyor. Aynen. Öbür taraftan erkek çocuk babası gibi bir beyefendi olup annesi gibi bir hanımefendiyle de evlenmek istiyor. Dolayısıyla hem annenin hem babanın beğenileri ve eleştirileri her iki cinsi de etkiliyor. Ama farklı farklı etkiliyor.

Yani erkek çocuğu babası aman canım o da öyle yapılmaz dediği zaman ben babam kadar iyi bir erkek değilim mesajı veriliyor. Ama annesi aman canım o da öyle yapmaz dediği zaman eyvah karşı cins beni beğenmiyor. Ruda getiriyor beraberinde. Kız çocuk için de aynı şekilde annesi beğenmediği zaman ay ben annem gibi bir hanımefendi olamayacağım galiba. Kaygısı taşıyor.

Babası beğenmediği zaman da eyvah karşı cins beni babam gibi biriyle evlenemeyeceğim. Babam gibi bir beyefendiyle olamayacağım. Kaygısını getiriyor. O nedenle hem annenin hem babanın her iki cinsi de beğenmesi farklı mesajlar verse de hem eleştirileri hem beğenileri önem taşıyor. Çok kıymetli.

O nedenle değil midir kaç yaşına gelirsek gelelim annemiz babamız bizi eleştirdiği zaman bütün dünya tepemize yıkılır gibi oluyor. Çünkü eyvah biz nerede hata yaptık sorgulaması geliyor hemen arkasında. Onun için kız çocuk içinde erkek çocuk içinde şey çok kıymetli. Hep diyoruz ya çocuğun cinsiyetinin kabulü diye hep temel çocuk hakkı olarak ve hep ısrarla da erkek çocuk olsun kız çocuk olsun diye vurguluyoruz. Şimdi burada erkek çocuk bir hanımefendi için çok kıymetli bir erkek çocuğunun olması.

Çünkü bazı yerler var ki dünyanın pek çok yerinde öyle. Erkek çocuk sahibi olmak bir anneye ayrıcalık getiriyor. Kesinlikle. Ve sadece ülkemiz için değil bu dünyada erkek çocuklar birinci sınıf vatandaş gibi oluyorlar. Bizim ülkemizde de neslin devamı için, soyadının devamı için ve güç için diye düşünüyorum ben.

Erkek çocuğu olduğu zaman annenin kendine güveni çok daha fazla toplumda benim gözlemlediğim o. Yani ben erkek evlat dünyaya getirdim. Ben işte bir erkek evladın annesiyim. Ben bir veli ahtın annesiyim şeklinde kendisinde daha büyük bir güç görüyorum. Yani özellikle ülkenin doğu kesimlerinde bu erkek çocuğu çok daha önem arz ediyor.

Kız çocukları da batı kesimlerde yani benim kız çocuğum var. Ben işte hayatımı garantiye altına aldım. Bu şekilde bakıyorlar. Hatta toplumda şöyle bir espri de var. İki tane kızın varsa hayatını garantiye aldın.

Bir kızım varsa işte bakurlusun. İki kızım varsa sigortalısın. Üç kızım varsa devlet memurusun şeklinde tanımlama yapıyorlar. Bunu ilk kez duyuyorum. Üç kızım varsa kesinlikle yani sen kesinlikle hiçbir şekilde bakımsız kalmazsın.

Yaşlılığın garanti altında. Seni biri bakmazsa birisi mutlaka bakar. Yaşlılığından seni başkalarının ellerine bırakmazlar şeklinde bir algı var. Onun için kız çocuklar da bazı aileler için çok değerli. Şimdi bir atasözü geldi aklıma.

Halkımızın çok özlü sözlerinden biri. Allah hayırlı evlat dersin. Hem eli ayağı düzgün olsun hem hayırlı ömürlü olsun. Öyle kız çocuklar var ki annesinin babasının adını ve nerede oturduğunu bile bilmiyor. Ama öyle oğullarımız ve onların öyle zarif eşleri hanımefendiler var ki onlar da anneye babaya çok kıymetli hizmet götürüyorlar.

Onun için hayırlı evlat olsun. Sağlıklı olsunlar önce. Mutlu olsunlar. Ama öncelikle biz onlara güzel eğitim verelim. Bebekliklerini, çocukluklarını dolu dolu yaşamaları için.

