Yeni doğanlarda kan şekeri
Yeni doğanlarda kan şekeri
Yeni doğanlarda kan şekeri
Yeni doğan bebeklerde kan şekeri düşüklüğünün neden ciddiye alınması gereken bir durum olduğunu, bebeğin aşırı sakinleşmesinin aslında bir tuzak olabileceğini ve emmesi bozulan her bebeğin neden hemen sağlık kuruluşuna götürülmesi gerektiğini anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Kan şekeri düşüklüğü neden bu kadar önemli
Yeni doğan bebeklerde kan şekeri düzensizliklerini çok ciddiye alıyorum, çünkü bebeğin beyni bu dönemde çok hızlı büyüyor ve kan şekerindeki oynamalara tahammülü yok. Bu yüzden hem hamilelik hem lohusalık döneminde annenin üç ana üç ara öğün, eskisinden yaklaşık üçte bir fazla miktarda ve düzenli beslenmesini öneriyorum; annenin kan şekerinin dengede olması hem hamilelikte bebeğe düzenli şeker geçmesini hem doğumdan sonra sütün bol olmasını sağlıyor.
Aşırı sakin bir bebek bir tuzak olabilir
Kan şekeri düşen bebeklerde önce ellerde ve ayaklarda hafif titremeler, güçsüzlük görülebiliyor; bebek eskisi kadar hareket edemiyor. Asıl dikkat çekmek istediğim nokta şu: kan şekeri düşen bebek ağlamak yerine sessizleşip derin bir uykuya geçebiliyor. Aileler bunu “ne güzel, karnı tok, rahat uyuyor” diye yorumlayabiliyor ama bu aslında bir tuzak; bebek uyudukça beslenmesi zorlaşıyor, uyandırılma ihtimali azalıyor, derin uykuya daldıkça kan şekeri daha da düşüyor ve bu durum kalıcı beyin hasarına kadar ilerleyebiliyor. Bu yüzden emmesi zayıflayan, aşırı huzursuzlaşan ya da tam tersine hiç ağlamadan sürekli uyuyan bir bebeği “bütün bebekler uyur” diyerek beklemeyip derhal en yakın sağlık kuruluşuna götürmenizi öneriyorum.
Kan şekeri düşüklüğünün nedenleri
Bebekte kan şekeri düşüklüğüne yol açabilecek pek çok neden var: beslenme yetersizliği, annenin hamilelik sırasında gebelik zehirlenmesi ya da gebelik şekeri yaşamış olması, bebeğin çok düşük ya da çok yüksek kiloyla (halk arasında “tosuncuk”) doğması. Toplumumuzda üç evlilikten birinin akraba evliliği olması nedeniyle genetik kökenli metabolik hastalıklar da bu tabloya yol açabiliyor; bu yüzden ailede erken düşük, ölü doğum, erken yaşta kayıp ya da ağır beyin hasarı olan çocuk öyküsü varsa bunun hamilelik döneminde kadın hastalıkları uzmanına ve çocuk doktoruna mutlaka bildirilmesini istiyorum. Bu bilgi önceden verilirse doğum daha donanımlı bir merkezde yapılabiliyor, bebek gerekirse ikinci gün yerine üçüncü ya da dördüncü günde taburcu edilebiliyor.
Tanı ve tedavi nasıl yapılıyor
Bir bebekte kan şekeri düşüklüğünden şüphelenmek yetmiyor; bunu kan tahliliyle kanıtlamamız ve ne kadar düştüğünü ölçmemiz gerekiyor, çünkü tedavi buna göre şekilleniyor. Önce annenin sütünün sağılıp damlalıkla ya da bir sonda yardımıyla bebeğe verilmesi denenebiliyor; bu yeterli olmazsa damardan şeker takviyesi gerekebiliyor. Bu kararların hepsi sağlık çalışanları tarafından, bebeğin muayenesi ve kan tahlili sonucuna göre verilmesi gereken kararlar; aileden beklediğimiz, bebekte emme güçsüzlüğü, aşırı uyku hali, titreme, terleme gibi bir değişiklik fark ettiğinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurması ve ailede geçmişte yaşanmış düşük, ölü doğum ya da erken kayıp varsa bunu sağlık çalışanıyla paylaşmasıdır.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, siz de en kıymetli varlıklarımız, çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim. Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak edilenleri biz soruyoruz, doçent doktor Fatma Nurçakmak cevaplıyor.
