Yeni doğanlarda sarılık
Yeni doğanlarda sarılık
Yeni doğanlarda sarılık
Yeni doğan sarılığı ikinci ile beşinci gün arasında en tehlikeli düzeyine ulaşır, tam da aileler "bebeğim sağlıklı" diye rahatladığı dönemde. Rh ve kan grubu uyuşmazlığının bu sarılıkta nasıl rol oynadığını anlatıyorum.
Bölümde neler konuşuldu
Her bebeğin sarılık olacağına dair yaygın bir inanç var; bu doğru değil. Bebekler sarılık olabilir ama bunun tüm yeni doğanların yaşadığı hafif bir durum mu, yoksa altında bir hastalık yatan ciddi bir sarılık mı olduğunu ayırt etmenin tek yolu bir sağlık çalışanına danışmaktır.
İkinci ile Beşinci Gün Arası Neden Bu Kadar Kritik
Bebekler genellikle doğumun ikinci gününde topuk kanı alınarak hastaneden taburcu ediliyor ve beşinci günde tekrar kontrole çağrılıyor. Ailelerde şöyle bir yanılgı oluşabiliyor: "bebeğim ikinci günle beşinci gün arasında sağlıklı görünüyor, demek ki sorun yok." Oysa yeni doğan sarılığının en tehlikeli, en yüksek düzeye ulaştığı dönem tam olarak bu ikinci-beşinci gün aralığıdır. Eğer aile bu dönemde "nasılsa bütün bebekler sarılık olur" diyerek doktora götürme ihtiyacı duymazsa, sarılığa yol açan madde bebeğin beynine yerleşebilir; bu da işitme, denge ve altta yatan nedene bağlı olarak hayatı tehdit edebilecek boyutlara ulaşabilir. Bir günlük bir bebek için birkaç günlük gecikme, orantı olarak bir yetişkinin yıllarca hasta bırakılması kadar ağır bir kayıptır; bu yüzden bebeğinizi rahatsız eden herhangi bir belirtide vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanızı öneririm.
Bu noktada halk arasında bilinen "sarı tülbent örtmek bebeğin sarılığını geçirir" inancını da düzeltmek isterim; bu bir tedavi yöntemi değildir ve "nasılsa geçer" diye bekletme kararını geciktirmemelisiniz. Kış aylarında yollar kapanabiliyor, ulaşım gecikebiliyor; bu yüzden karar aşamasında hiç zaman kaybetmemek özellikle önemli.
Rh Uyuşmazlığı ve Koruyucu İğne
Yeni doğan sarılığının en sık nedenlerinden biri anne ile bebek arasındaki kan uyuşmazlığı, halk arasında bilinen adıyla Rh uyuşmazlığıdır. Anne Rh negatif, baba Rh pozitifse bebeğin Rh pozitif olma ihtimali yükselir. Bugün bu konuda çok bilinçli bir toplumuz ve Rh uyuşmazlığına bağlı ağır sarılıklara artık çok nadir rastlıyoruz; bunun nedeni koruyucu iğnenin zamanında yapılması. Rh negatif bir kadının ilk üç aydaki her düşüğünde, hamilelik sırasında amniyosentez gibi bir girişim yapıldığında ya da Rh pozitif bir bebek doğurduğunda, mümkünse 24 saat içinde, en geç 48 saat içinde bu koruyucu iğnenin yapılması gerekiyor. Bu, hamilelikte tetanoz aşısı olmak kadar basit ama anneyi ve gelecekteki gebeliklerini ciddi sarılık riskinden koruyan bir uygulama.
ABO (Sıfır) Uyuşmazlığı Farklı Bir Risk
Annenin kan grubu O (sıfır), bebeğin A ya da B grubundan olduğu durumlarda da anne-bebek arasında kan grubu uyuşmazlığı yaşanabiliyor ve bu bazen kan değişimini gerektirecek kadar ciddi sarılıklara yol açabiliyor. Rh uyuşmazlığının aksine, bugünkü bilim ve teknolojiyle ABO uyuşmazlığında bebeği anne karnındayken koruma altına alma şansımız yok; bu yüzden anne kan grubu O ise, doğumdan sonra bebeğin sarılığının çok yakından takip edilmesi gerekiyor. Aynı şekilde, standart kan grupları arasında uyuşmazlık görünmese bile alt grup uyuşmazlığı dediğimiz daha nadir durumlar da ciddi sarılığa yol açabilir; bu yüzden "benim kan grubum uygun" diye hiçbir aile bebeğin sarılığını önemsiz saymamalı.