Sevgiyi öğretelim, mefayı öğretelim ki karşılığını görelim diye düşünüyorum. Ya da karşılığını beklemeyelim. Çünkü karşılığı beklemek çok büyük bir yük çocuklar için. Evet karşılık değil de kendisine yakışanı yapsın diye düşünüyorum. Herkes kendisine yakışanı yapsın.

Çok haklısınız. Bu açıdan düşünüyorum. Yani hiçbir şekilde beklenti içinde değil bu. Doğru. Kendisini karşı tarafın yerine koyarak ona göre davranmak diye düşünüyorum.

Evet ve o şekilde de çocuklarına güzel örnekler olsunlar diye diliyoruz. Çünkü senin için şunu şunu şunu yaptım. Bir çocuğumuzun omuzlarında taşıyamayacağı. Tabii. Hiçbir çocuk senin için sen ben şunları şunları şunları yaptım.

Ben senin için babanla annenle evli kaldım mesela. Çok sık duyduğumuz bir şey. Ben senin için saçımı süpürge yaptım. Şunları şunları katlandım. Gene hiçbir çocuğun omuzlarında taşıyamayacağı bir yük.

Çocuklarımıza bu tür yükler vermeyelim. Yapabiliyorsak yapalım. Zevkle yapalım. Onlarla beraber olmaktan hoşlanmamız için yapalım. Yok yapamıyorsak da benim gücüm buna yetiyor deyip çocuklarımıza bu tür sorumluluklar yüklemeyelim.

Bütün ricamız bu. Ben de hocam bir anne babanın çocuğuna vereceği en büyük hazine, en büyük değer sevgi diye düşünüyorum. O doğaçlama bir şey zaten. Çocuk sevgisiyle doğuyor. O kadar tatlılar ki, o kadar içtenli, o kadar dürüst ve o kadar dostlar ki.

Siz ağlarken hiç kimsenin fark etmediği şeyi neden sen bu kadar üzgünsün, niye ağlıyorsun diye gelip gözyaşlarınıza silenler onlar. Siz ağlarken emzini uzatıp size teselli etmeye çalışan onlar. Siz ağlarken C oyunu oynayıp sizi güldürmeye çalışıp en sevgili oyunuyla hayata dönmenizi sağlayan onlar. E bu çocuklarımız zaten sevgisiyle doğuyor. Biz de onlara, onların bu sevgisine layık olmaya çalışıyoruz.

Aslında yaptığımız şey o yani senin için değil. Onlar öyle olduğu için bize yaptırdıkları için yapıyoruz. Çünkü onlar bize cennetten gönderilen hazinelerde düşünüyorum. Hep diyoruz ya Tanrı'nın dünyadan yeni bir umuda her yeni doğan bebek. Onun için bu umuda layık olmak bizim görevimiz bu.

Ve bu umudun yaşamasını ve sağlıklı ve huzurlu, güvenilir bir ortamda yaşamasını sağlamak. Şimdi güvenilir bir ortam deyince işte geçen hafta dünyada çocuk işçiler olduğunu, ülkemizde de çocuk işçiler olduğunu söyledik. Şimdi dünyadaki savaşlar nedeniyle çocuklarımız maalesef ciddi sıkıntı yaşıyorlar. Bir defa güven sorunu yaşıyorlar. Çünkü bir kısmı ailesine hasret kalıyor.

Gene daha önceki bir programımızda konuşmuştuk. Maraşal Çakmak'ın kızı, Ger Çakmak hanımefendi biz baba diyemeden büyüdük dedi. Çünkü babalarını görmüyorlar ki baba diyebilsinler. Baba demeye hasret düşünün. Bir erişkin babaya demeye hasret kalmış.

Çünkü çocuklukta yaşayamadıklarımız kalbimize daima en derin izler olarak karşımıza geliyor. Şu anda da maalesef babasına hasret çocuklarımız var ve hala oluyor. Çok fazla var. Hem de nasıl? Sürekli şehitlerimiz var.

Bu şehitlerimizin de çocukları öksüz ve yetim kalıyor. Maalesef. Çok zor koşul. Çok zor tabii ki. Yani hangi ortamı sağlarsanız sağlayın.

Hangi güzellikleri verirseniz verin. Dünyayı önüne bile koysanız bir anne babanın yerini asla tutamazsınız çocuk için. Asla. Özellikle yani kız çocukları farklı açıdan babaya bağlılar. Erkek çocukları farklı açıdan biraz önce anlattınız.

