Sağlıklı anne baba olmak
Sağlıklı anne baba olmak
Sağlıklı anne baba olmak
Sağlıklı bir bebek için işin anne karnından çok önce, anne baba adaylarının kendi sağlığını kontrol etmesiyle başladığını anlatıyorum: demir ve folat eksikliği, ailede tekrarlayan düşükler, sigara ve babanın sağlığı.
Bölümde neler konuşuldu
Önce anne baba, sonra bebek
Sağlıklı bir toplum hayal ediyorsak işe annelerin babaların sağlığından başlamamız gerektiğini düşünüyorum. Bir annenin babanın birden çok çocuğu olabilir ama her çocuğun bir tek annesi bir tek babası var; bu yüzden dernek olarak önce anne baba sağlığını korumakla işe başlıyoruz. Anne baba sağlıklıysa bebeğin sağlıklı doğma, iyi bir hamilelik ve doğum geçirme ihtimali de yükseliyor; çünkü sağlığımız da hastalıklarımız da genlerimiz tarafından kontrol ediliyor, aile içindeki beslenme alışkanlıkları, sigara ve alkol tüketimi gibi çevresel etkenler de çocuğa aynı şekilde geçiyor.
Hamilelik öncesi mutlaka bakılması gerekenler
Toplumumuzda kadınların neredeyse yarısında demir eksikliğine bağlı kansızlık görüyorum ve bunun hamilelikle ilgisi olmayan, tamamen beslenmeyle düzeltilebilecek bir durum olduğunu söylüyorum. Demir ilacını aç karnına, yanında C vitamininden zengin bir meyveyle almanızı öneriyorum; tok karnına alınan demir ya da yanlış gıdalarla alınan demir vücutta yeterince emilmiyor. Hamile kalmayı düşünen çiftlerin aile hekimine gidip demir eksikliği varsa tedaviye başlamasını, ayrıca beyin ve omurilik gelişimini destekleyen folat adını verdiğimiz B vitamini takviyesini almasını öneriyorum; bunlar küçük ama hem annenin hem bebeğin sağlıklı bir hamilelik ve doğum geçirmesine yardımcı önlemler.
Aile öyküsü de benim için çok önemli bir bilgi kaynağı. Ailede tekrarlayan düşükler, açıklanamayan bebek kayıpları, kardeşlerde küçük yaşta ölümler, ağır beyin hasarı olan çocuklar ya da uzamış sarılık geçirmiş ve buna bağlı sakatlık gelişmiş bebekler varsa bunun mutlaka doktorla paylaşılmasını istiyorum. Tekrarlayan erken düşüklerde bir kadın hastalıkları doktoruna başvurulmasını öneriyorum çünkü bunun altında genetik bir neden olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Sebebi bulunamayan düşüklerde her şeyi strese bağlamanın doğru olmadığını düşünüyorum; stres faktörünü her zaman en son sırada değerlendiriyoruz, önce araştırılabilecek hastalık nedenlerine bakıyoruz.
Babanın sağlığı da en az annenin sağlığı kadar önemli
Toplumumuzda hamilelik hazırlığında genelde sadece annenin sağlığına dikkat edildiğini, babaların biraz dışarıda kaldığını görüyorum; oysa öyle olmaması gerektiğini düşünüyorum. Baba adayının da hepatit B ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından, ayrıca tansiyon, şeker, kalp ve akciğer hastalıkları açısından değerlendirilmesini öneriyorum, çünkü babanın sağlığı da bebeğin beden ve ruh sağlığını etkiliyor. Hamile hanımın bulunduğu ortamda sigara içilmesini kesinlikle istemiyorum; aynı evde ya da aynı iş ortamında sigara içilmesi bebekte doğumdan sonra astım ve tekrarlayan kulak-solunum yolu hastalıklarının üç ila beş kat daha sık görülmesine yol açıyor. Baba sigarayı bırakamıyorsa en azından dışarıda içmesini öneriyorum.