Sağlık çalışanları bebeğin sarılık düzeyini değerlendirirken bebeğin prematüre mi zamanında doğmuş mu olduğuna, genel durumuna (örneğin kan şekeri düşüklüğü varsa beyin sarılığa daha duyarlı hale gelir) ve zor bir doğumdan gelip gelmediğine bakarak tehlikeli sınırı belirler.
Hastane Ziyaretinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
İki günlük bir bebek pek çok mikroba açık, savunmasız bir canlı; herhangi bir enfeksiyon kaptığında beyni sarılıktan çok daha fazla etkilenebiliyor ve tedavi şansı azalıyor. Bu yüzden hasta olan kişilerin lohusa ve yeni doğan ziyaretine gitmemesini rica ediyorum. Aile içinde hasta biri varsa mutlaka maske takmalı ve bu maskeyi sık sık değiştirmeli; bebeğe dokunmadan önce herkesin ellerini akarsu ve sabunla iyice yıkaması gerekiyor. Son olarak şunu vurgulamak isterim: bir bebekte sarılığın nedenini araştırmak sağlık çalışanlarının işi, ailenin görevi ise bebeği hiç vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırmaktır.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, siz de en kıymetli varlıklarımız çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim. Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak edilenleri biz soruyoruz. Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak cevaplıyor.
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor. Ben Emine Ertürk Karaaslan, Teknik Basada Cemre Akbulot, hepinize sağlıklı günler diliyoruz. Sevgili dinleyenler, Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Derneği Başkanı, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız, Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak stüdyomuzda. Hoş geldiniz. Merhaba, nasılsınız Emine Hanım?
Teşekkür ederiz hocam. Fatma Nur Çakmak'la geçen hafta sağlıklı bebekler için yapılması gerekenlerden bahsettik. Genel konulara girdik. Bu hafta yeni doğan bebeklerin bakımında dikkat edilmesi gereken konulardan bahsedeceğiz. Buyurun sevgili hocam.
Yeni doğan bakımına girersek. Yeni doğan bebeklerde çok sık rastlanan sorunlar var Emine Hanımcığım. Bunlardan bir tanesi yeni doğan bebeklerin sarılıkları. Bu çok gözden kaçabilen bir şey. Çünkü bebeklerin çoğu sarılık geçirir diye bir inanç var.
Bu doğru değil. Gerçekten bebekler sarılık olabilir, yeni doğan bebekler sarılık olabilir. Ama bunun tüm bebeklerin geçirdiği sarılık mı yoksa altında bir neden olan bir sarılık mı olduğunu yani bir çeşit hastalık mı olduğunu ayırt etmenin bir tek yolu var. Bir sağlık çalışanına danışmak. Şimdi bebeklerimiz doğduktan sonra genellikle ikinci gün bebeklerin topuklarından kan alınarak hastaneden taburcu ediliyorlar.
Bu arada çok sevindirici olarak çocuklarımızın çoğu artık hastanede dünyaya geliyor veya bir sağlık kurumunda dünyaya geliyor. Bunun ne faydası var? Bebeği bekleyecek ve anneyi bekleyecek çok ciddi hayatı tehlikeye sokabilecek veyahut da ciddi sakatlıklara yol açabilecek tehlikelere karşı bebeğimizi ve annemizi korumuş oluyoruz. İyi bir eğil ellerde doğumun ve iyi bir merkezde doğumun yapılmasıyla. Ama bebek taburcu olurken ikinci gün içinde topuk testi alınıyor ve bebek evine gönderiliyor ve deniyor ki beşinci günde tekrar topuk testi yapacağız o zaman gelin.