İster kız olsun ister erkek olsun babasız büyüyen çocukların bence bir omuzları düşük diye düşünüyorum. Doğru. Büyük bir güven abidesinden yoksun olarak büyüyorlar. Büyük bir işte şefkat ve koruma koruyucudan yoksun olarak büyüyorlar. Tabii.

Biz babamızı... Çünkü baba demek koruma en büyük ve şefkat demek. Biz babamızı kaybettiğimizde Emine Hanımcığım siz de bana çocukluğumu yaşattınız şimdi. Ben 8 yaşındaydım ve annemiz 28 yaşındaydı. Ve annemiz adeta bir vakfa dönüştü.

Ve sırf bizim sağlıklı ve mutlu büyümemiz için gerçek anlamda saçını süpürge yaptı. Allah nurlarda yatırsın babamız bize çok onurlu ve güzel bir ısın bıraktı. Ve bu onurlu ismini taşımak bizim için çok büyük bir şeref. Ama annemizin yaptıklarına layık olmak çok daha ayrıcalıklı bir şey o haline geldi. Çünkü annemizin o gencecik yaşında iki küçük çocuğuyla hayata nokta koyup sadece çocuklar için yaşıyor olması çok özverili bir davranış.

O nedenle yaklaşan babalar günü dolayısıyla tüm babaların, büyük babaların günlerini kutlarken çocuklarına hem annelik hem babalık yapan sevgili anneleri de hatırlamadan geçemeyeceğim. Bu vesileyle annemin... Sevgiye saygılarımızı sunuyoruz. Evet. Ellerinden ediyoruz.

Çok teşekkür ederim. Ben de bütün bu güzelliği yaşatan... Hem anne hem baba olan özellikle büyük annelerimize diyorum ben. Çünkü onlar gerçekten çok değerli insanlar. Bir tanesi sizin annenizse şu anda da çok uzun zamandır özellikle 2016 yılının başından beri çok fazla terörle mücadele dolayısıyla kaybettiğimiz babalarımızın çocuklarının başında anne ve baba olmak zorunda kalan özverili bütün annelerimizin ellerinden öpüyorum.

Sevgiyle kucaklıyorum hepsini. Ve çocuklarımıza çok güzel günler diliyorum aileleriyle beraber. İnşallah analı babalı, hayırlı ömürlü insanlar olsunlar. İnşallah onları dostluk, sevgi, saygı dolu bir dünya bırakabilelim. Çünkü biz erişkinlerin temel görevi bu.

Sevgili hocam babalara tavsiyeleriniz var mıdır çocukların konusunda? Her şeyden önce annelerin yanında ve arkasında olmaları annelere hem anneliğin zirafetini ve güzelliğini, üretkenlerini yaşatacak. Çocuklar kız veya erkek doğusalar da bunun annenin değil babanın kontrolünde olduğunu söylemeden de edemeyeceğim. Kesinlikle. Çünkü cinsiyeti erkek biliniliyor. Evet cinsiyet kromozomu babadan gelen kromozomla belirleniyor kız veya erkek olması.

Çünkü ya babadan gelen kromozomlardan bir tanesi ya kız çocuk oluşumuna yol açacak veyahut da diğer gelirse de erkek çocuk olacak. Dolayısıyla baba kız veya erkek olmamızı belirleyen kişi babalarımız. Onun için onlara teşekkür ederiz bizi kız çocuklar olarak kabul ettikleri için, kız çocuklar olarak bu topluma katılabildiğimiz için. Ama bu arada gene Atatürk'ün sevgi, saygı ve minnetle anlıyorum ve bütün silah arkadaşlarını.

Kurtuluş savaşımızda özveriyle ailelerinden uzak kalarak bize özgürlüğümüzü ve kadın kimliğini yaşatıp dünya uluslararası sizin yaptığınız bu programlarda olduğu gibi uluslararası Türk bayrağını dalgalandırma şansını veren sevgili atalarımızda saygı, sevgi, minnetle anlıyorum. Ki demin bahsettiğimiz nice gencecik hanım, annem gibi çocuklarını yapayalnız büyütmüşler ve o sayede bugünlere gelinmiş. Onun için vefa borcumuzla onlara çalışarak ödeyelim ki çocuklarımıza güzel bir dünya bırakabilelim.

Kesinlikle. Sevgili hocam programımızın yavaş yavaş sonuna doğru yaklaşıyoruz. Babalar günü dolayısıyla bütün babalarımızın babalar gününü kutluyorum. Ayrıca biraz önce de bahsettik. Hem anne hem baba olan annelerimizin de yani sevgi ve saygıyla kucaklıyoruz.