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor. Ben Emine Ertürk Karaslan, teknik basada görevli arkadaşımız Cemre Akbulut, hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız, doçent doktor Fatma Nurçakmak stüdyomuzda. Hoş geldiniz sevgili hocam.
Nasılsınız Emine Hanım? Teşekkür ederiz, sizleri gördük, daha iyi olduk. Aynı şekilde, çok teşekkür ederiz. Teşekkür ederim sevgili hocam. Geçen hafta yeni doğanlarda sarılıktan bahsettik ve yapılması gerekenler üzerinde durduk.
Anne babalara yol göstermeye çalıştık. Bu hafta yeni doğan bebeklerde kan şekeri düşüklüğünden bahsedeceğiz. Evet, bebeğimizin sağlıklı doğması çok büyük bir şans. Ama onun sağlığının sürdürülebilirliği bizim en büyük sorumluluklarımızdan bir tanesi. Yeni doğan bebeklerde kan şekeri düzensizlikleri çok ciddidir.
Çünkü bebeğin beyninin kan şekerindeki oynamalara çok fazla tahammülü yoktur. Aslında dünyanın en ciddi hastalıklarından bir tanesi açlık yani kan şekerinin düzensizliği ve düşüklüğü. Dünyada maalesef pek çok aç insan var. Ve bu aç insanların beyin gelişimleri maalesef olumsuz etkileniyor. O nedenle de kan şekeri düşüklüğü çok kıymetli.
Hele hele beynin çok hızlı büyüdüğü ve geliştiği bir dönem olarak düşünülecek olursa, yeni doğan dönemi ve hatta anne karnındaki dönemi çok çok önem kazanıyor. Çünkü annenin beslenmesi hamileliği döneminde ve doğumdan sonraki lohusalık dönemindeki beslenmesi, bebeğin sağlıklı büyümesi kadar beyin gelişimi içine çok olumlu etkisi olan bir şey. O nedenle mutlaka anne adaylarının yani hamilelik döneminde ve annelerin, lohusanımların mutlaka 3 ana 3 ara öğün yemelerini istiyoruz.
Ve eskisi kadar yani hamilelik öncesi miktarlarda değil, daha hemen hemen 3'te 1'i kadar artırılmış miktarlarda. Yani eskiden 3 öğün yiyorsa 1 artı öğün yemesi ki mümkünse bunu mesela 3 ana 3 ara öğün şekilde almasını, yani annenin kan şekerinin hep belli bir düzeylerde olmasını, hamileyken bebeğinin kanına düzenli olarak kan şekeri vermesini ve beyninin düzenli gelişmesine katkıda bulunmasını, doğumdan sonra da kendisi iyi beslenerek sütünün bol olmasını ve dolayısıyla bebeğini sık besleyerek,
bebeğinin kan şekerinin düzenli gitmesini sağlaması için mutlaka bu düzenin kurulması lazım. Bunu kim kuracak? Tabii ki birinci sorumluluk anne adayında ve annede. Ama biz de anne ve bebek dostu kişiler olarak annenin iyi beslenmesi konusunda yardımlarda bulunabiliriz. Bu mevsim mesela kış mevsimi sıcak içecekler hepimizin çok hoşuna gidiyor.
Gene bizim geleneksel gıdalarımız, kompostolar çok kıymetli. Bu şekilde annelerimizi hani kendimiz hasta olup onu ziyarete gitmek istemiyoruz, anne ve bebeğe hastalık taşımayalım diye ama kendi yaptığımız güzel çorbalardan, güzel içeceklerimizden, kompostolarımızdan, hoşaflarımızdan annemize gönderirsek, böylelikle hem annemize hem bebeğimize iyi bakım vermiş ve onun sağlıklı bir beden kadar,
sağlıklı bir beyni ve ruha sahip olması için de katkıda bulunmuş oluruz. Neden çok çok önemli tekrar tekrar bebeğin kan şekeri, bebeğin kan şekeri diyoruz? Çünkü bebeğin kan şekerinde düzensizlik olduğu anda bir defa bebek güçsüzleşiyor. Nasıl hani biz acıktığımız zaman böyle bir ağırlık çöker, uyumak isteriz, dizlerimizin bağı çözülür, halsizleşiriz, bir yerlerde...