Ailede bir inanç oluşuyor yani ben ikinci günle beşinci gün arasında bebeğim sağlıklı hiçbir sorunu yok o zaman beşinci güne kadar evde tutmayı tercih ediyor. Halbuki yeni doğan bebeklerin sarılık açısından en tehlikeli oldukları dönem bu ikinci günle beşinci gün arasındaki dönemdir. Neden bu dönem tehlikeli? Bebeklerde sarılık başlar bazen ilk gün başlar eğer altında ciddi bir hastalık varsa ondan sonra hafif fark edilebilir o veya fark edilmeyebilir ama giderek artar ve en yükseldiği dönem ikinci günde beşinci gün arasındadır.
Ve bunu eğer aile aman ne olacak zaten bütün bebekler sarılık oluyor şeklinde bir inancı varsa doktora götürme ihtiyacı duymaz. Bu arada neler olur? İşte o sarılık yapan madde gider bebeğin beynine yerleşir. Ve özellikle bebeğimizin işitmesini, dengesini ve hatta altta yatan sebebe bağlı olmak üzere hayatını tehlikeye sokacak ciddi boyutlara erişebilir. Eğer bebeği hayatını düşünecek olursa sizin benim için bir gün belki önemli olmayabilir veya bir erişkin için veya belli bir yaşa gelmiş biri için.
Ki bazı insanlar için mesela düşünün ki çok şiddetli karın ağrısı olan bir erişkinin hemen hastaneye başvurmasını isteriz. Veya şiddetli göğüs ağrısı olan birinin veya kol ağrısı olan birinin hemen hastaneye başvurmasını isteriz. Çünkü anında müdahale edilip bazı hastalıklara ve kalıcı bozukluklara veyahut da hayatını tehlikeye sokacak boyutlara erişmesin diye. Ama bunun bir de düşünün ki bir günlük veya iki günlük bir bebek olduğunu.
Şimdi iki günlük bebek sarılık oldu. Üçüncü günde kimse umursamadı. Yani aradan bir gün geçti. Dördüncü günde de kimse umursamadı. Dolayısıyla aradan iki gün geçmiş oldu. Şimdi bu bebeğin iki gün sağlıklıyken sonraki iki günü hasta geçti. Yani elli yaşında biri elli yılını daha hasta olarak geçirdi gibi. Veya yirmi beş yaşındaki bir insanın yirmi beş yıl daha hasta olmasına göz yummamız gibi bir şey bu aslında.
Öyle olduğu için aman sevgili anneler babalar lütfen çocuğunuzun sorunu ne olursa olsun sizi rahatsız eden sorun her neyse lütfen en kısa zamanda sağlık kuruluşuna en yakın sağlık kuruluşuna başvurun. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki sağlık hizmetlerinde en ciddi sıkıntılar nelerle oluşuyor? Bir tanesi karar verme aşamasında oluşuyor. Yani acaba ben bu çocuk sarılıklı bekleteyim mi hastaneye mi götüreyim? Bu çok önemli bir karar.
Çünkü diyor ki komşusu aman canım benim çocuğum da olmuştu veya en yakın arkadaşı diyor. Bizim bebeğimse de sarılık olmuştu. Ve kullanılan bir şey var sevgili hocam hemen sarı tülbent örtüyorlar bebekleri. Sarı örtüler sarı tülbentler bebeğin sarılığını geçirecek diye. Yani diyor ki aman canım ne olacak çocuk sarılık olur.
Halbuki her çocuk sarılık olur mu olmaz mı lütfen. Yani bu karar verme aşamasındaki gecikmeyi durdurmak için ne yapacağız? En yakın sağlık kuruluşuna bebeğimizin şikayeti her ne şikayeti varsa en kısa zamanda başvurarak engel olacağız. İkinci bir aşamada ulaşımda oluyor. Şimdi kar kış nedeniyle bir sürü yolun kapalı olduğunu biz sizden öğreniyoruz radyomuzu dinleyerek.