Tam tersi de var. Bazı maalesef eşini erken dönemde kaybetmiş olup çocuklarına... Tam tersi de var. Hem anne hem baba olan babalarımız da var. Babalarımız da var.

Onların da geçmiş anneler gününü ve gelecek babalar gününü kutluyoruz. Bu çok özverili bir şey tabii. Çok hoş bir şey. Çocuklarını bu kadar... Herkese için de.

Evet, evet. Maalesef işte çocuklarımızın uğradığı bu... Hani konuşuyoruz ya her 10 dakikada bir maalesef bir genç hanımın, genç kızımızın şiddetle ve tacizle öldüğü... Öldürüldüğü bir gerçek de var dünyada. Maalesef onların çocukları da ortada kalıyor ve onların çocuklarını bağrına basan büyükanneler büyük babalar da var bu arada.

Evet. Onun için çocukları çocuk olarak kabul edip evladı şiddete uğramış bir dünyada bile onurlu ve ahlaklı ayakta tutmaya çalışan büyükanneler büyük babalar da var. Ama temel amacımız hani hep diyoruz ya hastalıklardan korumak tedavi etmekten çok daha kolay ve ucuzdur diye. Çocuklarımızı aşılıyoruz, hastalıklardan koruyoruz. Çocuklarımızı anne sütüyle besliyoruz.

Zeka gelişimleri daha iyi olsun istiyoruz. Çocuklarımızın beslenme döneminde iyi beslenmelerini... Sağlıklı gıdalarını da besliyoruz. Etini, sütünü, balığını, tavuğunu, yumurtasını, kuru fasüleyesini, nohutunu, mercimeğini, bulgurunu, yoğurdunu bolca yesin ve sağlıklı büyüsün. Ama eksik bir gıdası varsa onları da alsın.

Örneğin iot eksikliği varsa o tedavi edilsin. Vitamin eksikliği varsa D vitamini olabilir, A vitamini olabilir, B vitamini olabilir. Bunları alsın. Dolayısıyla bedeni ve ruhu iyi gelişsin. Aynı zamanda demir eksikliği dünyada en yaygın görülen kansızlık nedeni.

Kansız olmasın ki hem bedenen hem ruhen iyi gelişsin. Zekası çok daha iyi olsun istiyoruz. Çocuklarımızı bir taraftan özelliklerle korumaya çalışırken aynı zamanda onu olduğu gibi kabul ederek... Eğer küçük sorunları varsa ki ergenlikte sıkça rastladığımız durumlardır. Aileyle uyumsuzluk dönemleridir.

O sırada bu konunun uzmanlarından, psikologlardan gerekirse çocuk ruh sağlığı uzmanları... Arkadaşlarımızdan destek alarak sağlıklı kişiler olarak topluma katılsın. Şiddeti desteklemesin. Şiddete karşı olsun. Aynı zamanda şiddete uğrayanların da yanında olsun.

Ve onların sorunu olmasın. Geçen bir avukat arkadaşıma anlatıyordu. Bir eve hırsız giriyor. Ve evin hanımının hem mallarına zarar veriyor hem evin hanımına zarar veriyor. Ve eşi bu olaydan rahatsız olarak karısından boşanıyor.

Hani hiç mi hırsızın suçu yok diye bir atasözü var ya... Bu tür durumlarda tacize uğrayan kişi hanımefendi hem çifte zarar görmüş oluyor. Hem toplumdan itilmiş oluyor. Hem de maddi zarara uğratılmış oluyor. Hem ailesinden itilmiş oluyor.

Yani böyle bir şeyi kabul edilebilir olması mümkün değil. Hem de ruh hem bir tacize uğramış oluyor. Tabii tabii. Onun için şiddete uğrayan kişileri korumak da gene bizim toplum olarak görevimiz. Ben çok net hatırlıyorum.

Bir maalesef hastanede yaşanan bir olay vardı. Bir kızımız yoğun bakım ünitesinde yatarken tacize uğradı maalesef. Ama Allah bilir ondan önce kaç kişi tacize uğradı. Bu genç hanım söyleyebilme cesaretine sahip ailesine güveniyordu. Topluma güveniyordu.