Elimiz ayağımız titrer. Aynı şekilde bebeklerimiz de doluyor. İşte bebeklerin kan şekeri düştüğü zaman onların da elleri, ayakları titriyor. Hafif titremeler fark edilebilir aile tarafından. Evet, ellerinde, ayaklarında.
Ve hafif uyuklamaya başlarlar. Yani güçsüzleşirler. Artık eskisi kadar kolları, bacakları kolay hareket eden ve... Bebeklerin en çok hareket eden elleri ve ayakları sürekli. Ve kolay ağlayabilen bebekler değildir.
Kan şekeri düşük olan bebekler. Bunlar daha sessizleşmeye başlarlar. Yani bizim uykuya geçişimiz gibi onlar da uykuya geçerler. Bu aslında aileler için hoş görünebilir. Aa ne güzel bebek uyuyor.
Demek ki karnı tok sıcacık bir yuvada diye. Halbuki bu bir tuzak olabilir bizim için bebek tarafından. Çünkü kan şekeri düştükçe bebek önce bir huzursuzlaşabilir. Huzursuz olmasa bile doğrudan uykuya geçebilir. Ve uyudukça bebeğin beslenmesi daha zorlaşır.
Uyandırılma ihtimali azalır. Öyle oldukça daha derin uykuya dalar. Ve kan şekeri daha da düşer. O zaman yavaş yavaş aslında yani hastalığa doğru ilerliyor. Ölüme doğru ilerliyor aslında.
Haklısınız maalesef. Bir defa kalıcı hasarlara yol açabilir. Bebeğin beyni hasar gördüğü için bu olaydan kan şekeri düşüklüğü sonucunda bebek uyukluyorsa beyni etkileniyor demektir. Bebeğin beyni etkilendikçe beraberinde pek çok nörolojik hastalık dediğimiz sorunlara zemin hazırlıyordur. Bebeğin beslenme güçlüğü beraberinde öğrenme güçlüğünü getirir.
Büyümesini ve gelişmesini etkiler. Dolayısıyla ileride sağlıklı doğan, sağlıklı olabilecek bir insan sadece bu küçük gözden kaçma. Aman ne olacak uyur, bütün bebekler uyur şeklindeki bir yaklaşımla gözümüzden kaçarak çok ciddi sakatlıklara ve dediğiniz gibi hayatı tehlikeye sokacak boyutlara erişebilir. Onun için eğer bebek iyi beslenmiyorsa, bebeğimizin emmesi güçsüzleştiyse ilk zamanlar huzursuzlaşmış ağlıyor veyahut da hiç huzursuzlaşmamış hiç ağlamıyor doğrudan uykuya geçiyor veya ellerinde ayaklarında küçük titreme nöbetleri oluyor gibi şikayetleri oluyorsa o zaman mutlaka en kısa zamanda en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Bunun altında bir sürü neden olabilir ama bunların en başta gelenlerinden bir tanesi beslenmedeki bozukluklardır. Yani bebeğin yeterince ememiyor olması. Ama genetik bir taşıyıcılıkta olabilir. Kesinlikle genetik bir yatkınlıkta olabilir. Genetik yatkınlıktan önce anne karnındaki dönemiyle ilgili olabilir.
Mesela annenin gebelik zehirlenmesi dediğimiz hamileliğin sırasında yaşadığı ciddi sıkıntılar, bebeğin kan şekerinde düşüklükle doğmasına neden olabilir. O nedenle kan şekeri bu tür annenin de gebelik zehirlenmesi varsa sağlık çalışanları bu konuda çok dikkatli ve duyarlıdırlar. Bebeğin doğum anında kan şekeri düşüklüğü olmasın diye. Kan şekeri düşüklüğü var. Bebeği besleyemiyorsak, ağızdan besleyemiyorsak mutlaka ve mutlaka damardan tedavisi gerekebilir.
Şeker tekviyesi gerekebilir. Çünkü bebeğin kan şekeri düşüklüğü demin de bahsettiğimiz gibi çok ciddi tehlikelere yol açabilir. Beyin hasarına ve ileride sakatlıklara veya hayatın tehlikeye sakın. Demek ki şekerin ciddi olarak beyinde hasar yapabilir. Şeker düşüklüğü.