Hamilelikte beslenme ve bağışıklık sisteminin değişimi
Hamile hanımların aç kalmamasını ama aşırı yememesini de istiyorum; günde üç ana, üç ara öğün düzenini öneriyorum ki hem kendini hem bebeğini besleyebilsin, çok fazla kilo almadan hamileliğini tamamlayabilsin. Hazır gıdalardan uzak durup kendi pişirdiğimiz yemekleri tercih etmemizi tavsiye ediyorum. Hamilelik sırasında annenin bedeninde büyük bir hormonal değişim oluyor, bununla birlikte bağışıklık sistemi de değişiyor; bazı anne adaylarında bu değişim öncesinde var olan alerjik yakınmaların bile hamilelik boyunca gerilediğini görebiliyoruz, ama bunun tam bilimsel açıklaması hâlâ araştırılıyor. Bu büyük değişim sürecinde hamile hanımların beslenmesine ve ruhsal dengesine ailece daha özenli davranmamızın, hem anneyi hem bebeği koruyacağını düşünüyorum.
Bölümün tam dökümü
Sağlıklı Bebekler İçin El Ele Değerli Anne ve Babalar, siz de en kıymetli varlıklarımız, çocuklarımızın sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir şekilde büyümesini arzu ediyorsanız, sağlıklı nesiller dolayısıyla sağlıklı bir toplum hayal ediyorsanız, gelin hep birlikte bu hayali gerçekleştirelim. Bunun için önce çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımıza kulak vermenizi tavsiye ediyoruz. Program boyunca merak ettiklerinizi biz soruyoruz.
Doçent Doktor Fatma Nur Çakmak cevaplıyor. Sağlıklı Bebekler İçin El Ele programı başlıyor. Sağlıklı Bebekler Üzerine yaptığımız programlarda destek oluyorsunuz. Uzun zamandır. Biz de size çok teşekkür ederiz.
Bizim sesimiz ve nefesimiz olduğunuz için. Çünkü bilgi ve deneyimlerimizi ailelere aktarmak hepimizin birinci derecede sorumluluğu. Dünya Sağlık Örgütü'nün de temel hedeflerinden bir tanesi toplum bilincinin sağlık konusunda oluşturulması. O nedenle bu sağlık çalışanlarının bilgilerini yaymaları gerekiyor. Ve bunun için de tabii ki en büyük yardımcımız siz değerli sayın basın yayın mensuplarımız.
Onun için de size biz çok teşekkür ediyoruz. Geçen yayın döneminde Ayşe Hanım'la programı devam etmiştiniz. Ayşe Hanım bizden ayrılınca tabii ki bu programı beraber durdurmaya karar verdik. Bu sene de anne ve babalara sağlıklı bir toplum yetiştirmek adına yardımcı olmak istiyoruz. Siz de bize katkılarınızı sunacaksınız tabii ki.
Öncelikle hangi konudan başlayalım? Emine amcim sağlıklı bir topluma hayal ediyorsak hepimizin şu anda en büyük ihtiyacı olanlardan bir tanesi o herhalde. Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras sağlıklı ve huzurlu bir toplum içinde güvenle yaşıyor olmaları. O zaman demek ki en kıymetlisi annelerin babaların sağlığından başlayacağız. Çünkü bizim derneğimizin bir inancı var.
Bir annenin babanın birden çok çocuğu olabilir ama her çocuğun bir tek annesi babası var ve daima bir annesi babası olacak. O zaman önce annenin babanın sağlığını korumakla başlıyoruz. Zaten eğer anne sağlıklı ve baba sağlıklıysa bebeğin sağlıklı doğma ihtimali iyi bir hamilelik geçirip iyi bir doğum olması ve ondan sonra iyi büyüyor olma ihtimali çok yüksek. Neden? Çünkü tıpkı sağlığımız gibi hastalıklarımız da genlerimiz tarafından kontrol ediyor.