Ve görüyoruz ki pek çok yolda ulaşım sıkıntılı. Hatta geçen bir televizyon programı vardı yazık bir hamile hanım doğuma kızak ambulanslarla ulaştırılmış. Bu gibi durumlar engellensin diye bir an önce karar verip bir an önce ulaşımı temin etmek lazım. Ki çocuğumuzun sağlık işleri aksamasın. Yeni doğan bebeklerde sarılık konusuna tekrar dönecek olursak sarılık yapan nedenlerden bir tanesi en önemli nedenlerden en sık rastlanan nedenlerden bir tanesi bebek ve annenin kan uyuşmazlığıdır.
Bu halk arasında çok iyi bilinen eraş uyuşmazlığı bunlardan bir tanesidir. Ancak çok sevindirici olarak bilim ve teknolojideki gelişimin sayesinde artık eraş uyuşmazlığında çok fazla rastlamıyoruz. Neden çok fazla rastlamıyoruz? Çünkü... Yapılıyor herhalde.
Evet çok güzel. Aileler bu konuda bilgili ve bilinçli. Yani bizim derneğimizin ve Dünya Sağlık Örgütü'nün ve dünyada sağlıkla ilgili herkesin temel amacı gibi toplumun bilinçlendirilmesi. Ne oluyor? Annenin kan grubu eraş negatif dediğimiz.
Evet. Kan grubu. Bir anne eraş negatif. Şimdi eğer eraş negatif bir babayla evliyse hiç sorun yok. Çünkü eraş negatif bir çiftin yani hem anne hem baba eraş negatifse kan grubuysa bebeklerin bir tek kan grubunun eraş açısından negatif olma ihtimali yani mutlaka negatif olacak.
Kesin. Ama diyelim ki eraş negatif bir anne eraş pozitif bir babayla evli. Öyle olunca bebeğin eraş pozitif kan grubu olma ihtimali çok yükseliyor. Eğer bu hamilelik birinci hamilelikse çok önemli olmayabiliyor. Çünkü anne eraş pozitifle eğer kendi annesi eraş pozitifse o eraş pozitif kan grubuyla karşılaşmış oluyor.
O biraz daha karışık bir şey ama temel olarak annelerden babalardan bilmemesini istediğimiz hatta büyük annelerden büyük babalardan eraş kan grubuyla ilgili bilmesini istediğimiz bir tek şey var. Anne eraş negatif ise ısrarla bunun doktora söylenmesi gerekiyor. Ve ailelerin de şunu bilmesi gerekiyor ki annenin her yaptığı düşükte. Çünkü düşüklerde bebek kendiliğinden düşmüş olabilir. Veya tıbbi bir nedenle işte anne çok ciddi bir hastalık geçirmiştir.
Veyahut da bebeği annenin... Zehirlenmelerde de direkt bebeği kaybediyor çünkü anne. İlk üç ayda anne eğer eraş negatif bir hamile hanım herhangi bir nedenle bebeğini kaybetmişse mutlaka ve mutlaka bebeğin eraş pozitif olduğu varsayılarak demin sizin vurguladığınız iğnenin yapılması gerekiyor. Birincisi bu. İkincisi...
O zaman hamile kaldığı zaman anne eğer eraş negatifse kesinlikle doktoruna bir durumuna güzel. İşte hani o bizim tarama testleri dediğimiz hamilenin ilk zamanlarında ilk aylarında veya hamile olmadan önce bilinmesini istediğimiz konulardan bir tanesi annenin kan grubu. Bu eraş negatif ise mutlaka annenin bu konuda bilinçli olması. Ailenin bu konuda bilinçli olması lazım. Benim her eraş negatif gebeliğim sonlanıyorsa ilk üç ayda ben bu iğneyi olmalıyım diyecek anne.
Yani gidip doktorundan isteyecek bunu. Ama hala ülkemizde biz biliyoruz ki yani %98'i aşılanmış bir toplumda yaşıyoruz demiştik. Geçmiş programlarımızda hatırlıyorum. Hala cinsiyetini hiç öğrenmeden, hiçbir testlere tabi tutulmadan köyde kırsal kesimde yaşayan ve doğum yapan anneler var. Bu da giderek azalıyor Emine Hanımcığım.