Yüksekliğinde ne durum? Yüksekliğinde de dikkatli olmamız gerekir ama bugünkü asıl konu. Asıl konu. Şeker düşüklüğü. Kan şekerinin düşüklüğü.
Ve mesela annenin dedik ki hamileliği döneminde hamile hanımın tansiyon problemleri yani gebelik zehirlenmesi olması. Hamilelik döneminde annenin gebelik diabeti dediğimiz şeker düzenlemesi ve diyet düzenlemesi veya tedavi olması gerektirecek şeker problemleriyle, şeker hastalığı ile ilgili sorunlar yaşamış olması gene bebeğin kan şekerindeki düşüklüklere yol açabilir. Aynı zamanda bebeğin büyümesi de çok bozulduğu için hamilelik döneminde şeker problemi olan gebelik diabeti geçiren hanımların çok kilolu doğabilirler.
Çok kilolu doğmak hani tosuncuk dediğimiz çok zayıfta doğabilirler, çok kilolu da doğabilirler. Hani bu halk arasında tosuncuk olarak bilinen bebekler. Her ikisi de bebeğin kan şekerinin düşüklüğü ile sonlanabileceği için gene ilk günlerde hatta ilk saatlerde çok dikkatli olunması gereken, bebeğin çok yakından beslenmesi ve takip edilmesi gereken, eğer ağızdan alamıyorsa da mutlaka damardan şeker takviyesi gereken durumlardır.
Bu nedenle bebeğin şeker problemi ne olursa olsun, nereden kaynaklanıyor olursa olsun kan şekeri düşüklüğü önemlidir. Ama diyelim ki ilk günlerde bir sorun yaşamadı bebek. Eve gitti, ikinci gün taburcu edildi, beşinci günde kontrole gelecekti bebek. Bu ikinci gün ile beşinci gün arasında bebeğim aman çok güzel uyuyor, hiçbir sorunu yok. Emmesi biraz zayıf ama ne olacak, zarar yok.
Bebeklerin emmesi bozuk olabilir diye asla beklemeyeceğiz. Emmesi bozulan bebeği derhal en yakın sağlık kuruluşuna götüreceğiz. Acaba kan şekerinin düzensizliği var mı? Beslenmesinin sorunu ne olursa olsun derhal çözülmesi gerekiyor ki bebeğimizin beyni bu olaydan hasar görmesin. Onun için de en yakın sağlık kuruluşuna başvuruyoruz.
Kaldı ki bu beslenme bozukluğu yapan, kan şekeri düşüklüğü yapan nedenlerden bir tanesi, bizim toplumumuzda çok sık görülen metabolik hastalık dediğimiz hastalık grubudur. Bu hastalıkların temelinde genetik hastalıklar yatar. Ve bizim gibi üç evliliğin birinin akraba evliliği olduğu durumların söz konusu olduğu toplumlar için bu çok daha önem kazanmaktadır. Çünkü kan şekeri düşüklüğünün yol açabileceği gibi bu metabolik hastalıklar,
bebeğin metabolik dengesi yani aldısı çıktısı bozulduğu için, alması iyi olmayacağı için, sonuçta kan şekeri düşüklüğüne de yol açabileceği için, mutlaka bunun asıl sebebinin bulunması ve asıl sebebin tedavi edilerek kan şekeri düzensizliğinin de giderilmesi gerekmektedir. Bu asla ikinci günde beşinci gün arasında bekletilmemesi gereken,
derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gereken bir durumdur. Ki bir an önce sorun bilinsin, çözüm üretilsin ve bebeğimizin beyninde özellikle kalıcı asar oluşmasın. Gerçekten ben hiç bu kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini düşünmemiştim yani. Basit çünkü çevremizdeki de doğum yapan arkadaşlarımıza gittiğimiz zaman, çeşitli şeylerle karşılaşabiliyoruz.
İşte bebek ememiyor, güçsüz, çok güçsüz, işte tutamıyor memeyi, efendim doymuyor ya da biz biberon verdik ama daha sonra artık benim mememi almıyor, ne yapabilirim gibi terörlenişlerde bulunduklarını hatırlıyorum çevremdeki insanların. Bu durumda şimdi anneler gerçekten bazen çok çıkmaza girebiliyorlar. Yani yeni doğum yaptıktan sonra en büyük tedirginliği de bebeği bakamama korkusu.