Aynı zamanda aile içindeki beslenme alışkanlıkları, sigara tüketimi, alkol tüketimi gibi veyahut da çok fazla yağ, tuz, şeker tüketimi gibi çeşitli alışkanlıklar da çevresel olarak çocuklarımıza ailesi tarafından kazandırılıyor. Öyle olduğu için önce annelerin babaların sağlıklı olması ve bu bilince kavuşmaları gerekiyor ki çocuklarımıza sağlıklı bir ortamda doğup büyüyebilsinler. Çünkü biliyoruz ki sağlıklı bir bebek olması için anne babanın da sağlıklı olması lazım.
Sağlıklı genlerden gelmesi gerekiyor değil mi? Hem genlerinin hem de çevresinin sağlıklı olması lazım. Ve sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmesi gerekiyor. Kesinlikle. Örneğin çevre deyince mesela demir eksikliğine bağlı kansızlık kadınlarda çok sık görülen. Bizim toplumumuzda hele yarı yarıya neredeyse yani kadınların yarısı, yarısı kansız gibi.
Bu hamilelikle beraber bunun nedeni genetik değil. Genetik olan kansızlıklar var ama demir eksikliği genetik bir hastalık değil. Yani çok nadir olarak bazı. Tamamıyla beslenme hatalarına bağlı. Mesela demir ilacı alırken demir ilacını tok karnına almak bile bir beslenme ve tedavi hatası oluyor.
Neden? Çünkü mide versaklardan demirin eminimini engelliyor yediğimiz gıdalar. Veya mesela bazı gıdalar tıpkı C vitamininden zengin meyveler gibi demirin eminimini artırıyor. O nedenle demir tedavisi verilecekse bir hanımefendiye yani anne hamilelik öncesi veya hamilelik sırasında mutlaka aç karnını almasını ve yanında meyve tüketmesini istiyoruz ki mümkün olduğu kadar C vitaminine demir birbirine olumlu etkilesin ve ikisi de vücuda çok daha yararlı hale gelebilsin gibi.
Bu kadar yaygın olan bir demir eksikliğinin tedavi edilmesi mutlaka zorunlu. Annelerde daha doğrusu hanımlarda demir eksikliğinin görülmesinin nedenlerinden bir tanesi de tabii ki aylık kan kayıpları. O nedenle annelerin mutlaka hamilelik öncesinde hamileliği düşündüğü sıralarda anne adaylarının mutlaka demir tedavileri eğer eksikse demir eksikliği varsa. Öncelikle o zaman hamile kalmadan önce. Bir test yapmak zorunda.
Evet hamile kalmadan önce gidecekler anne baba adayları aile hekimlerine onlardan danışma alacaklar. Eğer annenin demir eksikliği varsa mutlaka demir tedavisi başlanacak. Gene mutlaka anne adaylarına folat dediğimiz bir ilaç başlıyoruz. Bir çeşit B vitamini. Bu da beyin anormalliklerinin, beyin ve omurin ilk hastalıklarının önlenmesine çok faydalı oluyor.
Yani hamilelikten önce kullandığımız bir demir hapı, bir folat hapı hem annenin hem de bebeğin sağlıklı doğmasına ve annenin doğumu sağlıklı olarak hamileliğini ve doğumu sağlıklı olarak tamamlamasına yardımcı olan çok küçük önlemler. Hiç unutmamak gerekiyor ki hep bizim derneğimizin gene vurguladığı gibi sağlığımızı korumak hastalıkları tedavi etmekten çok daha kolay ve ucuz olanı. Çünkü demir eksikliği olduğu zaman anne adayında bir defa kendi sağlığı çok tehlikeye giriyor.
Hamilelik boyunca çok bebeğini kendi kanıyla ve canıyla beslediği için kendinden çok vererek bebeğine ağır kansız kalıyor. Ve bu hamilelik ve doğuma bağlı anne ölümlerinde çok önemli nedenlere başında geliyor. Bunun olmasını hiçbirimiz arzu etmeyiz. Dediğimiz gibi bir çocuğun daima bir annesi bir babası var. Sağlıklı bir ortamda büyüyecek ki çocuklarımız çok daha sağlıklı ve güvenli olsunlar.