Bu sizin güzel programlarınız gibi basın yayın çalışanları, sizin gibi kıymetli basın yayın çalışanları sayesinde biz çok teşekkür ederiz. Çünkü toplumun bilinçlendirmesine siz bizim sesimiz ve nefesimizsiniz. O nedenle tekrar size ve tüm çalışanlar. Çünkü radyo her yere ulaşıyor. Doğru. Radyo çok muhteşem bir araç.
Bizim çocukluğumuzun aracı ayrıca bizim çok sevgiyle saygıyla dinlediğimiz bir çok teşekkür ederiz güzel programlarınız için. Bu konuda ailelerin bilinçlenmesi gerekenlerden bir tanesi RH negatif bir hanım daima düşük yaptıysa ilk üç ayda bu koruyucu iğneyi olması gerekiyor. İkinci olması gereken durum ne? Anneye hamileliği sırasında bu amniyosentez dediğimiz müdahale yapılabilir. İşte bebeğinde bir hastalıktan şüphe edilmiştir.
Veya bir kromozom hastalığı olabileceğinden şüphe edilmiştir. Veya ailede başka hastalıklar vardır. O nedenle annenin karnındayken bebeğin içinde bulunduğu su kösesinden sıva alınabileceği gibi bebeğin kanı alınabilir. Bebekten cilt biyopsisi alınabilir veya bebekten herhangi bir şekilde biyopsisi alınabilir. Bu çok ciddi bir girişim olduğu için bu sırada da bebekle anne arasında çok fazla kan alışverişi olmaktadır.
Dolayısıyla anne daha duyarlı hale gelmektedir eğer bebeğe RH pozitifse. O nedenle de bu tür amniyosentez yapılmaları sırasında mutlaka ve mutlaka bebeğin kan grubuna bakılmaksızın anneye RH'e karşı koruyucu madde verilmesi, iğnenin yapılması gerekiyor. Bir diğeri hiç kuşkusuz ki bebeğin RH pozitif kan grubuyla doğmuş olması. Orada da gene bebek doğar doğmaz hemen yapılması gerekiyor. Bu iğnelerin bu tür müdahaleler yani anneye kürtaj yapıldı dedik gebelik sonlandı ilk 3 ayda herhangi bir nedenle sonlandığı zaman.
Veya anne karnındayken bebeğe amniyosentez gibi bir girişim yapıldı dedik. Veya işte bebek RH pozitif kan grubuyla doğdu dedik. Bu tür durumlarda mutlaka ve mutlaka mümkünse 24 saat içinde hadi diyelim ki 48 saat içinde 24 saatte yapılamazsa mutlaka 48 saat içinde bu iğnenin anneye derhal yapılması lazım. Ki bir sonraki RH pozitif gebeliğine anne hazırlıklı olsun. Yani tıpkı bebeğimize aşı yapmak gibi.
Kendimize hamileliğimiz sırasında tetanoz aşısı olmak kadar basit bir şey bu ama anneyi ve bebeği koruyan ve dolayısıyla çok ciddi sarılıkları engelleyen bir şey. Bu konuda çok başarılı olduğumuz için sağlık çalışanları ve sizin gibi basın yayın gönülleri sayesinde aileler bu konuda oldukça bilinçli ve artık çok sevindirici olarak RH uyuşmazlığına bağlı sarılıkları son derece nadir görüyoruz. Çok çok az görüyoruz. Ama gördüğümüz bir başka şey var.
Annenin sıfır dediğimiz kan grubundan olması, bebeğin A veya B grubundan olması. Tür durumlarda da bebeğin A veya B kan grubundan olması ki genellikle babanın A veya B grubundan olmasıyla ortaya çıkan bir durum. O zaman gene anne ile bebek arasında kan grubu uyusuzluğu söz konusu olduğu için bunda da kan değişimine gidecek kadar ciddi sarılıklar ortaya çıkabiliyor. Demin bahsettiğimiz RH uyuşmazlığı o kadar ciddi bir tablodur ki gene dediğim gibi çok şükür artık çok az görüyoruz.