Doğru. Yani siz hep değiniyorsunuz bu konuya. Yani ben bebeği bakabilecek miyim acaba diye kendisine güvenemiyor. Böyle bir durumla karşılaşınca da hemen panik oluyor anne. Bu durumda anne ne yapsın?
Şimdi bebek ememiyor. Hani gerçekten bir şeker düşüklüğü mü vardır yoksa ciddi olarak hani başka bir ciddi olmayan bir durum mu vardır? Yani bazen de hiçbir şeyle karşılaşılmayabilir. Doğru. Onu biz bile ayırt edemiyoruz Emine Hanım'cığım bazen sağlık çalışanlara ve bu konuya gönül vermiş kişiler olarak.
Ne yapıyoruz? Yardımcı tetkiklerden yararlanıyoruz. Kan tahlilleri yapıyoruz. Yani ben bir bebekte ailesiyle görüşerek kan şekeri düşüklüğü olduğunu tahmin ediyor olmam, kan şekeri düşüklüğü olduğunu göstermiyor.
Kan şekeri şükü olduğunu kanıtlamamız gerekiyor. Onda da ne kadar düştüğünü bilmemiz gerekiyor ki nasıl tedavi uygulayacağız? Yani ağızdan tedaviye mi devam edeceğiz? Yoksa damardan tedaviye anında mı geçmemiz gerekiyor? Bunun için de tabii ki bir annenin sağlık çalışanı anne baba olsa bile bu konuda karar vermek doğru değil.
Çünkü insanların yeni doğum yapmış bir hanımın, yeni baba olmuş bir beyefendinin bu konuda yeterli olmasını hiçbirimiz bekleyemeyiz. Ne yapacağız? Kim olursa olsun bu konunun en uzman kişisi bile olsa bu konuda güvendiği birine yani en yakın sağlık kuruluşuna başvurulacak. Ve bebeğin kan şekeri muayenesi yapılacak. Öncelikle tabii ki aileyle görüşülecek.
Tabii ki. Ondan sonra muayenesi yapılacak. Bebeğin acil tedavi gerektiriyor mu gerektirmiyor mu diye kan şekeri düzeyine bakılacak. Ama bu arada tabii ki bilgi ve deneyimleri doğrultusunda hemen tedavi de verebilir. Neler yapılabilir?
Bir tanesi annenin sütü sağılabilir. Çünkü daima bir insanın beslenmesinde en sağlıklı yol bu yaş grubu kaç olursa olsun. Bebek de olabilir, yetişkin biri de olabilir. Kim olursa olsun her insanın beslenmesini istediğimiz yol normal sağlıklı beslenme yoldur. Yani mide bağırsak ağızdan mide bağırsak yoludur.
Ancak bu konularda yetersiz olabildiğimiz zaman ek yollara başvurarak onlarla gideriz. O zaman da ne yapıyoruz? Anneyi emzirmeye yardımcı oluyoruz. Anne diyelim ki emdi bebek bir miktar. Ama çok arzu edilen miktarda emmediyse annenin sütü sağılır.
Bebeğe damlalıkla verilebilir. Veya ağızda belli bir hortumla mideye ulaşılarak gene bu sağlık çalışanının görevidir. O şekilde bebek midesininle beslenebilir. Eğer bu da yeterli olduğunu düşünmüyorsak, bebeğin kan şekerini beklerken, kan şekerini gönderdik el laboratuvara. Baktık ki kan şekeri çok düşük geldi.
O zaman hemen damardan tedaviye geçebiliriz. Damardan serum verme yöntemi ailelerinde çok iyi bildiği gibi. Ama kan şekerini üzerine sokacak özel bir serum verilerek bu tedavi devam edebilir. Tüm bunları yapmayı verecek kişiler kesinlikle sağlık çalışanlarıdır. Ailelerin bütün sorumluluğu bebeğin beslenmesi iyi değilse, yeterince emmiyorsa, bebek ellerinde ayaklarında titremeler varsa, bebek üşüyorsa veya bebek hafif terli geliyorsa veya bebek uyukluyorsa veya çok aşırı huzursuzsa, yeni doğan bebeklerin şikayetleri çok değişkenlik gösterebilir.