O zaman sağlıklı bir anne baba olmaya karar vermeden önce sağlığımızı kontrol edeceğiz. Çok güzel. Hem anne adayı hem baba adayı gidecekler. Acaba bizde önemli bir hastalık var mı? Genetik bir hastalık var mı?
Ailede genetik bir hastalık var mı? Ailede ne gibi hastalıklar olabilir? Mesela tekrarlayan bazı hastalıklar var mı aile içinde? Mesela annenin babanın kardeşlerinde çok küçük yaşlarda kayıplar olmuş mu? Veya annenin babanın daha önceki gebeliklerinde kayıplar olmuş mu?
Bebek ölümleri olsun, düşükler olsun gibi bu çiftin hamilelikler... Onların genetik bir şeyi var mıdır hocam? Evet. Düşük. Bu Leyli'nin yuvadan attığı diye baktığımız bir olaydır.
Çünkü insanların sağlıkta doğması için her türlü zemin oluşturuluyor. Ve bu sağlığın korunması için de toplumun sağlığının korunması amacıyla da... Anne adaylarının çoğu bu gecikmiş adet kanaması şeklinde... Bu ciddi hastalıklara bağlı oluşmuş bebekleri kaybederler. Ve hatta anne kendi hamile olduğunu bile farkına varmaz.
Anne bu ay adetim gecikti diye geçiştirilen durumlar burada söz konusudur. Yahut da mesela ilk üç ay içindeki tekrarlayan düşükler olduğu zaman... ...mutlaka bir kadın hastalıkları doğum doktoruna başvurulması gerekiyor ki... ...bu kadar sık tekrarlayan düşüklerimiz oluyor. Anne adayıyla baba adayının araştırılması lazım.
Yine aynı şekilde... Ciddi kromozom hastalığı dediğimiz ailesel hastalıklar... ...gecikmiş adet kanamaları gibi veyahut da erken ilk aylardaki ilk üç aydaki düşüklerle sonlanan gebeliklerdir. Bunları mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Gene eğer annenin babanın yani anneannele babaannenin anne ve babanın annelerinde de...
...benzer şekilde düşükler olduysa erken düşükler... ...o yönden de mutlaka dikkatli olunması ve hamile hanımın bunu doktoruna bildirmesi gerekir. Veya hamile olmayı planladığı anda bir doktoruna bildirmesi gerekir. Gene bilmemiz gerekenlerden bir tanesi... ...annenin babanın kardeşlerinde veya kendi çocuklarında ağır beyin hasarı olan çocuklar olması...
...bu tür durumlarda da gene anne baba adayının iyi incelenmesi... ...oluşabilecek hastalıklara karşı yeni doğacak bebeğimizi korumak açısından çok çok kıymetlidir. Uzamış sarılık geçirmiş ailede uzamış sarılık geçirmiş bebeklerin olması... ...ve ona bağlı sakatlıklar oluşmuş kardeşlerin, kardeş çocukların olması da gene çok önemli bilgilerdir. Ailelerin bu konuda doktorunu iyi bilgilendirmesi lazım.
Bazen oluyor ki genetik bir hastalık olup olmadığı belli olmuyor ama... Tabii ki. ...sebebi belli olmayan hamilelik sonlandırmalarıyla da karşılaşabiliyorlar toplumda. Doğru, haklısınız. Çok haklısınız. Bunun sebebin de sebep bilinmiyorsa hemen strese bağlanıyor.
Bu doğru mudur sizce? Herhalde stres faktörünü en son sıraya koymakta yarar var. Biz daima bir hastalığa yaklaşırken... ...olaşabilecek, tedavi edilebilecek çeşitli hastalıklar yönünden araştırırız. Bu işte dediğiniz gibi genetik hastalıklar olabilir.