Söyleyebilme cesaretine sahipti. Ama söyleyemeyen kişiler yani deminki örnekte olduğu gibi ailesi tarafından itilme ihtimali olan kişiler acaba kaç kişiydi diye onu insan düşünmeden edemiyor. Düşünün ki yoğun bakım ünitesinde bakıma muhtaç olan birini taciz edebilecek kadar acımasız bir insan. Evet. Yani insan denmez aslında.

Evet. Bir dünya var. Bu dünyada çocukları korumak durumundayız. Çocuklarımızı ne oluyor? Mesela komşusuna emanet ediyor.

Okula emanet ediyor. Bakıcıya emanet ediyor. Ve ondan sonra işte yok çocuğa ilaç içirdi, yok gaz koklattı. Çocuk daha uyusun, daha sakin olsun, daha kolay bakabilsin. Aynı şey maalesef şu dönemde çok artan sıklıkta.

Hani yaşlı nüfusun artması nedeniyle yaşlılar için de geçerli. Mutlaka bu tür durumlarda kameralar konulmasını ve çocukların, yaşlıların bakıcıları ile beraber açıkça da söylenmesini istiyoruz. Kamera koyuyorum. Annemi, babamı, çocuğumu bu kameradan izleyeceğim diye. Bakıcının da bilgisi olsun.

Çünkü bu dostluk ve dürüstlük ilkesine uyan bir şeydir. Kesinlikle. Onun için bunların mutlaka yapılmasını öneriyoruz ailelere ki çocuklarımız ve bakıma muhtaç olan insanlar tacize uğramasınlar. Uğruyanlar da mutlaka gereken yasalar tarafından değerlendirilsin. Değerlendirilsin ve ailesi tarafından da sarıp sarmalansın, yaraları iyileştirilsin.

Evet. Öncelikle aile birinci, yani sahip çıkması gereken. Aile eğer sırtını dönerse tacize uğramış olan kişiye ya da çocuğa bu sefer çocuk çok daha fazla zarar görüyor. Ve ruhen de o kişiyi bitirmiş oluyorsunuz. Tabii.

Benim öğrencilik yıllarımda maalesef tacize uğrayan bir çocuğumuz hastanemizde yatıyordu. Ve bu konuda basın yayın gönüllülerine mutlaka çok büyük sorumluluk düşüyor. Tacize uğrayan çocuğun defalarca resmi çekildi. Ve nasıl tacize uğradı anlatılması istendi. Ve bu çocuğun çok daha fazla örselenmesine yol açtığı için.

Hatırlatılması. Evet. Bu tür şeylerde de sadece sağlık çalışanlarının değil, aynı zamanda eğitim gönüllülerinin ve basın yayın gönüllülerinin de bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Çünkü bu olay toplumun sorumluluğu ve toplumun suçu. Tek bir kişinin suçu değil.

Gazetelerde devamlı okuyoruz bu tür olayları. Haber programlarına devamlı izliyoruz. Bu insanlığa katışı bir olay. Onun için çocuklarımızı... İnsanlık suçluyunu düşünüyorum.

Kesinlikle. Bu vesileyle çocuklarımızı mutlaka her haliyle, kız olsun, erkek olsun, sağlık sorunlarıyla olsun daima bizim çocuğumuz ve daima toplumun sorumluluğunda daima biz onların yanında ve arkasındayız. Ve her zaman ne yaparsa yapsınlar, ne yaşamış olurlarsa yaşasınlar. Hep onları seviyoruz. Evet.

Ama onlara iyi rehberlik yapmak da toplumun gerek aileden başlayarak politikacısı, eğitimcisi, sağlık çalışanı, sizin gibi basın yayın gönüllüleri başta olmak üzere hepimizin... ...bir halkı oluşturarak bu zincirin devamlılığını oluşturmamız gerekiyor. Onları seviyoruz ve güveniyoruz. Hep arkasındayız. Evet sevgili dinleyenler bugün de Sağlıklı Bebekler İçin Elle programımızın sonuna geldik.

Program konuğumuz Sağlıklı Bebekler İçin Elle Derneği Başkanı, Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak'tı. Kendisine çok teşekkür ederiz. Önümüzdeki hafta bir başka konuda görüşmek üzere. Ben Emin Ertürk Karaslan, Teknik Basada Gülçin Çağlar hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Hoşçakalın.

Sağlıklı Bebekler İçin Elle Elle Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K. Altyazı M.K.

Altyazı M.K. Altyazı M.K.

Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.

Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.