Kimi çok huzursuz olabilir, kimi çok sessiz ve sakin, derin uykuda olabilir. Bunları ayırt etmenin yolları daima en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak benim bebeğimi şikayetleri şunlar şunlar deyip o konuda sağlık çalışanına sorumluluğu paylaşmaktır. Peki sevgili hocam, diyelim ki yeni bir anne yeni doğum yaptı, eve geldi, normal doğum yaptı. Normal doğumda zaten hemen ertesi gün... Genelde ikinci günde taburcu ediliyor.
İkinci gün taburcu ediliyor. İkinci gün evine geldi ama bebeği yeterince emmiyor. Bu durumda hemen tekrar size mi gelmesi gerekiyor, zorlaması mı gerekir? Nasıl anlayacak? Çocuğun böyle bir kan şekeri düşüklüğü olup olmadığını...
Ama normalde diyelim ikinci bir anneliği, ikinci kez anne olmuş, daha önceki bebeğine hiç benzemiyor. Evet. Genelde bu tür şeylerle karşılaşılıyor. Çok sık karşılaşıyoruz. Her yeni doğan bebek, Tanrı'nın dünyadan yeni bir umudu.
Dolayısıyla yeni bir umut ama yeni bir birey. Ben bugüne kadar 50 bin tane bebek gördüm diye 50 bin birincisi değil o yeni doğan bebek. İlk bebek. Benim tanıdığım ilk bebek. Çünkü ilk çok farklı bir genetik yapısı var.
Çok farklı bir çevresi var. Aynı ailenin, aynı anne babanın ikinci veya on ikinci çocuğu bile olsa farklı bir birey. Çünkü demin de bahsettiğimiz gibi bir defa akraba evliliklerin çok yoğun olduğu bir toplumdayız. Üç evliliğin biri akraba evliliği. Öyle olunca akrabalarından acaba hangi genler geldi de bu bebekte bu tür şikayetler yol açtı.
Onu bilmenin en güzel yolu mutlaka eğer bir sorun yaşıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurması. Ama daha da iyisi eğer bir anne babanın mutlaka akraba evliliği var veya yok. Eğer annenin babanın daha önceki gebeliklerde bir sorun yaşamışlarsa bu erken düşükler olabilir veya ölü doğumlar olabilir. Tabii bunlar hiç arzu edilmeyen şeyler ama yaşadığımız, başımıza gelen bizim karşılaştığımız durumlar. Eğer böyle bir şey varsa veya annenin babanın kendi kardeşlerinde yani dayılarda, halalarda, amcalarda, teyzelerde veya onların çocuklarında,
aile içinde erken düşükler, ölü doğumlar, ilk aylarda kaybedilen bebekler veya ciddi beyin hasarı olan çocuklar veya sarılık şikayetleri gibi şikayetler varsa bir defa hamilelik döneminde kadın hastalıkları, doğum doktoruna bunun iletilmesi lazım. Birincisi, en iyi yöntem bu. Ki acaba bizi bekleyen ne yani karanlık bir yolda ilerlemeyelim. Elimize bir fener alalım, önümüzde tümsek mi var yoksa çukur mu var bilelim. Yoksa düz bir yolda mı ilerleyeceğiz onu bilelim.
Öyle durumlar var ki daha anne karnındayken bebeğin kanının değiştirilmesi gerekebilir. Anne de diyelim ki pipoglisemi var. Bu durumda bebek kesinlikle risklenecektir. Etkilenecektir tabii ki. Veya daha önce de konuştuğumuz gibi annenin şeker hastalığı olması.
Ama ondan daha önemlisi bu demin bahsettiğimiz metabolik hastalık denilen durumlarda bebeklerin daha anne karnındayken takibi alınması lazım ki. Bebek doğar doğmaz bebeği neyle besleyeceğiz? Özel mama verilmesi gerekiyor mu? Yoksa bu bebeği kan şekeri düşüklükleri bekliyor mu? Acaba bu aile bizi uyaracak ki benim kardeşlerimde, benim hem annenin hem babanın kardeşlerinde, kardeş çocuklarında erken kayıplar olmuş mu?