Çevresel faktörlere bağlı olabilir. Ama en sonunda da stres faktörü olabilir. Yoksa sağlıkla doğabilecek bir bebeğin stres faktörüyle sakat doğma ihtimali çok çok azdır. Ama düşme ihtimali... Öyle yani düşüklerde stres...
3 ay içinde... ...stres faktörünü isterseniz en son sırada olduğunu tekrarlamakta yarar var. O zaman anne... Emine'cığım. Evet.
Yani stres... Her şeyi strese bağlamak kesinlikle doğru değildir. Olan her şeyin öncelikle... Başka bir hastalık nedeni mi acaba diye araştırılması... Hiçbir şey bulunamıyorsa...
O zaman bile acaba bizim tarif edemediğimiz hastalıklardan biri mi diye... Aileye bilgi verilmesinde yarar var. Her şeyin strese bağlanması kesinlikle doğru bir kanım değildir. Teşekkür ederiz. Babaların bu konuda yapmaları gereken neler var?
Babaların da gene çok iyi bir şekilde özellikle kendi anneleri, babaları, kardeşleri ve kardeşlerin çocukları açısından değerlendirmesine yarar var. Gene her iki çiftinde... Yani hem anne adayı hem baba adayının... Hepatit B gibi... Veyahut da oluşabilecek çeşitli cinsel yolla bulaşan hastalıklar yönünden araştırılmasında yarar var.
Gene anne adayının hamilelik öncesinde... Goğuştan Guatra karşı bebeğimizi korumak amacıyla... Tiroid fonksiyonlarının yani Guatra hastalığı yönünden araştırılmasında yarar var. Hem anne hem baba adayının... Daha önceden çocukluk çağlarına geçirmiş oldukları...
İdrar yolu iltihapları... Kalp hastalıkları... Romatizmal hastalıklar... Akciğer hastalıkları... Gibi hastalıklar için değerlendirilmesi gerekiyor.
Aynı zamanda sigara alışkanlığının tekrar... Hamile hanımlarının yanında gözden geçilmesine yarar var. Hamilelerin bulunduğu ortamda... Kesinlikle sigara içilmesini istemiyoruz. Ortamda...
Babalar sigara içerse bunun bebeğe etkisi ne kadar? Kesinlikle çok yüksek oluyor. Hamilenin yanında... Yani sadece aynı odada değil... Aynı ev içinde veya aynı iş ortamında...
Hamile hanımın yanında sigara içilmesi... Bebeği doğumdan sonra oluşabilecek... Akciğer hastalıkları... Astım gibi hastalıklar... Veya tekrar yan kulak iltihabı gibi...
Solunum yolu hastalıklarına karşı... Çok 3 ila 5 katı kadar daha fazla... Sıklıkta görüldüğünü biliyoruz. O nedenle... Kesinlikle ev içinde...
Hamilelerin bulunduğu ortamlarda... Sigara içilmemesini öneriyoruz. Eğer baba adaylarına sigara alışkanlığı varsa... Onu gözden geçirmeleri... Ama eğer sigarayı bırakamıyorlarsa da...
O zaman... Mutlaka dışarıda sigara içmelerini önerilenler arasında. Ben tabii ki şey olarak düşünmüştüm... Anne sağlığı kadar... Babanın da sağlığının önemli olabileceğini...
Kesinlikle. Hamile kalmadan önce. Ama genelde bizim toplumumuzda... Babaların sağlığının çok fazla öneminin olmadığı... Genelde annelerin...
Anne adaylarının... Kendilerine dikkat etmeleri... Kendilerini korumaları... Ve hastalıklarını kontrol ettirip... Ondan sonra işte bir takım tedavileri aldıktan sonra...
Hamile kalmalarını hep tavsiye eder doktorlar. Onun için biraz babalar... Dışarıda kalmış gibi gözüküyor. Hayır öyle değil. Kesinlikle.