Daha anne karnındayken bebeğin etkilenmemesi amacıyla kanı değiştiriliyor. Son dönemlerde. Evet hamileliğin son aylarında. Bu çok yakından takip edilerek anneden de bebekten defalarca kan alınarak yani düşünün annenin karnına müdahale ediliyor. Bebeğin göbek kordonuna giriliyor ve oradan kan alınarak testler yapılıyor.
Ve bebek tehlikeli boyutu eriştiyse sarılık düzeyi bebeğin kanı anne karnındayken değiştiriliyor. Yani bu kadar düşünebiliyor musunuz? Hani basit olan şeyler çok güzel ve Allah'a çok şükür ki dünyada çok akıllı ve çok iyi insan. Çok çalışarak insanlar çok güzel ışık tutuyor ve çok büyük hizmetler getiriyor. Bu kadar ciddi bir girişim.
Bu kadar ciddi anne ve bebek sağlığını tehlikeye sokan bir durumu engel olmanın çok basit yolu. RH uyuşmazlığı olan bir aileyi korumak. Nasıl koruyoruz? RH negatif bir anne. Bunu çok iyi takip ediyoruz.
Anne düşük mü yaptı ilk 3 ayda? Hemen koruyucu iğnesini yapıyoruz. Anneye amniyosentez mi yapıldı ilk 3 aydan sonraki dönemde? Hemen anneye gene koruyucu madde yapılıyor. Veya bebek RH pozitif mi doğdu?
Hemen anneye koruyucu madde yapılıyor. Dolayısıyla hani diyoruz ya sağlığı korumak hastalıkları tedavi etmekten çok daha kolay ve ucuz. Dolayısıyla annenin sağlığını koruyoruz. Sıfır uyuşmazlığı dediğimiz bu A, B, O uyuşmazlığı diye geçen annenin sıfır bebeğin A veya B grubu olduğu durumlarda böyle şansımız yok şu an için bugünkü bilinme teknolojiyle. Yani bebeği daha anne karnındayken korumaya alamıyoruz.
Öyle de bir şey çok nadir görülen bir şey zaten anne karnındayken korunmaya alınması. Ama bebek doğduktan sonra çok yakın takip edilmesi lazım. Yani anne sıfır grubuysa bebeğinin sarılığı konusunda ailenin çok bilinçli olması lazım. Yani bebeğim ikinci gün taburcu oldu, beşinci günde kontrole gitmişti. Arada da sarılık oldu aman önemsiz diyemeyiz buna.
Sıfır kan grubu olan, RH negatif olan annelerin mutlaka ailelerin mutlaka çok dikkatli olması lazım ki bebeğin sarılığı çok daha önemli olabilir. Diyelim ki anne ile bebek arasının RH uyuşmazlığı yok. Yani ikisi de RH negatif veya RH pozitif. Diyelim ki gene sıfır A veya ABO dediğimiz uyuşmazlık da yok. Ama alt grup uyuşmazlığı dediğimiz çok sık bakıp herkes kan grubunun kabaca sıfır negatifim sıfır pozitifim bilebilir ama diğer kan grupları bilinmesi çok gerekli değildir temel olarak.
O daha çok sağlık çalışanlarını ilgilendiren kan verilmesi sırasında özen gösterilmesi gereken şeylerdir. Ama alt grup uyuşmazlığı dediğimiz şeyler bazen kan değişimini gerektirecek kadar çok ciddi boyutlara erişebilir. O nedenle de gene benim kan uyuşmazlığım yok. Bebeğimle aynı kan gruptanım diye hiçbirimiz anneyi ve bebeği sarılıkla baş başa bırakamayız ve aileyi. O nedenle herkesin bilmesi gereken eğer ikinci günle beşinci gün arasında bebeğin sarılığı varsa derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Ki sağlık çalışanları karar verecek. Bu bebeğin sarılığını ölçecek bir defa. Bebeğin yaşına yani prematüre ise farklı düzeylerdir. Zamanında doğmuş bebek ise farklı düzeylerdir sarılığının düzeyi, tehlikeli sınırı. Veya bebeğin genel durumuna bakılır.