Acaba beyin hasarı olan çocuklar aile içinde var mı? Acaba aile içinde erken kayıplar olmuş mu? Gibi konularda aile uyarırsa, sağlık çalışanını, kendi kadın hastalıkları, doğum ve çocuk doktorunu uyarırsa karanlıkta yol almayız. İyi bir merkezde, güvenilir bir yerde, bebek ikinci günde taburcu edilmez ama o zaman üçüncü günde taburcu edilir. Veya dördüncü günde veya on gün bekletilir ki bebeği bir sorun bekliyorsa bir an önce çocuğu takibi alalım.
Bu tür sorunlarla aile baş başa evde yalnız kalmasın. Bizim gözümüzün önünde sorunlara çözüm üretelim, hep beraber çözüm üretelim isteriz. Öyle durumlar var ki bu tür durumlarda bebeğin kanı değişebilir. Onların tedavisi için de mutlaka ailenin bizi uyarması lazım. Burada bilinçli olacağız. Zaten sizin programlarınızın ve bizim derneğimizin amacı burada örtüşüyor ve bütün sağlık çalışanlarının amacı toplumun bilinçlendirilmesi.
Eğer biz akraba evliliği yapan, yüksek oranda yapan bir toplumsak veyahut da akraba evliliği yok ama tesadüfen bu tür hastalıkları yaşamış bir aileden geliyorsak o zaman sağlık çalışanlarının daha hamileliğimizde ve hatta hamile kalmadan önce uyaracağız ki acaba bizi neler bekliyor? Acaba anne karnındayken biz bu hastalıkların tanısını koyabilir miyiz? Tedavilerini yapabilir miyiz? Araştıracağız. Ondan sonra da eğer bebeğimizi bekleyen sorunlar varsa doğumu güzel, çok gelişmiş bir hastanede yapacağız.
Anında bebeğimize müdahale edilecek ve tedavisi başlayacak ve bebeğimizi sağlıklı günlerde büyüteceğiz hep beraber. Sevgili hocam yine zaman çok hızlı geçti. Programımızın yavaş yavaş sonuna yaklaşıyoruz. Bu konuda yeni doğanlarda görülen kan şekeri düşüklüğüyle ilgili. Belki radyolarını yeni açan dinleyenlerimiz olabilir. Belirtileri ve neler yapılması gerektiğini özetleyelim. Programı bitirelim. Ne dersiniz?
Nasıl arzu edersiniz? Bebeklerimiz eğer iyi emmiyorsa onun beyninde ciddi hasar oluşabilir. Yani yumurta mı tavuktan, tamuk mu yumurtadan kadar karmaşık bir konudur bu. Bebek iyi emmediği için kan şekeri düşebileceği gibi kan şekeri düşük olduğu için de iyi emmeyebilir. O nedenle eğer bebeğin beslenmesi bozulduysa, bebek halsizleştiyse veya annenin, babanın veya büyüklerin, büyükannelerin, büyükbabaların onlar da bize bu konuda çok yardımcı oluyorlar.
Hoşuna gitmeyen bir durum ortaya çıktıysa derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanızı ve sizinle ilgili bebeğimiz konusunda bütün soruları çok iyi cevaplamanızı, kendi ailelerinizde, anne babalarınızda düşükler olmuş mu? Erken yaşta kardeşlerinizde, kardeş çocuklarınızda kayıplar olmuş mu? Onların sakat çocukları var mı? Bu konuda sağlık çalışanlarıyla el ele gönül gönlüne vererek bebeklerinizi güle güle büyütmenizi diliyoruz.
Teşekkür ediyoruz bizler de sizlere. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programımızın bugün de sonuna geldik. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanımız, Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak. Bugün bizlere sağlıklı bebekler için yeni doğan bebekler de kan şekeri düşüklüğünden bahsetti ve bizleri aydınlatmaya çalıştı. Çok teşekkür ederiz sevgili hocam.
Bu güzel programlar için ümrüs olarak size ve kurum ve bakanlığımıza çok teşekkür ederiz. Sağ olun. Önümüzdeki hafta bir başka konuda görüşünceye dek. Ben Emine Ertürk Karahaslan, Teknik Basada görevli arkadaşım Cemre Akbulut. Hepinize sağlıklı günler diliyoruz.
Hoşçakalın. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Altyazı M.K.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.