Çünkü tekrarladığımız gibi... Her çocuğumuzun sadece bir annesi bir babası var. Eğer babanın tansiyon problemi varsa... Bir defa bebeğin... Doğumdan sonraki izleme açısından...
Bize çok yol gösterici olacak. Öbür taraftan... Babanın tansiyon problemi... Örneğin tansiyon problemi... Şeker problemi...
Veya alkol alışkanlığı... Veyahut da kalp hastalığı... Astım gibi... Akciğer problemlerinin olması... Babanın kendi sağlığını etkilediği için...
Oluşabilecek zararlar... Bebeğin hem beden hem ruh sağlığını etkileyeceği için... Kesinlikle babanın da kendi sağlığını kontrol etmesi... Ev içinde tuz tüketiminin... Şeker tüketiminin...
Unlu ve yağlı gıdaların tüketiminin... Ve hazır gıdaların tüketiminin... Mutlaka hamilelik öncesinden itibaren dikkate alınması... Ve kendi pişirdiklerimizi yeme alışkanlığının yerleştirilmesinde yarar var. Hazır gıdalardan kaçmamızı tavsiye ediyoruz.
Aynı zamanda bebeklerin düzgün beslenmeyi öğrenmeleri açısından... Anne baba ve çocuklarımızın mutlaka 3 ana öğünü, 3 ara öğünü yemesi lazım. Ayrıca hamile hanımların beslenme ihtiyaçları arttığı için... Gene hamilelik sürecinde mutlaka aç kalmamaları lazım. Yani daima ama aşırı yemelerini de istemiyoruz.
Aşırı kilo alması... O zaman da çok fazla aşırı kilo alıyorlar ve dolayısıyla da bebekten ziyade kendilerini beslemiş oluyorlar. Onun ötesinde tansiyon problemleri, şeker problemleri, hamilelik sırasında bebeği çok ciddi oranda etkileyen... Nefeslerle danışabiliyor. Tabii ki hastalıklara zemin hazırlandığı için mutlaka 3 ana öğünle beraber...
Yani aç kalmayacak ama 3 de ara öğün alacak. Dolayısıyla o çok tok olmadan öğünlerini tamamlayarak ama çok da kilo almadan... Kendini ve bebeğini besleyerek aynı zamanda sağlıklı beslenerek hayata hazırlanmış olacak. Sevgili hocam siz konuşurken tabii ben bu tecrübeleri yaşamadığım için birazcık daha dışarıda kalıyorum olayların. Ama çevremdeki yeğenlerimden, arkadaşlarımın işte hamileliklerinden de gözlemliyorum.
Şöyle bir şeyle karşılaşmıştık bir arkadaşımda. İleri derecede alerji hastasıydı. Anne adayı mı? Anne adayı. Alerji hastasıydı ve neredeyse hani hava bile dokunan bir tipti.
Hamile kaldı, her şey değişime uğradı. Sağlığına kavuştu. Sağlığına kavuştu. Evet. Biz inanamadık tabii böyle bir şeyin olabileceğine.
Tam tersi düşünülüyor değil mi? Annenin beden yükü arttı. Bebekle beraber... Hani geçirecek bu hamilelik sürecini nasıl olacak? Her şeyi yemesi gerekiyor.
Birçok şeyleri yiyemiyor. Alerjisi var. Çok büyük tepkiler gösteriyor vücudu. Tam tersi, tam bir sağlıklı insan oldu hamile kaldıktan itibaren. Hatta ben size söyleyeyim çocuğu emzirmeyi bırakıncaya kadar o sağlıklı insan devam etti hayatına.
Çocuğu emzirmeyi bıraktığı andan itibaren yavaş yavaş yine eski alerjileri ortaya çıkmaya başladı. Şu anda iki tane çocuğu var. Allah bağışlasın. Yani eski alerjiler etkisini devam ettiriyor. Her iki hamilelik sürecinde de çocukları ayırıncaya kadar, sütten ayırana kadar sağlıklı devam etti.