Bebek zamanında doğmuştur ama bebeğin başka ek sorunları vardır. Mesela kan şekeri düşüktür. Dolayısıyla beyne sarılığa daha duyarlı hale gelmiştir. Bu yönüllerden de çok dikkatli ve uyanık olmamız gerekir. Tabii annenin beslenmesi çok etkili değil mi sevgili hocam?
Annenin beslenmesi çok önemli. Bebeğin doğabiliyor olması çok önemli. Ve dolayısıyla bebeğin ihtiyaçları çok önemli. Mesela bebek zor bir doğumdan gelmiştir. Ve yeterince oksijen alamamıştır.
Ve o nedenle başka şikayetler olduğu için beyni daha hassas hale gelmiştir bu sarılık maddesine. Veya bebek bir hastalık geçiriyordur. O geçirdiği hastalığın iziyle mesela bir hastanede bir enfeksiyon kapmıştır. Yani bu hastaneden enfeksiyon kapması hastaneyi sorumlu tutmuyorum burada. Hastanede yattığı dönemde diyelim ki doğum sırası bir şey kapmıştır.
Veya hastaneye gelen bu mevsim düşünün ki mevsimimiz kış mevsimi ve çok fazla hastalığın görüldüğü bir mevsim. Hastaneye iyi niyetle giden bir hasta ziyaretçi bebeğimize hastalık bulaştırmış olabilir. Veya hastanede çalışan bir personel kendisi hastadır. Ama orada çalıştığı sırada hastaneye yatan bebeğe bir hastalık bulaştırma ihtimali vardır. O nedenle birincisi kesinlikle hasta kişiler lütfen lohusaları ziyarete gitmeyin.
En büyük ricamız ailelerden ve bütün bebek dostlarından ve ailesini seven herkesten. Eğer aile içinde hasta olan biri varsa da lütfen maske kullansınlar. Çünkü maske ve bu maskeyi sık sık değiştirilmekte yarar var. Çünkü maske de belli bir yere kadar tutuyor. Onu eğer sık değiştirirsek koruma ihtimalini artırıyoruz.
Gene bebeğe dokunmadan önce herkesin ellerini çok iyi su ve akarsu ve sabunla yıkamasını istiyoruz. Ki bebeğimize hastalık bulaştırmayalım. İşte bu tür hastalıklar olduğu zaman gene bebeğe bulaşma ihtimali artıyor. Çünkü bebek daha düşünün ki iki günlük bir bebek. Bir sürü mikroba açık hastalıkları açık canlı.
Bu küçücük yavrumuz hastalık kaptığı anda sarılıktan çok daha fazla etkileniyor beyni. Ve tedavi ihtimali çok daha zorlaşıyor. Tedavi şansı azalıyor. Onun için bunları korumamız gerekiyor. Ama ailelerden ricamız bir çocuk sarılık olduğu zaman nedeni bizi ailelerin değil sağlık çalışanlarının sorunudur.
Onu araştırmak ve bulmak. Ailenin sorumluluğu burada. Bebeğimizi derhal en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırmak. Ailelerden baştırmak. Sevgili hocam konuşurken ben de zamana baktım ki zamanımız bitmek üzere.
Onun için bu konuda söylemek istediklerinizi son olarak alalım. Programımızı kapatalım. Sarılıkla ilgili arzu ederseniz yeni doğan bebeklerde sarılık önemlidir. Çünkü bazı sorunlara yol açabilir. Arzu ederseniz önümüzdeki hafta kaldığımız yerden devam ederiz Emine amcim.
Tamam hocam. Sevgili dinleyenler sağlıklı bebekler için el ele programımızın bugün de sonuna geldik. Bugün yeni doğan da yeni doğan sarılığından bahsettik ve yapılması gerekenlerden bahsettik sizlere. Önümüzdeki hafta yine aynı konudan devam edeceğiz. Şimdilik hoşçakalın diyoruz.
Program konuğumuz sağlıklı bebekler için el ele derneği başkanı çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız doçent doktor Fatma Nur Çakmak'tı. Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Ben Emin Ertürk Karahaslan. Teknifasada görevli arkadaşımız Cemre Akbulut. Hepinize sağlıklı günler diliyoruz.
Hoşçakalın. Sağlıklı bebekler için el ele.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.