Bunun sebebi nedir? Çok merak ediyorum. Annelerin hamilelik sırasında bedenlerinde çok büyük hormon değişikliği oluyor. Ki hamilelik sürebilsin. Hormon değişikliğiyle beraber bağışıklık sistemi yani hastalıklara direnci de çok değişiyor.
Bir sürü kanımızda ak yuvar dediğimiz hücreler var. Bunlar arasındaki denge değişebiliyor. Çünkü bazıları vücudumuzu koruyucu, bazıları vücuda zarar verici hücrelere karşı savunucu hücreler olduğu için bunlar arasındaki dengeler de değişiyor. Ve bu sırada aslında beklediğimiz anne adaylarının hastalıklara birazcık daha yatkın olması. Ama büyük bir hormonal değişimi, büyük bir bağışıklık sistemi değişimiyle beraber annelerin hamileliğini sürdürebilmeleri bu aslında biraz içgüdü gibi.
Ama sonuç olarak bu içgüdünün bizde yarattığı hormon değişikliği ve bebeğimizle beraber kendi sağlığımızı koruma isteğiyle zaten o büyük değişim oluyor. Hem hormonlarımızda hem de bağışıklık sistemimizde. Ki hamilelik sürebilsin. Bu değişimi çok iyi yapamayan bedenlerde de bazen tekrarlayan düşük problemleri olabiliyor. Veya bebeklerin sağlık ve annenin sağlık sorunları çok daha belirgin hale gelebiliyor.
Bunlar sizin sorunuza tek cevap veremeyeceğim. Çünkü bilim adamlarını çok meşgul eden, çok ciddi araştırmalar yapan hatta uğruna büyük ödüller verilen konular. Çünkü bilinenden çok hamilelik ve doğumla ilgili bilinmeyen var. Öyle olduğu için de bu sizin sorununuzun tam cevabı yok. Ama bilinmesi gereken annelerin hamile olmaları ile beraber hormonları değişiyor.
Büyük bedenleri büyük bir değişime uğruyor. Beraberinde bağışıklık sistemi, hastalıklara direnç sistemi değişiyor. Ve psikolojileri yani duygusal dalgalanmaları oluyor. O nedenle hamile hanımlarının yanında çok daha özenli olunması, onların beslenmeleri, ruhsal dengelerinin korunması açısından çok daha destek olunması arzu ediliyor. Ki hem anneyi hem bebeği hem de aileyi koruyabilelim ve sağlıklı bir topluma ulaşabilelim.
Sevgili hocam programımızın sonuna geldik. Çok çabuk geçiyor. Bu konuda eklemek istedikleriniz var mıdır dinleyenlerimize? Bütün anne baba adaylarına sağlık ve huzur diliyorum. Bize de bu programın şansını verdiğiniz için size ve tüm ekibinize teşekkürlerimle saygılarımızı sunuyorum.
Teşekkür ederiz. Sevgili dinleyenlerimiz, sağlıklı bebekler için el ele programımızın bugün de sonuna geldik. Bugünkü konumuz sağlıklı bebekleri dünyaya getirebilmek için sağlıklı anne baba, sağlıklı anne ve baba olmak gerektiğinin vurgusunu yaptık. Ve o konuda doçent doktor Fatma Nurçakmak bize açıklamalarda bulundu. Sorularımızın cevaplarını aldık.
Sağlıklı bebekler için el ele derneği başkanı doçent doktor Fatma Nurçakmak stüdyomuza sorularımızın cevaplarını verdi. Önümüzdeki haftaki programda yeni bir konuyla sizlerle birlikte olacağız. Şimdilik hoşçakalın diyoruz. Sağlıklı bebekler için el ele. Altyazı M.K.
Bu ses kaydı genel bilgilendirme amaçlıdır; hekim muayenesinin yerine geçmez. Çocuğunuzun durumu her zaman kendi hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Bu bölüm tarihinde yayınlandı. Aşı takvimi ve tedavi önerileri zaman içinde güncellenebilir; güncel durum için hekiminize danışın.